Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın (GMKA) hibe desteği sağladığı HY SouthMarmara ve Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu Projeleri imza töreninde, “Bu projeler; Türkiye’ye hidrojende lig atlatacak. Yeşil hidrojen atılımıyla ülkemiz hidrojen ihracatçısı bir ülke haline gelecek” dedi.
 
Teknofest İstanbul’da gerçekleşen imza törenine Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Güç, proje ve konsorsiyum ortakları ile davetliler katıldı.
Törende Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Güç birer konuşma yaptılar.
 
"Sadece bunların karılması ve ortaya bir helva çıkması gerekiyordu"
Törende konuşan Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Güç, "Bugün bizler için çok değerli ve anlamlı bir gün oldu. Türkiye'nin ilk hidrojen vadisi HY SouthMarmara'yı kuracak Ufuk Avrupa Projesi'nin ve Türkiye'nin hidrojen teknolojisi alanında yerlilik kapasitesini geliştirecek olan Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu'nun Güdümlü Projesi’nin sözleşme imza törenlerini birlikte gerçekleştirmiş olacağız. Ajansımız faaliyet alanı itibariyle Güney Marmara olarak geçen ve Çanakkale ve Balıkesir illerinden oluşan bölgemiz olmakla birlikte bu proje ve bu temel üzerinde coğrafi olarak yakınsadığı ve potansiyeli birlikte ele aldığı için Bursa ilimizde sahil edecek şekilde bir konsepte bu iki projeyi geliştirdi. Burada tabi aslında hedeflediğimiz şey orada mevcuttu. Çok klasik bir tabir olacak belki ama un, su, şeker, hepsi oradaydı. Sadece bunların karılması ve ortaya bir helva çıkması gerekiyordu. İşte burada aslında bizim tüm paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz şey bu olmuş oldu. Burada özellikle her iki projenin hayata geçmesinde tüm paydaşlarımız olmakla birlikte başta bize bu vizyonu çizen, bu vizyonu ortaya koyan ve bu projeleri mümkün kılan ve bugünde bizlere teşrif edip aramızda sözleşme töreninde dahil olan Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank'a ben son şükranlarımı, teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Burada özellikle kalkınma ajanslarımızla iki bölgede Bursa, Eskişehir, Bilecik ve Güney Marmara Ajanslarıyla aslında biz kalkınma ajanslarımızın sadece bir hibe verek kurum değil, farklı temalarda işbirlikleri geliştiren kurum olduğunun da bir örneğini ortaya koymuş olduk. Yine aynı şekilde bize bu süreçte sonuna kadar destek olan ve bizi cesaretlendiren Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğümüze ve yine Ufuk Avrupa sürecinde özellikle sonsuz desteğini yanımızda hissettiğimiz TÜBİTAK'ımıza ve tüm bu projelerimizde ortaklarımız ve konsorsiyumda partnerlerimiz olan tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Güçlerimizin birleşiminden doğan bu süreç bu sinerji daim olması dileğiyle diliyorum" dedi.
 
