Facebook şirketinin geçtiğimiz aylarda yaptığı isim değişikliği ile gündelik hayatımıza giren Metaverse’nin ilk olarak 1992 yılında Parazit adlı kitapta geçtiği görülmektedir.

Peki ya nedir bu Metaverse?
Kelime anlamı olarak bakacak olursak;  “meta” Yunancada “sonra, öte” anlamına gelen bir kelimedir. İngilizcedeki “universe” kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilen Metaverse de “evren ötesi” anlamına gelmektedir.
Gerçek dünyayı Metaverse’e taşırken her şeyi taşıyabiliyor muyuz?
Evet tam anlamıyla şu an içinde olduğumuz yaşamdaki her şeyi sanal dünyada da yapabiliyoruz. Hologramlar ile Metaverse’te toplantılarımızı yapıp, derslere, konserlere katılabiliyor, arkadaşlarımızla buluşup alışveriş yapabiliyoruz. Şu an uzak gibi gelse de aslında çevremizdeki çocukların oynadıkları Roblox, Minecraft gibi oyunlara bakıldığında yeni neslin bu dünyaya oldukça yatkın şekilde büyüdüğü görülecektir. Aslında bu düzenin oyunlar ile denemelerinin yapıldığı ve toplumsal yapının değişmesiyle yaşamsal boyuta ulaştığı söylenebilir.
İşte gerçek dünyadaki ekonomik ve toplumsal işlevlerimizi sanal dünyaya taşırken yasal düzenlemelerin de ihtiyaçlara yanıt vermesi gerekecektir. Aslında sanal dünya yerine dijital dünya kavramının kullanılmasının daha doğru olduğu görüşündeyim. Neticede yaptığımız faaliyetler gerçek ise konu sanallıktan çıkacaktır.
 
Öncelikle belirtmekte yarar var ki, hukuk sistemi ve regülasyonlar teknolojinin hızına yetişememektedir. Tek bir kodla tüm sistemin, düzenin değiştiği bir ortamda bu mümkün de değildir.
İlk olarak temel insan haklarından bahsedilse de, henüz deneyimlenmeyen bir teknoloji karşısında nasıl sorunlar ortaya çıkabileceği bilinmemektedir. İnsanlar bunu kullanmaya başladıkça sanal/ dijital evrendeki tecrübelerin ardından mutlaka bir düzenleme gerekecektir-aynı kripto paralarda olduğu gibi. Kripto paralarda, kullanıcılar çoğalması ve kullanıcıların artmasıyla en basitinden ölen kişisin kripto parası miras kalır mı diye bir hayatın olağan akışında yaşanan bir ölümle cevaplanması gereken hukuki sorun ortaya çıktı. 
Metaverse’de bu durum çok daha geniş kapsamlı olarak karşımıza çıkacaktır.
Örnek verecek olursak bugün Metaverse’ten arsa alabiliyoruz bu arsaları hukuki zeminde nasıl nitelendireceğiz?
Açılan işletmeler, markaların Metaverse’teki statüleri ne olacak?
Marka hakkını orada nasıl koruyacağız?
Müzik ve sanatı temsil eden NFT’ler nasıl korunacak?
Eser’in eser olduğuna kim karar verecek?
Metaverse üzerinde bir kişinin malvarlığına zarar verildiğinde ne olacak?
Kullanım sırasında bu ve bunun gibi daha birçok soru ortaya çıkacaktır.
Yani konu temel insan haklarından çıkıp aynı zamanda Ceza Hukuku, mülkiyet hakları, Fikri Mülkiyet Haklarına da yansıyacaktır.
 
Merkeziyetsiz bir sistem olması sebebiyle hangi ülke hukuku uygulanacak?
Kullanıcıların meta veri tabanındaki haksız veya suistimal edici uygulamalardan etkili bir şekilde korunması için Tüketici hukuku kapsamında meta verse tabanında yapılan ticari düzenlemeleri ve dijital dünyada gerçekleşen pazarlama kampanyalarını inceleyebilmesi gerekecektir.
Tüketiciyi koruma hükümlerinin koda aktarılması gerekmektedir.
 
Özellikle son on yılda sosyal medyadaki faaliyetlerin dünya çapında seçim ve diğer demokratik süreçler üzerinde derin bir etkisi olduğunu görmekteyiz. Buradan yola çıkarsak Metaverse’te sahte haberler, propagandalar, kötü niyetli içeriklerin yayılması söz konusu olabilir. Temel hakları, ifade özgürlüğünü korurken, kamu yararı ve hukukun üstünlüğünü korumak da amaçlanmalıdır. 
Dijital dünyada var olan her şey, fiziksel dünyada var olan bireylere ve işletmelere karşılık gelecektir. Bu sebeple Metaverse kodu yasal düzenlemelerimizin düzenleyici gücü ile rekabet edecektir. Mevcut kanunlar her zaman sanal ortamda ortaya çıkan durumlara uygun olmayacak ve yeni mevzuatın geliştirilmesi gerekecektir. Bununla birlikte yapılan düzenlemelerin dijital dünyadan elde edeceğimiz faydayı gölgelememesi de önemli bir noktadır. Metaverse'deki yasal düzenlemenin en etkili yolu, dijital dünyadaki öğelerinin ve bileşenlerinin, üzerinde genel bir fikir birliğinin olduğu belirli zorunlu standartların sağlanması ile olacaktır. Bunun için de şirketler ile devletlerin işbirliği yapması gerekebilir.
Sonuç olarak, internetin ilk çıktığı dönemlerde günümüzde yaşanan birçok şey nasıl imkânsız gibi görülüyor ve kimsenin gözünde canlanmıyorduysa bugün Metaverse için de bu kadarı da olmaz denebilir. Ama Metaverse’e inansak da inanmasak da yeni bir dünya düzeni olduğu ve kabul etmediğimiz noktada çağın dışında kalacağımız bir gerçek.