Sayın okurlar.

Sayın okurlar. Benim geçmişe dönük anılarımı ‘’İşte Çanakkale’’ gazetesinde köşe yazarı Ziraat Fakültesi Profesörlerinden Sayın Harun Baytekin yayınladı, daha sonra gazete yazı işleri müdürü Sayın Mine Tarım yazılarımın yayınlanacağını teklif etti. Ben bilgisayar kullanmıyorum. Müsvedde veriyorum o sayfaya sığsın diye bazı kelimeleri çıkarınca cümle düşüklüğü olabiliyor. Adı geçenin hakikaten gazeteci gözü var beni keşfetti.

  1. 1948’li yıllarda henüz 8 yaşında olup, tatillerde yerim belli olsun diye çırak verildiğim yakın akrabamızın dükkanına tanıdıkları gelip işte falanca İstanbul’da iş icabı gezerken karakola çağrılmış oku burada ne yazıyor. ‘’Burası ikinci şube, burada Allah yoktur’’ o zamanki ülkemizin genel durumuna göre ruh bilimcileri, sosyal bilimciler tarafından huzur ve sükunu bozacaklara karşı alınan bir tedbir olduğu, ninem bak kızanım eğer bir suç işlersen öküzün boynuzuna girsen devlet seni bulur ikazında bulunuyordu. Şimdi siyasi hırs yüzünden birçok değer yargılarımızı da kaybediyoruz. Neredeyse suçlular alkışlanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi olmuş 2 arkadaş tarafından Özgür parka çağırıldım. Yavan yavan Tayyipçi geldi der demez tanımadığım birisi yan masadan memleketin % 52’si hayvan demez mi? Arkadaşlara ben Türkiye Cumhuriyeti Devletinden emekli olmuşum muhatabım odur. Ben hiçbir partili değilim bir daha böyle söylerseniz ilgimi sizlerle keserim dedim. Zaman sürecinde ilgimi kestim.
  2. Anafartalar kampüsü durağında otobüs bekliyorum. Yanıma biri geldi. Ne güzel binalar yapıldı dediğimde hemen bizim paralarımız bizim vergilerimiz dediğinde sen mi vergi vereceksin, vergi alınır verilmez dedim. 2 sene kadar önce oğlum Maltepe’de oturuyor. Ayarladık Ataşehir’den kalkan Koç otobüsünden ayarlayıp Yavuz Sultan Selim asma köprüsünden geçtiğimi; mahallemiz Ceylin market çalışanı Yalçın arkadaşa söylüyorum, hemen biri işte günde, ayda, yılda şu kadar araç geçmesi lazımmış. Geçmezse devlet ödeyecekmiş çoluğumuz, çocuğumuzun istikbali sizler Atatürk düşmanı mısınız da her tarafı imam hatip doldurdunuz. Vs. vs. hiç ses çıkarmadım etraf saygısız dolmuş.
  3. Bir ara toplu taşıt araç şoförleri biz 65 yaş üzeri olanlar için bedavacılara çalışıyoruz. Bedavacılar. Devlet o günlerde bizler için aylık 800 lira ödüyordu. Neredeyse  Şehitler Diyarı; Ne Şehitler Diyarı be bedavacılar diyarına ramak kaldı. 6-9-2020 Pazar gazetemizin köşe yazısında; yazım nokta taraması yapılsa 2 bin yıl derinlere inilse yaşlılara karşı böyle saygı dışı davranılmamıştır. Sayın Valiliğimiz tarafından oluşturulan 112 Vefa Destek grubuna TRT haber muhabiri Sayın Altuğ Acer bayramda da devam edecek misiniz sorusuna görevli; yaşlılara hizmet hususunda bir görev. Bundan büyük bir bayram mı olur denildi. TRT haber programında yayınlandı. Şimdi ülkemizim medarı iftarı Boğaziçi Üniversitesi; şimdi nerede o. Bizim paramız bizim vergilerimiz diyenler T.C. Devletinin yanında olanlar bütün güvenlik güçlerine son derece başarılı devletini, milletini, yaşlısını koruma görevini üstlenmiş emniyet teşkilatına pozitif düşünüp hareket edenlere selam olsun.