.

 
Yıllar çabuk geçiyor. Ebulfez Elçibey ahrete intikal edeli 19 yıl geçti. Allah gani gani rahmet eylesin. Azerbaycan sayesinde bağımsız bir ülke oldu. Nahçıvan O’nun sayesinde Türk yurdu oldu.
Gerçek adı Ebulfez Aliyev olan Elçibey, Nahçıvan’ın Keleki köyünde doğmuşutr. Babası İran Azerbaycan'ından Kadirkulu Bey ve annesi Anadolu'da doğup Keleki'ye göç etmiş Mehrinisa Hanım'dır.
Babası 1943 yılında İkinci Dünya Savaşı'na katılmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır. İlköğrenimini ve liseyi Nahçıvan'da zor şartlar altında tamamlamıştır.
Rahmetli Elçibey1957-1962 yılları arasında Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Dilleri Enstitüsü, Arapça bölümünde okumuştur. Öğrencilik yıllarında Azerbaycan tarihini ve Azerbaycan devrim tarihini öğreten dernekler kurmuştur.
Mısır'da bir süre çalıştıktan sonra, 1970'lerde ülkesinin bağımsızlığı için çalışmaya başlamıştır. Bu yüzden 1975'te 'milliyetçilik suçundan bir buçuk yıl hapis yatmıştır.
Azerbaycan'ın Rus İmparatorluğu içinde bir sömürge olduğuna ve elbet bir gün bağımsız, demokratik bir cumhuriyet olacağına inanmıştır.
Kendisini "Ben Atatürk'ün esgeriyim" diye tabir etmiş ve Atatürk'ten, Gandhi'den ve 1918-1920 yıllarında kurulmuş Azerbaycan’ın kurucusu Mehmet Emin Resulzade'den etkilenmiştir.
Kuzey ve Güney Azerbaycan'ın mutlaka birleşmesi ve Dağistan'a, Gürcistan'a ve Ermenistan'a verilen "Türk toprakları"'nın tekrar Azerbaycan'a geri verilmesini savunmuştur. Her zaman "Turan'ın yolu birleşik Azerbaycan'dan geçer" felsefesiyle hareket etmiştir.
Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin içinde yer alan Elçibey, siyasi faaliyetleri nedeniyle 1.5 yıl KGB zindanlarında ve taş ocaklarında ağır şartlar altında kalmıştır. Serbest kaldıktan sonra, 1977'den itibaren, Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisinde yazmaları enstitüsünde görev yapmıştır. Görevi sırasında da bağımsızlık çalışmalarına devam etmiştir. 1989 yılında Azerbaycan Halk Cephesini kurmuş ve başkan seçilmiştir.
Elçibey Dağlık Karabağ’daki Ermeni ayrılıkçılığına yol vermemek ve Azerbaycan'ın Sovyetler'den bağımsızlığını kazanması için çalışmış ve 1991 yılında SSCB’nin dağılması ile bağımsızlığını kazanan Azerbaycan’ın 7 Haziran 1992’de ikinci cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Cephedeki yanlış uygulamalardan ve yenilgilerden ötürü cephe komutanı Suret Hüseynov’u görevden almış, ancak Ruslar çekilirken silahlarını Hüseynov’a vermişler, Hüseynov da silah gücüne dayanarak ayaklanma başlatmıştır.
Elçibey yardım için Haydar Aliyev’i Nahçıvan’dan Bakü’ye davet etmiştir. Ancak Haydar Aliyev Hüseynov’u desteklemiş, Elçibey halktan da yardım alamayınca köyü Keleki’ye gitmiştir. Gitme sebebi iç savaşa neden olmamaktır.
2 hafta sonra geri dönmeye çalışmasına rağmen şahsi koruması tarafından uçağı kurşunlanmış ve Nahçıvan'dan çıkış yolu kapanmıştır. Ardından 4 yıl Keleki'nin abluka altında olması sebebiyle oradan ayrılamamış ve 4 yıl 4 aydan sonra Bakü'ye gelebilmiştir. Bu gelişmeler üzerine cumhurbaşkanlığı yetkileri Haydar Aliyev’e devredilmiştir.
Ağustos 1993’te referandum ile Elçibey'in görevi resmen geri alınmış ve Ekim ayındaki seçimlerde Haydar Aliyev %99 oyla cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Kasım 1993'te Anıtkabiri ziyaret eden Elçibey, özel defterine su cümleleri yazmistir: "Ey böyük Türk'ün böyük Komutanı! Seni ziyaret etmekle özüm ve milletim adına şeref duydum. Senin Asgerin."
Bütün Azerbaycan Birliği'ni kurarak çalışmalarını Kuzey ile Güney Azerbaycan'ın birleşmesi üzerine yoğunlaştırmış, ancak 22 Ağustos 2000 yılında 62 yaşında amansız hastalığına yenilmiş, Ankara’da vefat etmiştir. Nur içinde yatsın.