.

Çanakkale Devlet Hastanesi şehir içinden şuan ki yerine taşınması ve ÇOMÜ‘nün Kepez’deki   hastanesinin Terzioğlu yerleşkesi içerisindeki  yeni binasına  taşınması ile gerek ulaşım sıkıntıları gerekse maddi nedenlerden dolayı Çanakkale içinde yaşayanlar ve çevre köy ve ilçelerden gelen hastaların ilk tercih ettiği hastane ÇOMÜ Araştırma Hastanesi oluyor.
Kısa bir süre önce bir günlük kar yağışında bile gerek hastaların gerekse hastane personelinin bir günlük kar yağışında ne kadar büyük zorluklar çektiği gerek sosyal medyadan gerekse yerel haberlerden duymuşsunuzdur. Burada tabii ki Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nin yer tercihinde ne kadar büyük yanlış yapıldığı birçok kişi tarafından söylendi yazıldı. Yaşanan bir günlük kar yağışında da sorunlar ile hastane yerinin yanlışlığı bir fiil yaşandı ve görüldü. Halbuki mevcut eski hastane yerinin yanındaki kamu kurumları devlet hastanesi arazisine dahil edilerek yeni hastane oraya yapılmış olsaydı. Tam şehir merkezinde herkesin rahatça ve ucuza ulaşması mümkün olacaktı. Zaten yeni hastanenin yapısal ve teknik sorunlarıyla ilgili birçok söylenti mevcut ancak bu bugünkü konumuz değil.
Yeni hastanenin bu mevcut sıkıntılarından dolayı halk özel bir durum ya da doktor tercihi yoksa, muayene ve tedavi için ÇOMÜ Hastanesi’ni tercih ediyor. Çünkü daha yakın ve daha kolay ve ucuza (taksi ücreti bakımından) ulaşabiliyor. Ama bu ÇOMÜ hastanesinde halkın rahatsızlık duyduğu başka konular var.
ÇOMÜ Hastanesi’ne gelen vatandaş aracıyla geldiği zaman genellikle bir otopark sıkıntısı yaşıyor. Çünkü hastane önünde ayrılan otopark görünümlü yer birincisi kapasite olarak yetersiz. Zira orayı kullanmak istediğinizde herkesin kafasına göre park ettiği bir düzen var. Yani bencil üç araç sahibiyle bol bol karşılaşabiliyorsunuz. Çapraz araç park edeni mi iki araçlık yeri ortalayanı mı kapı girişini kapatanı mı yol ortasına park edeni mi ararsınız hepsi var. Üniversiteye çıkan yol ile otoparka arasında park etmeyi engelleyen toprak birikintileri, alanın mıcırlı ve bir kısmının toprak oluşu, yada bir kısım yeşil alanlı oluşu da ayrı bir sıkıntı.
Mevcut alanın kod farkını da kullanarak iki katlı beton bir otopark yapılmalıdır. Neden mi?

  1. Mevcut alanını ihtiyaç duyulan araç park edecek kapasitenin altında olması. İki katlı yapıldığın da kapasite iki katına çıkacaktır.
  2. Bu alan içerisinde plastik dubalarla bölünerek en ergonomik ve maksimum kapasiteli bir otopark oluşturularak ve bencil sürücülerin keyfiyetleri önlenecektir.
  3. Yapılacak bu katlı otopark çevre yolundan bakıldığında görünen araçların oluşturduğu kötü görünüm engellenecektir. Çevre yoluna bakılan yüze doğal yeşillik görünümlü bir duvarla göze hoş görünür çiçekli ağaçlı yeşil bir görünüm, tablo gibi bir kompozisyon  oluşturulabilinir.
  4. Bu otoparkın en önemli aktivitesi ise bu binanın hastane tarafına bakacak yüzüne dükkanlar yapılmalıdır. Bu dükkanlar da öncelikle hastaneye gelmiş vatandaşın doktorlar tarafından yazılan reçeteleri için şehir içine gitmek yada başka mecralarda eczane veya medikal aramasına gerek kalmasın diye yapılmalıdır. Bu dükkanlar eczanelere ve medikallere kiralanarak  eczane ve medikal hastanın ayağına getirilmelidir.
  5. Eczane ve Medikallere kiralanan bu dükkanlardan elde edilecek gelir ile hastanenin ihtiyaç duyacağı bir çok ihtiyacın maddi kaynağı oluşturulacaktır.
Tabi böyle bir iki katlı otopark yapılırsa estetiğe dikkat edilmelidir. Hastanenin önünün kapanmamasına da özen göstermek gerekir.
Tabii ki bu önerim muhtemelen yine kulak arkası edilecektir. Edilmese bile para yokzira tasarruf tedbirleri diyecekler. Ama keşke Kampüs girişlerine yaptığınız o garip ve işlevsiz kapı yapıları yerine otopark yapsaydınız ve dediğim gelirlerle zaten istediğiniz yere maddi kaynak oluşmuş olacaktı. Bu konun Sayın Rektörümüz olmak üzere bu konuyla ilgili olan tüm yetkililerin bir değerlendirmesini, bu hastaneyi kullanan vatandaşlar adına rica ediyorum.