Açıklamasına “12 gün sonra bir seçim var. Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de milli irade egemen olacak. Sandıktan çıkacak seçmenin iradesi sonucu belirleyecek. Seçimlerde seçimin başlangıcından bitimine kadar tüm işlemleri yürütmeye yetkili organ seçim kurullarıdır.” diyerek başlayan Muharrem Erkek, “YSK, İl Seçim Kurulları, İlçe Seçim Kuruları seçimlerde siyasi partilerle birlikte çalışır. Seçim günü sandıklar açıldıktan sonra düzenlenen sandık sonuç tutanakları yalnızca ve yalnızca siyasi partilerin ve adayların müşahitleriyle yani yetkili kişilerce paylaşılır. Sandık sonuç tutanakları yalnızca ve yalnızca siyasi partilerin ve adayların müşahitlerine, sandık kurulu üyelerine verilebilir. İlçe Seçim Kurullarında birleştirme tutanakları düzenlenirken orada da yalnızca ve yalnızca seçim kurulu üyeleri siyasi partilerin ve adayların müşahitleri, gözlemcileri olur. Yani seçimlerde demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partiler ve seçim kurulları vardır.” Dedi.
 
“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhalde ilk kez böyle bir şey yaşanıyor”
“Bunları niçin paylaşıyoruz?” diye soru sorarak açıklamasına devam eden Erkek, “Maalesef öyle bir tabloyla karşılaştık ki ve bunu ilk kez bir seçimde yaşıyoruz. İçişleri Bakanlığında paralel bir yapı kurulduğunu tespit ettik. Evet maalesef İçişleri Bakanlığı tüm valiliklere yazdığı bir yazıyla şunları talep ediyor: Bir seçim takip modülü oluşturmuşlar İçişleri Bakanlığı bünyesinde; tüm valiliklere, kaymakamlıklara talimat veriyorlar ve diyorlar ki; nüfusu 20 bine kadar olan ilçelerde en az 3, nüfusu 20 bin ile 100 bin arasında olan ilçelerde en az 5, 100 bin ve üstü olanlarda ise en az 10 personel görevlendirilecek, görevlendirilen personel sayısı kadar bilgisayar temin edilecek, görevlendirilen personelin hızlı veri girişi yapabilecek nitelikte bilgisayar kullanmayı bilen kişiler olmasına özen gösterilecek ve bu yapıyla birlikte tüm sandık sonuç tutanakları ve seçim sonuçları takip edilecek. Evet İçişleri Bakanlığında oluşturulan yapı. Bir seçim takip sistemi oluşturmuşlar.
Örneğin bir kaymakamlık, Kiraz kaymakamlığı Kiraz İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına yazı yazmış. Demiş ki, İçişleri Bakanlığından gelen yazı uyarınca bana sandık sonuç tutanaklarının birer örneklerini anlık olarak vereceksin. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde herhalde ilk kez böyle bir şey yaşanıyor. Kiraz İlçe Seçim Kurulu da bunu YSK’ya sormuş. ‘Benden böyle bir talepte bulunuluyor ne yapacağım?’ diye. Tabi ki, YSK’da oy birliğiyle bu talebi reddederek sandık sonuç tutanaklarının yasada kimlere verileceğinin açıkça yazıldığını kaymakamlık ya da başka bir idareye sandık sonuç tutanaklarının verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını kararında vurgulamış.” dedi.
 
“Bu kanunsuz emir ve talimatlara uymayın, bu suçlara ortak olmayın”
“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu maalesef bir suç işleri bakanı gibi hareket etmeye devam ediyor. YSK'nın karşısına İçişleri Bakanlığını, İlçe Seçim Kurullarının karşısına da kaymakamlıkları koymuş ve paralel bir yapı oluşturmuşlar.” şeklinde basın açıklamasına devam eden Erkek, “Çünkü kendisi bu paralel yapıları çok iyi bilen biri geçmişte de. Ama biz İçişleri Bakanlığının bürokrasisini, memurlarını, kamu görevlilerini de buradan uyarıyoruz. Bu kanunsuz emir ve talimatlara uymayın, bu suçlara ortak olmayın. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde seçim sonuçlarını takip etmeye, sandık sonuç tutanaklarını takip etmeye, İlçe Seçim Kurullarında birleştirme tutanaklarını takip etmeye yetkili tek organ YSK ve siyasi partilerdir. İlçe Seçim Kurulu, İl Seçim Kurulu, YSK. Başka hiçbir idare, başka hiçbir organ bu sandık sonuç tutanaklarını, birleştirme tutanaklarına, o torbalara, oy torbalarına dokunamaz. Sandık kurulu başkanları gerekli görürse polisin refakatini ister. Gerekli görürse. Bunu asla ve asla unutmayacağız.” Diyerek açıklamasına devam etti.
 
