Medyumlar, kâhinler tarih boyunca bizlerin ilgisini çekmeyi başarmışlar.

İnsanların geleceği bilme, öğrenme merakı yüzünden oldukça popüler olan falcılar da işin içinde.

.

İçtiğin bir kahvenin içinde gelecek yatarsa,

Açılan falda zengin olunup olunmayacağı yazılırsa,

Havadaki buluta bakıp 10 sene sonrası bilinirse,

Görülen rüya ile gelecek planlanırsa,

İnsanoğlunun geleceği gerçekten vahim demektir.

.

Biz daha yarın ne olacağını bilemezken, 1000-1500 yıl sonrasını bilenler var.

.

Nostradamus bilinen en meşhur Fransız kahin.

Aynı zamanda eczacı, hekim ve astrolog…

.

Nostradamus araştırmacıları, kehanetine göre insanlığın sonunu getirecek 3. Dünya Savaşı kıvılcımının IŞİD’le mücadele sonucunda çakacağını söylemişlerdi.

.

Ama bence bunda yanıldılar.

Zira bu savaşın İsrail-Hamas tarafından çıkacağı belli oldu bile.

Anlaşılan kehanette hafif bir sapma var.

.

Bir kâhin de İran’da var.

Norouzi adıyla bilinen kahin, yaptığı kehanetlerle öne çıkarak oldukça fazla takipçi elde etmiş görülüyor.

.

Norouzi’nin kehanetine göre;

“En az 300 milyon insan açlıkla karşı karşıya kalacak.”

Ayrıca;

“Talep arzı çok aşacağı için gıda fiyatları yükselmeye devam edecek. Birçok insan kendini temel gıda maddeleriyle sınırlamak zorunda kalacak” demiş kahin efendi.

.

İranlı, “Yerli, orta sınıfın yok olmaya devam edeceğine ve bir avuç zengin ile yoksullar ordusu arasındaki uçurumun genişleyeceğine inanıyor.”

.

“Protestoların sayısı da artacak.”

.

Norouzi, açlık isyanlarının en büyük gıda sıkıntısı çeken ülkeleri kasıp kavuracağını da göz ardı etmiyor.

Bu son kehaneti ile bize de göz kırpıyor sanki.

Gıda sıkıntısı çekmemek için toprağa yönelmemiz gerektiği konusunda bizi ikaz ediyor sanki.

Ama anlayana…

.

Bir de baba Vanga var.

Bulgaristan doğumlu.

12 yaşında görme yeteneğini kaybetmiş.

Bir takım kehanetlerde bulunmuş, çoğu da çıkmış.

.

5 tane kehanette bulunmuş.

Bunlardan biri “Güneş Tsunamisi”

.

Bulgar kâhinin tahminine göre Dünya gezegeninde daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte büyük bir Güneş fırtınasının yaşanacağı olacak...

.

Bu kehanetin açıklaması şöyle yapılıyor.

.

“Güneş fırtınası sebebiyle, Dünya üzerindeki elektrik ve internet sistemleri zarar görebilir, ayrıca uzaydaki istasyonlar, uydular ve astronotlar da güneş fırtınasından olumsuz etkilenebilir.”

Ancak, Baba Vanga'nın öngördüğü bu daha güçlü Güneş fırtınaları, tüm teknolojik sitemlere yıkıcı bir şekilde zarar verecek sistem.

Bazı uzmanlar bu boyutta patlamaların dünyayı karanlık çağlara yeniden döndürebileceğini belirtiyor.

.

Kehanetler böyle.

.

Peki günümüze dönelim ve bu kehanete yakın neler oluyor bir bakalım...

.

Abdurrahman Dilipak’ı bilirsiniz.

12 Aralık’ta bir yazı yayınladı.

.

Bu yazısında işte tam bu noktaya temas etti.

Başlığı şöyleydi;

“Güneş Fırtınasına hazır mısınız?”

.

Devamında şöyle diyor;

“CoVID 19, mRNA, PCR, Maske, Mesafe, HES kodu bu işin ilk adımı idi.

Bu plan onlar açısından başarılı oldu.

Ama arkasını getiremediler.

Çin ve Rusya merkezde yer almak istiyordu, batılılar ABD, AB, İngiltere’de ısrarcı idi.

Kaldı ki, bu 3’lü arasında da yöntem, nihai hedef ve sürece ilişkin sorunlar vardı.

Bu 3’lü çetenin ayrıca her birinin kendi içinde sorunları vardı.

Bu arada Çin ve Rusya ikna edilemedi.

Ukrayna planı başarılı olmadı.

Çin’e karşı bir görüş birliği de sağlanamadı.

İsrail planı da daha ilk günden ellerinde patladı.

Türkiye üzerinden gündeme taşınan HABAT’ın, “Karay ve Hazara politikası” da patladı.

KKTC’i üs olarak kullanma senaryosu da gelinen noktada kilitlendi.”

.

Tüm bunların elbette bir hedefi vardı.

Dilipak şöyle açıklıyor;

“Aslı hedef, dünyada bin yılda bir gerçekleşen kozmik evreyi kullanarak, büyük yıkımı kullanarak, GlobalReset planı ile yeni bir dünya inşa etmek.”

