.

 

  1. Bülbülü bırakmışlar bir çalıya konmuş onun bir çalı dalı imiş esas vatanı, yalancının, sahtekarın, mumu yatsıya kadar yanar derler, biz kulların yatsısı her akşam dakikasında sona erer ama tanrımızın yatsısı tam 40 yıl sürdü günler, aylar, yıllar, yıllar, yıllar gelip geçiyor. Nihayet Doğu ve Güneydoğu illerimiz PKK’dan temizlendi. O yörelerin insanları da artık hürriyetlerine kavuştu.
  2. Tam 15 Temmuz Perşembe o gün bayram ilan edilmiş, resmi tatil. Digitürk kanallarını inceliyorum, hangi kanal aklımda değil. Güneydoğu Anadolu Hakkari bölgesi dağda doğal bir göl etrafında belki 200 metre uzunluğunda o yörenin insanları böyle bir günde nasıl haberleştiniz, birbirlerine öyle bir kenetlenmişler ki sanki Allah o günleri bir daha bize yaşatmasın bizlerin esas vatanı bu yaylalar. Hayvanlarımızı rahatlıkla otlattığımız, doğal sularından içip, buralarda geçireceğimiz günler anısına halay çekiyorlar. Arada Kürtçe bir şeyler söylüyorlar, tam bir ahenk içinde hürriyetlerini kutluyorlar. Hayranlıkla seyrettim. Onların bu ahengine hayran kaldım.
  3. Şöyle geçmişe baktığımızda 2 Temmuz 1992 Sivas Katliamı. O günü iyi hatırlıyorum. Şeytanın ayetleri diye ortam iyice gergin. Sanki ortada devlet yok, çarşıdan geldim. Birileri tezgahlamış, kundaklamış önceden olanları yapılmış 33 ölü. 3 gün sonra Başbağlar PKK artık elini kolunu sallıyor. 100 kişi köyü basıyor, ezan namazında insanlar toplanıyor, kurşuna diziliyor. Her geçen gün saniye saniye karanlık güçler sanki güçleniyor.
  4. Birden Gökçeada’da görevli olduğum günler aklıma geldi. İşimde gücümde Türkiye’nin en batı bölgesi 1990’lı yıllar Dr. Hakan Arıkan Kaymakamlıkta İlçe Hıfzıssıhhaları oluyor. Dr. Bey geldi Kaymakam Bey ‘O adam ne zaman emekli oluyor’ diye sorduğunu bana söyledi. Birden hiç aklıma bir şey gelmedi. ‘Allah ne zaman  kısmet ederse’ dedim. Bir müddet sonra yine bir toplantı sonrası DR. Hakan Bey yine Kaymakam Bey ‘O adam ne zaman emekli oluyor’ çok ciddi bir şekilde sorunca birden Dr. Bey’e bende anlamadım öyle bir tepki gösterdim ki ‘Aracılık yapma’ dedim. Madem buranın en büyük mülki amiri çağırırsın ‘Senden şu şu sebeplerden hoşlanmıyorum. Tayin mi istersin, istifa mı edersin’ deyin dedim. Bir müddet sonra Kaymakam Bey başka yere tayin oldu. Ben de 25 yılım doldu, kızım ‘Adadan çıkın’ dedi. Dilekçemi emekli olmak üzere verdim. Hemen yerime bir tayin yazısı geldi, üzerimdeki bütün malzemeleri teslim ettim. Ve salimen kusursuz emekli olup, Ada’dan ayrılıp Balıkesir’e kira evine yerleştim. Kısmetim o kadar imiş, hesaplar, kitaplar her saniye Türkiye’nin aleyhine işliyormuş. Gelen şahıs Doğu kökenli Muş’lu idi.