Gün geçmiyor ki karşıma Latince bir kelime çıkmasın.


Gün geçmiyor ki karşıma Latince bir kelime çıkmasın.
Sırf şu anlaşılmaz terimleri bile ezberledikleri için doktorlara saygı duymak lazım.
.
Bendeniz kelimeyi daha doğru dürüst heceleyip telaffuz bile edemezken, neyi tarif ettiğini görünce şaşırdım.
.
Kelime şu;
Misophonia…
Derdi neymiş?
“Sesten nefret etme” anlamına geliyormuş.
.
Ama öyle bağırtı, çağırtı değil.
Düşük düzeyde.
.
“Öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, yürüme, esneme, hapşırma, konuşma, koklama, nefes alma, yemek yeme, diş fırçalama ve tırnak kesme” gibi günlük hayatta mutlaka karşılaşılan sıradan seslerden rahatsız oluyorsanız işiniz zor.
.
Yani tıp diyor ki; “Bu sesleri çıkaranlar normal, siz bu seslerden rahatsız olunca hastasınız.”
.
Anlayın anlayabilirseniz.
Düşündüm de;
Misophonia olmak gerçekten zor…
 
***
Arife günü işimiz var çarşıda;
Tatil için Bozcaada’ya bilet almak üzere iskeleye gidilecek,
Arkadaşa uğranıp bayramlaşılacak,
Hediye çikolata alınacak…
Program bu…
.
Aynı zamanda cumartesi günü elime ulaştırılamayan kargonun merkezine uğrayıp, paketi alacağız.
.
İndik çarşıya.
.
Tüm dükkanlar açık.
.
Noter açık,
Bankalar açık,
Turizm İnformation açık,
Gemi gişesi açık…
.
Çikolatacı açık,
Konfeksiyoncu açık,
Tuhafiyeci bile açık.
.
Bizim terzi Necmi ağabey bile açık.
.
Tüm işimizi hallettik.
Dönüşte kargoya uğradık.
.
Aaaa!
Kapalı.
.
“Yok canım olamaz…”
Eşim kapalı olabileceğine inanmadı;
“Taşınmışlar sanırım…” deyiverdi.
Kendince kapalı olmasına bahane arıyor…
.
Yanındaki kargoya baktık.
O da kapalı.
.
9 gün bayram tatili onlara yaramış.
Ne diyelim, onlara da iyi bayramlar.
 
***
Valilik ulaşım, eğitim ve sağlık yatırımları ile Çanakkale’nin yaşanabilir illerde zirveye çıktığını açıklamış.
.
Hah şimdi oldu.
.
Bunu duyan herkes, Çanakkale’ye yaşamak için hücum edecek.
.
Kiralar yükselecek,
Trafik allak-bullak olacak,
Su yetmeyecek,
Kanalizasyon yetmeyecek,
Sosyal alanlar kalabalıklaşacak…
v.s.
.
Sonra?
Çanakkale yaşanamaz şehirlerini zirvesine oturacak.
.
Sonra da oturup;
“Neden bu hale geldik?” diye tartışacağız.
.
Bize zirve de lazım;
Ama önce hizmet lazım…