.

Büyük yıkım olacak anlaşıldı da neden?

.

Plan şöyle;

“Senaryolarına göre, aslında 100 milyon insan onlar için yeterli. İdeal nüfus 500 Milyon. En fazla 1 Milyar. Yani senaryoları dünyada yaşayan insanların yaklaşık %90’ının yok edilmesi üzerine.”

.

Anladık mı?

.

Fazladan 6 milyarı yok edip, dünyanın insan eliyle yok edilmesini geciktirip kendileri kebap yapacaklar.

.

Kendilerine uygun bir proje geliştirmişler.

Dilipak şöyle anlatıyor;

“TransHumanizm projesine göre, bugün yaşayan insanlar biyolojik insan neslinin son örnekleri.

Yeni insan, yani TransHuman BİREY’ler, biyolojik cinsiyet, din, ahlak ve gelenekten bağımsız, GENDER diye tanımlanan GENOM lardan oluşacak.”

.

Evet yanlış okumadınız.

“Yeni İnsan yaratma projesi…”

.

Proje için şunları diyor Dilipak;

“Yeni İnsan’ Avatar, Humanoid, Klonoid ya da Siborg şeklinde tanımlanan NESNE’lere dönüştürülecek.

NeuraLink, Starlink, 5-6G bunun için gerekli. NEON, LİNE bunun için inşa ediliyor.

CyberCity yani akıllı şehirler bunun için inşa ediliyor.

Akıllı ev, akıllı telefon, akıllı otomobiller, insansız bir dünya planının bir parçası…”

.

Bu proje sahiplerine göre bizim gibi yarım akıllıların dünyada yeri yok.

Anlaşılan yok edilecek olan 6 milyarın içindeyiz.

.

Böyle bir proje olsa bile bilime karşı duran politikalarımız ile ayakta kalmamız zor tabi.

.

Dilipak kehanette bulunuyor adeta;

“Şimdi, ABD son, yeni bir oyun oynayacak. Türkiye’de yakında büyük bir ihtimalle PKK etiketli yeni bir terör dalgası göreceksiniz, Made in USA ya da Made in MOSSAD!”

.

Dilipak’In yazısında Filistin-İsrail ile ilgili çok şeyler var.

Gelişecek olayları öngörüyor.

Bu satırlarda o konuyu uzun uzun yazmak istemedim.

İsteyen internette bu yazıya ulaşabilir.

.

Ben yine Kozmik olaylara döneyim ve Dilipak’ın yazısındaki o bölümü aktarayım.

.

“… Bugünden başlayarak Nisan ayı ortalarına kadar devam etmesi beklenen Güneş'te yaşanacak süpersonik patlamaların dünyadaki tüm elektronik aletleri bozabilecek.

Bu dönemde  ‘Yapay Kıyamet’ için GlobalReset’çiler, Dijitalistler, CoVID’çiler, mRNA’cılar, DSÖ, UN WOMAN, Elon Musk, Bill Gates, Biden hepsi devredeler.

Bu dönemde, Mehdi, Mesih, Deccal tartışmalarına dikkat edelim.

Niburi’nin güneş sistemi üzerindeki etkisi görülmeye başladı.

Ardından Şira gelecek.

Bu etki en azından 2025 sonuna kadar artarak devam edip, daha 15-20 yıl kadar da etkisini azaltarak sürdürebilir.

Deprem, volkan, şimşek,  tufan, meteor yağmuru her şey mümkün.

Uydular ve uçaklar düşebilir, gemiler denizin ortasında kalabilir, radarlar çalışamayabilir. Trafolar patlayabilir.

The Economist bu ihtimali defalarca kapaktan verdi.

Bazı arkadaşlar uyarıyor, Kripto varlıklardan kurtulun.

Paranın da işe yaramadığı bir zamana hazır olun.

Ulaşım ve mala erişme zorlaşacak, evinizin balkonu, bahçenizde ne üretebilirsiniz onu düşünün.

Elinizin altında Ata tohumu bulundurun.”

.

Dilipak bunları elbette bazı gerçek verilere göre yazmış.

Bazılarına da yorum katmış ancak şunu söylerken gerçek kanıtları var:

“En büyük güneş fırtınaları önümüzdeki aylarda gerçekleşecek ve 2025’te zirve yapacak.

Bu güneş fırtınasının 100 yılın en büyüğü olacağını tahmin ediyor.

İngiltere başbakan yardımcısının mum ve pil stoklayın çağrısı bunun için.

Eğer korkulan gerçekleşirse GPS sistemi ve tüm akıllı sistemler Nükleer santraller Patroitler,  banka sunucuları ve devletin sunucuları hepsi devre dışı kalabilir.

Bu durum çok büyük küresel bir felakete dönüşebilir.”

.

Bu olaylar için İngiltere bir şey söylemişse muhakkak bir gerçek tarafı vardır.

Ancak fırtınaların doğal yöntemlerle mi, yoksa yapay yöntemlerle mi geleceği meçhul.

.

En iyisi siz işinizi kış tutun, yaz çıkarsa bahtınıza…