Adamın birinin evinde yangın çıkmış.

YANGIN
Adamın birinin evinde yangın çıkmış.
Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş…
İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarıda beklemesini söylemiş.
Dalmış tekrar duman ve ateşin içine, kızını çıkartmış dışarıya.
Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini.
Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış.
Onu seyreden komşularından biri sormuş:
-“Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?” diye.
-“Kayınvalidem içeride de arada bir girip çeviriyorum!.”
 
***
KÖPEKBALIĞI
Okyanus üzerinde uçarken kaptan birden anonsa başlamış,
-“Bayanlar baylar, lütfen kemerlerinizi bağlayıp 'çarpışma pozisyonu' alın. Maalesef motorlarımızı kaybettik ve bu bebeği mümkün olan en nazik şekilde denize indireceğiz.”
Anonsu duyan yaşlı kadın yanından geçmekte olan hostesin elini tutup;
“Kızım Okyanusta köpekbalıkları var mı?” diye sormuş korkudan titreyerek.
-“Olmaz olur mu? Var efendim. Bu tip durumlar için koltuğunuzun kenarında bir 'jel' bulacaksınız. Bu jel'i kollarınıza ve bacaklarınıza sürün.”
-“O zaman bizi yemeyecekler değil mi?”
-“Yok, yerler yemesine de, sizden asla zevk alamazlar!”
 
***
HAPLAR!
Karısı cinsellik dürtülerini tamamen kaybedince adam; “Ne yapabilirim? Piyasada bununla ilgili herhangi bir hap falan var mı?” diye sormuş doktoruna.
-“Var ama yazamam.”
-“Yıllardır arkadaşız, beni hiç böyle perişan gördün mü? Lütfen ama lütfen yaz o ilacı…”
Doktor, çekmecesini açıp, içi hap dolu küçük bir şişe çıkarmış;
-“Esasında yapmamam lazım. Bu haplar daha deneme aşamasında. Yapılan testlere göre de çok etkililer. Eşine 1 taneden fazla verme tamam mı?”
Adam hapları alıp sevinç içinde evine koşmuş.
Akşam yemeğinden sonra kadın tatlı servisi yaparken kahvesinin içine haplardan 1 tane atmış.
Kahveler içilirken belli bir müddet geçmesine rağmen bir reaksiyon alamayınca, çaktırmadan ikinci hapı da koymuş karısının fincanına.
Ama daha sonra doktorun sıkı tembihi aklına gelince endişelenip eşinin olası reaksiyonlarını hissetmek için kendi ağzına da 2 tane atıvermiş.
Kadın kahvesini bitirince birden bire ayağa kalkmış, dumanlı dumanlı adama bakmış, elleriyle saçlarını dağıtmış, yaklaşıp omuzlarından yakalamış, adamın daha önce hiç duymadığı bir ses tonuyla, “Bir erkek istiyorum” demiş.
Adam şuh bir poz takınarak;
-“Hadi yaa. Ay kız bende…!”
 
***
OTOMOBİL
ABD’li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış.
Japonya’da Mazda Fabrikası’nın girişinde birçok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar.
Japon mühendis şöyle açıklamış:
-“Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımda bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz” deyince ABD’li mühendisler hayran kalmışlar.
Daha sonra Türkiye’deki fabrikaları gezerlerken araba fabrikasının girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler.
Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için bu fabrikaya hayran kalmışlar.
Yine de Türk Mühendisten açıklama istemişler.
Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
-“Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise ‘üretimde bir sorun olabilir’ diye düşünürüz ama yine de üretime devam ederiz…”
 
***
KİM?
Adam araba kullanıyormuş.
Yan koltukta oturan karısı ile arka koltukta oturan kayınvalidesi sürekli olarak “Sola sağa bak! Arkanda araba var! Fren yap!” diyerek müdahale ediyorlarmış…
Adam dayanamamış patlamış:
-“Yeter yahu… Arabayı kim kullanıyor karar verin... Sen mi? Annen mi?”
 
***
KİRPİ
Kadının köpeği tatil kasabasında yazlığının bahçesinde bulduğu bir kirpi ile boğuşmuş.
Sahibi kadın köpeğinin burnuna ve yüzüne batan kirpi dikenlerini temizletmek için yakındaki veterinere gitmişler.
Veteriner dikenleri temizlemiş ve kadından muayene ücreti olarak 50 lira istemiş.
“Nee?” demiş kadın sinirlenerek,
-“Çok fahiş bir fiyat bu... Yazlıkçıları kazıklayın bakalım. Kışın boş yatıyorsunuz tabii, yazın acısını çıkartıyorsunuz!”
Veteriner;
-“Olur mu hanımefendi. Biz asıl kışın çalışırız?”
-“Kimseler yok... Ne yapıyorsunuz ki?” diye sorunca cevap gelmiş:
-“Hepimiz kirpi besleriz!...”
 
