.

Küresel ısınmanın belirtileri olarak nitelendirilen belirtilerin hemen hepsini daha sıklıkla görür olmaya başladık. Her geçen yıl küresel ısınmanın sıkıntılarını daha fazla yaşamaya başladık.
Kara kışın yaklaştığı şu günlerde yağmurlar, yaz yağmurları gibi belli yerlere yağıyor. Hala sonbahar yağmurlarının düşmediği yerler bulunuyor. Zaten kasım ayı sonuna kadar kayda değer yağmur yağmadı, kışlık ekimler için bölge genelinde ekimler zamanında yapılamadı. Son günlerde yağan yağmurlar da toprağın üzerini ancak ısladı.
2010 ve 2016 yıllarında olduğu gibi, güz kuraklığı hala geçmiş değildir. Baraj ve göletlerin dibi görünüyor. Yaz sonunda kuruyan çeşmeler hala akmıyor.
Bazı bölgelerde mevzi sağanak yağmurlarla sel afeti yaşanırken ülke genelinde kuraklık halen geçmemiştir. Daha önceki yıllarda da güz kuraklıkları yaşanmış, buğday ve arpa rekolteleri önemli derecede düşmüştü.
Geçtiğimiz yaz sezonunda da sıcaklıklarla ilgili sınır değerlerinin dışında değerler kaydedildi. Haziran ve Temmuz ayları ortalama sıcaklıkları uzun yıllar ortalamasının 10 derece üzerinde seyretmişti.
Gerek sıcaklık, gerekse yağış rejimi mutedil seyrini değiştirmektedir. Yıllık ortalamalar değişmemekle birlikte yıl içindeki dağılımlarda, özellikle sınır değerlerinde ciddi açılmalar meydana gelmektedir. Sıcaklık değerleri daha yükseklere çıkabilmekte veya daha düşük değerlere inebilmektedir. Yağmurlar da benzer bir seyir izlemektedir. Bir ayda yağması beklenen yağmur, iki saat içinde yağmaktadır. Ekim ve kasım ayları neredeyse kurak geçmiştir. Normalde iki ayın toplam yağışı uzun yıllara göre 150 milimetreyi bulmaktadır.
Kuraklık nedeniyle ekimler geciktiği gibi, çayır ve meralarda da ot gelişmemiştir. Meralar hala yeşermedi.
İklim toptancı davranmaya devam edecek gibi görünüyor. Ani çıkış ve inişleri balanse edecek unsurlar sürekli yok edilmekte, buna karşın küresel ısınmayı destekleyen fosil yakıt ve enerji tüketimi sürekli artmaktadır. Daha toptancı iklim değerlerini gelecek yıllarda görmek mümkün olacaktır. Bazı yerlere kar yağarken bazı yerlerde güneşi daha fazla görmek küresel ısınmayı ayan beyan ispat ediyor.
Dünyanın en çok yağış alan havzası olan Amazon’da dahi, yağış rejiminde önemli değişiklikler meydana geliyor. Normalde gün içerisinde 110 milimetre yağış düşerken, bazı günlerde 300 milimetreyi aşan yağışlar artık normal gibi karşılanıyor. Buna karşılık kurak sezonları çok daha uzun sürüyor.
Geçtiğimiz yıllarda uzun süren güz kuraklıkları nedeniyle baraj ve göletlerde yeterli su toplanamamış, çeltik başta olmak üzere bazı bitki türlerinin ekimine sınırlama getirilmişti. Hatta bazı yörelerde sadece meyve bahçelerinin sulanmasına izin verilmişti. Bu yıl da böyle giderse çeltik ekimlerine sınırlama getirilebilir. Zaten kışlık hububat ekimleri çok sağlıklı gerçekleşmedi.
Bitkisel ve hayvansal üretim sistemlerinin ve desteklemelerin, değişen iklim sistemlerine göre yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Kurağa dayanıklı, az su tüketen bitkilere daha fazla ağırlık verilmesinde yarar vardır.