“Batı'nın siyasi darbesi olacak”
“Yasalar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya böyle bir görev mi veriyor? Hayır. Görevini kötüye kullanan bir İçişleri Bakanıyla karşı karşıyayız. YSK’da yüksek sesle kendisi dışında hiçbir kurulun, hiçbir organın bu şekilde seçimlere müdahale edemeyeceğini yüksek sesle ve güçlü bir iradeyle ortaya koymalı.” Diyerek basın açıklamasına devam eden Erkek, “Evet, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimde “Batı'nın siyasi darbesi olacak” demişti. Gerçekten artık akıllarını kaybetmişler. 14 Mayıs’ta seçim tarihini biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Erdoğan aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek imzayla aldığı erken seçim kararıyla 14 Mayıs’a gidiyoruz ve tabi ki, bu milli iradeye de büyük bir güvensizlik ve saygısızlık. Her zaman olduğu gibi milli irade üstün olacaktır. Milli iradenin halkın iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur. Ama şunu da hatırlatmak isteriz. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün finansörü dedikleri Birleşik Arap Emirliklerine de nasıl koşa koşa sonra gittiklerini çok iyi biliyoruz.” dedi.
 
“Kaybedeceğiniz zaman darbe mi yapmayı planlıyorsunuz?”
Basın açıklamasında “Yine sarayda bir danışman 14 Mayıs’ta muhalefetin seçimi kazanması Türkiye’nin bağımsızlığına darbe olur dedi. Sarayın duvarları arasında korku o kadar büyümüş ki, maalesef böyle akıldışı ve demokrasiye darbe niteliğinde açıklamalar yapabiliyorlar. İşte gerçek beka sorunu budur.” Şeklinde konulara değinen Muharrem Erkek, “İçişleri Bakanlığı, YSK'ya paralel bir seçim takip sistemini niçin oluşturuyor? Kaybedeceğiniz zaman darbe mi yapmayı planlıyorsunuz? Demokrasiye, milli iradeye darbe mi gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz? İşte maalesef böyle bakanların, böyle bir yönetim anlayışının bu ülkede egemen olması, bu derece partizanlık ve böylesine bir parti devletini inşa etmek gerçek bir beka sorunudur.” ifadelerini kullandı.
 
“Borç alan emir alır”
“Borç alan emir alır demişti Erdoğan. Her gün borç alıyorlar. Türkiye maalesef dünyada en yüksek faizle ve dolar üzerinden borçlanan ülke. İşte gerçek beka sorunu budur.” Şeklinde açıklamalarda bulunan Erkek, “Gerçek beka sorunu Türkiye’nin her gün 73 milyon dolar faiz ödemesidir. Gerçek beka sorunu 21 yılda bu iktidarın toplam 537.6 milyar dolar faiz ödemesidir. Türkiye’nin bütçesini tefecilere, faiz lobilerine teslim etmesidir. Dünyada en yüksek enflasyona sahip olmak ve yoksulluğu, yolsuzluğu büyütmektir gerçek beka sorunu. Ama bu adaletsiz düzeni hep birlikte 14 Mayıs’tan sonra değiştireceğiz.” Diyerek açıklamasına devam etti.
 
“Güçlendirilmiş parlamenter sistemde tabi böyle şeyler asla yaşanmayacak.”
“Siyasi ahlaklarını da yitirmişler. Sayın Süleyman Soylu, sen bir kere kendin bir siyasi partiden milletvekili adayısın. Sen kendin bir adaysın. Sen, bakanlık koltuğundan aldığın güçle İçişleri Bakanlığı bünyesinde nasıl böyle bir paralel seçim takip sistemi kurabilirsin? Bu yasal yetkiyi, bu görevi nereden alıyorsun? Hangi güçler seni yönlendiriyor?” şeklinde sorular soran CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “İşte hep sorun sistemde diyoruz ya bir İçişleri Bakanının, bir Adalet Bakanının, bir Ulaştırma Bakanının, tüm bakanların bakanlık koltuklarını bırakmadan bir siyasi partiden milletvekili adayı olmaları, ancak böyle ucube bir sistemde gerçekleşebilir. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde tabi böyle şeyler asla yaşanmayacak.” Diyerek açıklamasına şöyle son verdi:
“Değerli basın mensupları, Genel Başkanımızın her zaman vurguladığı gibi bu memlekete adaleti ya getireceğiz ya getireceğiz. Bizim en çılgın projemiz, adalettir. Çünkü adalete çok ihtiyacımız var. Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz. Adaletin olmadığı yerde aş, iş, ekmek olmaz. Onun için yüksek sesle her yerde hak, hukuk, adalet diyoruz. Böyle büyük bir partizanlığı, böyle bir parti devleti yönetimini Türkiye kesinlikle ve kesinlikle hak etmiyor. Onun için 14 Mayıs’ta bu seçim ilk turda bitmeli ve Türkiye kazanmalı. 85 milyon kazanmalı. Milyonlarla, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan milyonlarla birlikte bu adaletsiz düzen bu ucube sistem değişmeli. Çok teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum…”