***
ŞEREFSİZ!
Hâkim sanık sandalyesinde oturan adama
“Karınızı çekiçle öldüresiye dövmekle itham ediliyorsunuz…” deyince mahkeme salonunun arka taraflarından;
“Seni şerefsiz herif!” diye bir ses gelmiş.
Hâkim sertçe arka sıralara bakıp devam etmiş:
-“Aynı zamanda kayınvalidenizi de çekiçle öldürdüğünüz ileri sürülüyor...”
Aynı ses yine “Şerefsizz..!” diye bağırmış.
Hâkim arkadan küfreden adamı tespit edip,
“Bana bakın, mahkemeyi engelleme suçundan şimdi sizi içeri attıracağım” deyince, “Özür dilerim efendim” demiş arka sıradaki adam ayağa kalkarak;
-“Ben bu şerefsizin 10 yıllık kapı komşusuyum, ne zaman bana çekiç lazım olsa ‘Valla bizde yok’ deyip hayatta vermezdi efendim!”
 
 
***
MUMLAR!
Bill kilisenin en geri zekâlı görevlilerinden biriymiş. Papaz kovmadan önce son bir şans daha tanımak istemiş:
“Bana bak! Konuşmamın sonunda 'Melekler mumları yakınca mabet ışıldamış' dediğim anda arkamdaki bütün mumları yakacaksın ve koro başlayacak!.. Tamam mı?”
Bill başını sallamış ve hata yapmamak için bütün gece dua etmiş.
Ertesi gün Kilise tamamen doluyken papaz konuşmasının sonunda sesini kalınlaştırıp “Melekler mumları yakınca, mabet ışıldamış!” demiş ve göz ucuyla bakmış ki mumlar yanmıyor...
Tekrar sesini daha da yükseltip “Melekler mumları yakınca, mabet ışıldamış!” demiş...
Arka taraftan Bill'in ince sesi duyulmuş, “Ama Zangoç’un köpeği de kibritlere işemiş!..”
 
***
EŞEK
Genç adam köy yerinde gördüğü yaşlı ama sevimli eşeği sahibinden 500 milyon liraya satın almak istedi.
Köylü amca eşeği sattı ve parayı alırken, “Yarın eşeği kasabaya getirip sana teslim ederim” dedi.
Ertesi gün genç adam, amcayı kasaba meydanında buldu ve eşeği sordu.
Amca dedi ki:
“Çok üzgünüm, ama eşek sizlere ömür.”
Genç adam:
“Peki, o zaman paramı iade edin...” dedi.
Amca parayı alır almaz harcadığını ve iade edemeyeceğini söyledi.
Genç adam biraz düşündü ve:
“O zaman bana eşeğin ölüsünü ver” dedi.
Amca “Ölü eşeği ne yapacakasın?” diye sorunca genç adam, “Görürsün...” dedi.
Amca, genç adamı bir ay sonra şehirde gördü ve “Nasıl eşeğin ölüsü işine yaradı mı, bari?” diye sordu...
Genç gülerek; “Evet, büyük ödülün eşek olduğu piyangoda ikişer milyon liradan 500 bilet sattım. Toplam 498 milyon lira kar ettim” dedi.
Amca “Peki ölü eşeğe kimse itiraz etmedi mi?” diye sorunca genç adam yine güldü...
-“Bir tek piyangoyu kazanan itiraz etti; ona da iki milyonunu iade ettim.”
Genç adam büyüdü ve bankanın genel müdürü oldu...
 
***
JAPON
Temel yanındakine sormuş;
“Ula hemşerim sen Japon musun?”
Adam; “Yok!” demiş.
5 dakika sonra yine sormuş;
“Hemşerim sen Japon musun?”
Adam yine, “Yok kardeşim! Ne Japon’u?” demiş.
Temel dayanamamış biraz sonra yine, “Hemşerim sen Japon musun?” diye sorunca adam bu kez Temel’den kurtulmak için, “He lan! Japon’um... Ne olacak?”
Temel şöyle bir yukarıdan aşağıya süzmüş adamı ve:
“Vallahi hiç benzemeyisun...”
 
***
NE ALAKA?
Temel fotoğraf çektirmek istemiş. Ama vesikalık fotoğraflarda gerçek güzelliğinin fark edilmediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş ve konuşmuş:
-“Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalnız vesikaluk olmayacak!”
-“Tabi efendim, 24 çarpı 32’ye ne dersiniz peki?”
-“768 derim de, punin konimuzla ne alakasi var midur?”
 
***
TÜH BE!
Temel, mezun olduğu liseye beş yıl aradan sonra gitmiş.
Spor salonunu gezerken duvarlarda eskiden oyuncusu olduğu basketbol takımının fotoğraflarını görmüş.
Fotoğrafları dikkatle inceledikten sonra şöyle demiş:
“Tüh be... Yazuk olmuş... Bütün maçlari ‘bir sayi’ farkla kaybetmişuz... Pak ha buraya: 96-97, 97-98, 98-99!”