CHP için için kaynıyor.

CHP için için kaynıyor.
Kimse de bunu inkâr etmiyor.
.
Aksi olsaydı,
Hep beraber toplanıp, birlik beraberlik fotoğrafı verirlerdi.
Hani?
Neredeler?
.
Miletvekili,
Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi,
Belediye Başkanı,
İl Başkanı,
İlçe Başkanı,
İl Genel Meclis Üyeleri,
Belediye Meclis Üyeleri’nin aynı karede olduğu bir aile fotoğrafı?
.
Demek söylentiler doğru.
Bir araya bile gelemiyorlar, belli…
.
AK Partiye hep kızmışızdır.
“Neden hep tek aday?”
“Neden hep Genel Merkezden aday gösterme?”
.
Adamlar haklılarmış.
Baksanıza demokrasiyi beğenmeyip kazan kaldıranların haline…
.
AK Partiyi “Demokrasi yok” diyerek eleştirip, yerden yere vuranlar “Ön seçim” şartını kaldırıp, merkezden koydurmak istiyorlar.
.
Gençliğimizde “Zühtü” adlı şarkının komedi versiyonu vardı:
“Merkezden de koyduramadın Zühtü…”
.
İşini halk ile seçmeni ile örgütü ile, delegeleri ile parti üyeleri ile halledemeyenlerin başvurduğu yol.
“Merkezden koydurmak.”
.
Belediye Meclis Üyelerinin belirlenmesi için aday belirleme seçimi yapıldı.
Gayet demokratik bir girişimdi.
Son zamanlarda görmediğimiz bir siyasi yöntemdi.
.
Öyle ya!
“Demokrasi! Demokrasi!” diye bağırıp çağıranların yapması gereken buydu.
.
İğne ve çuvaldız meselesi.
.
Sonunda ne oldu?
Siyasete yeni bir yöntem girdi:
“Fermuar sistemi…”
.
Pişti oynar gibi,
“Bir sen atıyorsun, bir diğeri…”
.
Biri “Seçimle gelen” aday,
Diğeri “Merkezden koyduran.”
.
Oldu mu?
Oldu…
.
Şimdi seçimlerde “Demokrasi getireceğiz” diyerek bizlerden oy isteyecek bu partiye inanacak mıyız?
.
“İmamın dediğine” mi?
Yoksa
“Yaptığına” mı inanacağız?
.
 
 
***
Taliban sözcüsü Suhail Shaheen’in A Haber ekranlarında bir açıklama yaparak, “Türkiye ile kardeş ülkeyiz” ifadelerine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yapılan basın toplantısında tepki gösterdi.
.
Başkan Gökhan, “Kevgire dönmüş sınırlardan geçen Afganlar… Bir de onlar geldi. Kimdir neyin nesidir? Kayıt yok, bir şey yok. Yanında ne kadın var ne çocuk var. Gencecik insanlar geliyor, nereye gittiği belli değil. Taliban sözcüsü katıldı A Haber’e ve ‘Türkiye kardeş ülkedir, ilişkilerimiz iyi olacaktır’ falan dedi. Valla ben kimin ilişkisi iyi olacaktır bilemem ama Çanakkalelilerin ilişkisinin iyi olmayacağına kesin inanıyorum. Çünkü kadınları öldüren, eziyet eden, kız çocuklarını kaçıran, kendi insanına dünyayı dar eden, kelle kesen, terörist bir örgütle bizim hiçbir işimiz olamaz, olmayacaktır. Burası laik Türkiye Cumhuriyeti’dir, şeriat düzenini savunan hiç kimseyle işimiz olamaz. Şeriat düzeni Cehennem düzenidir.” dedi.
.
Hemen bu söyleme müdahale ederek düzeltmek isterim.
“Şeriat düzeni” Kuran ayetleri ve hadislerden çıkarılan yorumlarla meydana gelen “İslam Hukukudur”
.
Buna “Cehennem düzeni” demek abes ile iştigaldir.
.
Ancak günümüzde uygulanan çeşitli Şeriatlar mevcuttur.
.
Her ülke kendisine göre yorumladığı İslam’ı “Şeriat” adı altında uygulayarak “Çeşit” yaratmıştır.
Aynı dinin, çeşitli uygulamaları olur mu?
Zira
Kitap aynı,
Peygamber aynı…
.
İran,
Suudi Arabistan,
Taliban,
Sudan,
Yemen,
Moritanya Şeriatları uygulamada birbirlerinden farklıdır.
.
Tamamı da yoruma dayalıdır.
.
Başkanın, hangi Şeriatı kast ettiğini merak etmiyor değilim tabi.
Ancak konu “Taliban” olduğundan lafın nereye gittiğini anladık.
.
Taliban’ın uyguladığı Şeriatın İslam’dan uzaklaşmış bir dine dönüştüğünün en büyük kanıtı:
“Müslüman Afganlıların, Şeriattan kaçarak Laik bir ülkeye sığınmasıdır…”
 
