Bizim kahveyi bilirsiniz. Yolgeçen hanı gibidir.

Gelmeye, çıkmayan kalmaz.

Hemen hemen değişik her gün birileri bu kahveye girer, çıkar.

.

O gün sabah kahvesini için yaşlılar bölüğü ile oturmuş sohbet ederken içeri biri girdi.

Uzun pardösülü, başında bir fötr şapka, elinde siyah James Bond çanta vardı.

.

“Selamun aleyküm” diyerek daldı içeri ve yanımıza geldi.

.

Masanın üzerine açtı çantasını, “Size şifalar getirdim” diyerek başladı lafına…”

Aynı sokak satıcıları gibi.

.

Biz daha “Ne oluyor, ne yapıyorsun?” diyemeden başladı pazarlamaya;

“Öksürüğe, aksırığa, tıksırığa, hapşırığa çare burada. Hepsini şıp diye keser, sonrasında 1 hafta yanına uğramaz bu lanet hastalıklar. Bir alan, bir de almayan pişman…” diyerek elindeki bitki parçasını sallıyordu bize doğru.

.

“Yahu birader” dedim dayanamayıp, “ne satıyorsun sen?”

“Bu kahveye satıcılar giremez biirrr,

İkincisi bir izin alsaydın bari sohbetimizi bölerken ikiii…”

.

“Çok muhterem büyüklerim, şu garibanın kusuruna bakmayın, alçaktan bir tokat çakmayın…” diye başladı söze.

“Ben Tokat’tan yola düşmüş, Çorum, Çankırı, Bolu’yu dolaşmış oradan direk Hayrabolu’ya geçmiş, Kırıkkale, Çanakkale, Bursa üzerinden İstanbul’a ulaşmış biriyim.”

“Ne geziyorsun evlat bu kadar, otur oturduğun yerde” dedi bizim İsmail Ağabey elindeki kahveyi höpürdetirken.

“Ne sen sor, ne ben söyleyim, bir derdim olmasa neden avare avare gezeyim. Derdim dünyadan büyük, üzerimde kocaman yük… Bir kızım var üzerinde engeli var, her ay tedavi için büyük masrafı var. Cepte yok, cepkende yok para lazım vermeye, bu işi buldum şehir şehir gezmeye…”

.

“Büyük geçmiş olsun evladım, anlaşılan kutsal bir görevdesin” dedi Kemalettin amca.

.

“Derdim o dur ki, şu elimdeki şifalı otları satayım, üç kuruş kazanayım. Biricik hayatıma bir umut, bir can olayım…”

.

O hüzünlü havayı dağıtırcasına başladı yine pazarlamaya;

“İşte bu elimde gördüğünüz Meyan Kökünü almayan, yemeyen, tüketmeyen bin pişman. Bir parça yemekle şifayı bul, baktın bulamadın hemen gel beni bul… De ki; ‘Olmadı bir faide’, o vakit al paranı iade... Haydi! Amcalar, teyzeler, abiler, ablalar… Bu şifalı bitkiden bir tutam alana ikincisi bedava…”

.

“Ver bakalım deneyelim meyan kökünü, ama olmazsa bir deva, yiyesin zıkkımın kökünü” dedi Selami amca oradan kalkıp gelerek.

Bir kahkaha koptu kahvede.

.

“Sen de mi şair oldun Selami?” diye laf attı Müntakim Amca, “Bu gidişle alacaksın mesleği çocuğun elinden, kahve kahve dolaşırsın valla, acın olmasa belinden” dediğinde bir kahkaha daha koptu kahvede.

.

Artık herkes kafasına göre bir kafiye uydurup konuşmaya başladı.

.

“Durun!” diye bağırdı Hüsamettin amca, benim de bir lafım var;

“Madem hastası varmış ona yardım edelim, kahveler bitti haydi artık gidelim…”

.

Bir kahkaha daha koptu tabi.

.

Kenarda sessiz duran Necati Ağabey kalktı ayağa; “Susun ben de diyeceğim bir tane” dedi ve: “Yardım etmek insanlık görevimiz, hepsini alalım rahat etsin bu can…” deyiverdi…

.

Kahvede bir soğuk hava esti.

Herkes birbirine baktı.

Şakir Ağabey bozdu sessizliği;

“Oldu mu şimdi bu Necati?” diye sordu.

Necati ağabey mahcup olmuştu.

Sağa, sola bakındı bir destek aradı, bulamayınca; “Olsa da söyledim, olmasa da” dedi ve kahveden çıkıp gitti.

.

Arkasından bir kahkaha tufanı koptu.

Zaten eve gidip şekerleme yapma zamanı gelmiş ihtiyar heyeti birer parça Meyan Kökü alarak boşalttılar kahveyi.

 

ŞİFALI BİTKİLER

Madem bizim Rüstem’in kahvesinde bu konu geçti ben de size bu soğuk havalarda şifa olacak, içimizi ısıtacak birkaç bitki çayı tarifi vermek istedim.

.