***
AT OYNATAMAYANLAR KİMLER?
Konuya vakıf olmayanlar için durum şu…
Söylentilere göre;
CHP içindeki bir grup, “Ülgür Gökhan’ın artık başkanlığa aday olmaması gerektiğini” düşünerek, bir takım çalışmalara başlamışlar.
.
Kendilerine bir “Aday” bile belirleyerek etrafında toplanıp, “Ülgür Gökhan”a karşı bir harekete geçmişler.
Böylece CHP içinde bir grup oluşmuş.
.
Bu grup için Başkan diyor ki:
“Yerelde baktığımızda nelere kafa yoruyoruz, nelerle uğraşıyoruz? Baktığımızda bizde fitne, fesat, ara bozmak, kıskançlık her türlü şey gidiyor. Bizim partimizin içerisinde de yer alan insanlar var ama onun dışında çeşitli kanallardan, Çanakkale Belediyesi’ni küçük düşürmeye çalışan çabaları görüyoruz. Bu yetmezmiş gibi buradan hareketle son şey de Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar üzerinden siyaset götürmeye çalışıyorlar, onun üzerinden götüremiyorlar, eşi üzerinden götürmeye çalışıyorlar. Oh ne güzel, eşini hak hukuk mücadelesine aykırı bir şekilde savunmasını bile almadan ötesinde acaba Rebiye Ünüvar istifa edecek mi? İstifa etmesinin gerekçeleri olması lazım; yolsuzluk olması lazım, usulsüzlük olması lazım, yoğun bir vatandaş şikâyeti olması lazım. Ama böyle bir şey yok. Aşağı yukarı yedi sene oldu başkan yardımcılığı yapıyor, İrfan Bey diğer başkan yardımcımız o da iki buçuk yıldır, ben hiç kimseden parti içi siyasi çekişmenin dışında, hiç kimseden bir şikâyet duymadım. Her şeye koşuyorlar, mücadele ediyorlar, onların görev aldığı alanlarda canla başla çalışıyorlar. Ama kim şikâyet ediyor? ‘Belediyede at oynatamayanlar’ şikâyet ediyor.”
.
Şimdi Başkanın dediği:
“Fitne, fesat, ara bozma, kıskançlık” yapanlar kimler?
.
“Rebiye Ünüvar üzerinden siyaset götürmeye çalışanlar kimler?”
.
“Rebiye hanım üzerinden götüremeyip eşi üzerinden siyaset götürmeye çalışanlar kimler?”
.
“Belediyede at oynatamayanlar kimler?”
.
Bu soruların cevabını elbet bir gün öğreneceğiz.
Dönelim yazımıza:
.
Bu grup, ön seçimle yapılacak aday belirleme konusunda “Kendi adaylarının seçilememe korkusu” sebebiyle adaylarını “Merkezden koydurma” seçeneğine yönelmişler.
.
Parti içinde merkez en yakın kim var?
.
Peki, Ülgür Gökhan’ı şimdiye kadar kim aday gösterdi?
.
Basın toplantısında aday olma beklentisi içinde olanlara Başkan şöyle seslendi:
“Gücü yetmeyenler, Genel merkezden güç almaya çalışır…”
.
“Örgütümüz her zaman doğru karar vermiştir ve vermeye de devam edecektir. Bundan sonra seçimde varsak, örgütün önünden geçme şartı ile aday oluruz…”
.
“Biz, onun bunun desteğiyle, bir yere siyaseten adaysak önce örgütün önünden geçeriz. Örgüt ne diyor, ikinci Çanakkale halkı ne diyor ona bakarız. Biz, yine aynı anlayıştayız. Hiç öyle yukarıdan atamayla, aralara girmekle görev almayız. Biz örgütün önünden geçip onların onayıyla ve Çanakkale halkının oluruyla bu görevleri alırız. Çünkü örgütümüzün desteğini alamazsak başarılı olma şansımız yoktur. Bizi başarıya götüren, partiyi başarıya götüren, bizlerin adaylığının burada olumlu sonuçlanmasına neden olan örgütümüzdür.”
.
“Bu durum 2019 Yerel Seçimlerinden beri süregelen çekişme. Kim sürdürüyor? Partinin çok küçük bir bölümü tarafından sürdürülüyor. Basın kullanılıyor. Bakıyorsunuz bir manşet.
Rıdvan Uz: ‘O varsa, biz yokuz’ demiş. Ne zaman demiş, nerede demiş? Ben öyle bir şey duymadım. Zaten buna partimin dışında kimse karar veremez.”
.
Orada Başkan’a bir soru daha sorulmalıydı:
“Aday olacak mısınız?”
Ben buradan sorayım, cevap gelmezse kendisiyle bir röportaj yaparak sorarım.
.
Ancak Başkan en güçlü olduğu yere işaret ederek ısrarla şunu vurguluyor:
“Tepeden inmeyle olmaz. Örgütün önünden geçerek seçim yapalım…”
.
CHP geleneksel olarak yaptığı gibi, nihayet duramadı ve “İçin için” kaynamaya başladı.
.
Bu iş ayyuka çıktığında oldukça parti olarak fazla yara alacaklardır.
Halkın kimi destekleyeceğini bilmem ama mağdur olan taraf siyasette her zaman kazanır. Bilmeyenlere veya unutanlara hatırlatayım…
 
***
NOT: Basın toplantısında İl Başkanına konuşması için söz verilmedi ve hemen soru cevaplara geçildi. İl Başkanı ancak kendisine basın mensubu tarafından sorulan bir soruya cevap verirken söz alabildi ve konuşmasına başlarken de hafifçe (bana göre) sitem ederek, “Ben de birkaç şey söylemek isterdim ancak soru-cevap kısmına geçildi” dedi.
.
Aslında parti içindeki bu çekişmeye müdahale edecek olan tek kişi olarak İl Başkanı, son noktayı koyacak konuşmayı yapması gerekirdi.