Tarifleri aldığım sitede şöyle de bir uyarı vardı, yazmadan geçmek istemedim.

“Önemli Not: Kronik rahatsızlığı olan kişiler, hamileler, emziren anneler ve alerjik bünyeye sahip olan kişiler, bitki çaylarını içmeden önce mutlaka doktora danışmalı, doktorun onay vermediği hiçbir ürün kullanılmamalıdır.”

.

Ayvalı Adaçayı

Mevsimin en sevilen meyvelerinden biri olan ayva ile hazırlanan ada çayını, sıcak sıcak içebilirsiniz.

Ayvaları yıkayıp kabuklarını soymadan ve çekirdeklerini çıkarmadan iri parçalar halinde doğrayıp bir tencereye alın.

Tarçın, kakule ve karanfili ekleyin.

Üzerine suyu ilave edip kaynatın.

Ayvaların kokusu çıkmaya başlayınca adaçayını ilave edip kısık ateşte 7-8 dakika daha kaynatın.

.

Sumak Çayı

1 kupa kaynamış suyun içerisine 1 tatlı kaşığı sumak, 1 adet dal tarçın ve 2-3 adet karanfili koyarak 4-5 dk. kadar demlenmeye bırakınız.

Günde 1 veya 2 bardak kadar içebilirsiniz. Öğün aralarında hem bağışıklığı destekleyip, hem mideyi rahatlatacak hem de ödem atmanıza yardımcı olacaktır…

 

Şifa Çayı

Kuşburnu, ıhlamur, okaliptüs yaprağı, karanfil ve hibiskus ile hazırlanan bu çay, içeriğinde bol miktarda vitamin barındırır.

Bal ve limon suyu eklenerek tüketilir.

 

Zeytin Yaprağı Çayı

Son yılların en popüler çaylarından biri olan zeytin yaprağı çayı, ara öğünlerde tüketilir. Kurutulmuş zeytin yaprakları ve sıcak su ile hazırlanır.

 

Yasemin Çayı

Yasemin çiçeği, karanfil ve bal ile hazırlanan bu çay, portakal kabukları ile aromalandırılır. Ortalama 10 dakikada hazırlanır, demlendikten sonra sıcak sıcak içilir.

 

Zencefilli Ballı Çay

Hastalıklardan korunmak için en çok önerilen besinlerden biri de, zencefildir.

Limonu sıkıp bardağa dökün. Ardından bir çay kaşığı zencefili ekleyip karıştırın. Sonrasında kaynamış olan suyu bardağa ekleyip balı ilave edin. Bal ve zencefil bir arada öksürüğe ve boğaz ağrısına çok iyi geliyor.

 

Aşk Çayı

Kurutulmuş nar çiçeği, elma, kuşburnu, portakal, limon kabuğu, kurutulmuş gül ve vanilya ile hazırlanan aşk çayı, kış aylarında tüketilebilecek çaylardan biridir.

Ancak içerisindeki malzemelerden herhangi birine alerjiniz varsa, kesinlikle tüketmemeniz gerekir.

 

Karışık Bitki Çayı

Tarhun otu, biberiye, papatya, limon otu ve su ile hazırlanan bu çay, farklı tadıyla kış aylarında sık sık tercih edilir. İsteğe göre farklı malzemeler de ilave edebilirsiniz.

 

Mandalina Kabuğu Çayı

C vitamini bakımından çok zengin olan mandalinanın kabuklarını değerlendirmek için çok lezzetli bir önerimiz var.

Mandalina kabuklarını çöpe atmak yerine, kurutarak bitki çayı yapımında kullanabilirsiniz.

 

Nar Kabuğu Çayı

Mandalina sevmeyenler için diğer önerimiz, nar kabukları. Kurutulmuş nar kabukları ve nane yaprakları ile kendinize eşsiz bir bitki çayı hazırlayabilirsiniz.

 

Tarçınlı Meyan Kökü Çayı

Baklagiller familyasından çok faydalı bir bitki olan meyan kökü, su ve tarçınla bir araya getirilir. Şifa dolu tarçınlı meyan kökü çayını, bal ile tatlandırabilirsiniz.

 

Zencefilli Karanfilli Kuşburnu Çayı

Zencefil, karanfil, kuşburnu ve bergamotu bir araya getiren bu çay, kışın hastalıklarla savaşmanıza yardımcı olacak niteliktedir.

 

Zerdeçallı Çay

Zencefilgiller familyasına ait bir bitki olan zerdeçal, hem yemeklerde, hem de bitki çaylarında kullanılır. Vücuttaki enflamasyonu azaltan zerdeçal çayı, stresle başa çıkmanıza da yardımcı olur.

 

Not: Yukarıda verilen bitki çaylarının günlük kullanımı 1 fincanı geçmemelidir. Aşırı tüketilmesi halinde ciddi problemler görülebilir. Sağlığınızı riske atmamak için bitki çayı tüketmeden önce doktora danışmalı, önerilen günlük dozu aşmamalısınız.