"İş yapma modeli anlamında da çok kıymetli bir potansiyel"
GMK Ajansı Genel Sekreteri Abdullah Güç’ün konuşmasının ardından TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal konuşmasında, “Bütün ülkelerin gündeminde iklim değişikliği ve onunla bağlantılı süreçlerin olduğunu vurgulayarak, gelecek 10 yıl boyunca da küresel boyuttaki risklerin iklim değişikliği ile ilgili olacağını belirtti. Mandal, “İklim değişikliğinin oluşturduğu güçlüklere karşı yenilikçi çözüm yöntemlerine olan ihtiyaç artıyor. Sorunun karmaşıklığı dikkate alındığı zaman geçmişteki yöntemlerden daha farklı olarak bir takım çözüm yöntemlerine ihtiyaç var. Bugün imzalanan 2 protokol de esasında sadece Türkiye’nin yeşil enerji, yeşil kalkınma konusundaki girişimi değil, aynı zamanda birlikte iş yapma modeli anlamında da çok kıymetli bir potansiyel" dedi.
Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu Yeşil Hidrojen Üretim Tesisi Projesi hakkında açıklamalarda bulunan Mandal, "Projede Türkiye’nin ilk yeşil hidrojen üretim teknolojisinin saha uygulamasını hayata geçirmek üzere 30 kW gücünde PEM tipi elektrolizör geliştirilmesi, üretilen yeşil hidrojenin depolanması ve Bandırma Enerji Üssü’nde kullanılması amaçlanmıştır. Böylece ülkemizin en yüksek kapasiteli ilk yerli PEM elektrolizör sisteminin tasarımı, imalatı, montajı ve kurulumu yapılarak 5 Nm3/saat kapasiteli yeşil hidrojen üretim sisteminin saha uygulaması gerçekleştirilecektir. Böylece, Enerjisa Doğalgaz Güç Santrali’nde kurulumu gerçekleştirilecek ve ülkemiz için örnek bir uygulama hayata geçirilecektir” şeklinde konuştu.
South Marmara Hydrogen Shore HY SouthMarmara Hidrojen Vadisi Projesi hakkında bilgi veren Mandal, yenilenebilir enerjiden elde edilen elektrik kullanılarak yıllık 500 ton yeşil hidrojen üretimi, taşınması, depolanması ile birlikte sanayide ve acil uygulamalara yönelik güç üretimi amaçlı kullanımının demonstrasyonunun yapılmasının amaçlandığını söyledi.
Üniversite, kamu ve sanayinin bir araya geldiğini anlatan Mandal, “Aynı zamanda proje Ufuk Avrupa boyutunda Avrupa çerçeve programları tarihindeki en yüksek bütçeli proje olma özelliği de taşıyor” diye konuşarak projenin Avrupa Komisyonu nezdinde önemini ifade ederek, “Yani gelecek açısından da normalde kendilerinin başlatmış olduğu 26 tane hidrojen vadisi projesi vardı. Ama Ukrayna Rusya savaşı da dikkate alındıktan sonra Avrupa Komisyonu alanını genişleterek Ufuk Avrupa programına bunu dahil ederek yeni vadi oluşturulması konusunu gündeme getirdi. Bu kapsamda ilk aşamada 9 tane desteklendi. O 9 taneden bir tanesi Türkiye’de. Dolayısıyla Güney Marmara Hidrojen Vadisi olarak ifade edeceğimiz ve burada da belki başlangıç için elektroliz yolu temin edeceğimiz bu bölge yüksek enerji tüketen firmalar açısından da direkt uygulama noktası olacak. TÜBİTAK’ın da öncelikli gündeminde yer alan bir başlık yeşil dönüşüm, yeşil kalkınma ve yeşil hidrojen. 2 projeyi esasında eş zamanlı düşündüğümüz zaman uçtan uça diyebiliriz. En temel araştırmadan son ürüne kullanıcıya gidene kadar tüm süreci kapsadığı için ben bunu çok kıymetli buluyorum.” diye konuştu.
 
“Hidrojene ihtiyacımız var”
Son olarak söz alan Bakan Varank, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak stratejik öneme sahip hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi konusunda adımlar attıklarını belirterek, "Bunların ilki Hidrojen Vadisi Projesi. Hidrojen vadisi, hidrojenin üretildiği, depolandığı, tüketildiği, firmalarımızın hidrojeni hem üretip hem kullandığı bir kümelenme. Hidrojen birçok endüstriyel uygulama için alternatif bir enerji kaynağı. Kimya endüstrisinde ve diğer birçok üretim sürecinde kullanılıyor. Örneğin, gübre ve ilacın hammaddesi olan amonyağın üretiminde hidrojene ihtiyacımız var. Petrol rafinerilerinde hidrojen, yakıt kalitesini artırmak ve kirleticileri azaltmak için kullanılıyor” dedi.
 
“Çin, 2035 yılına kadar 1 milyon araca ulaşmak istiyor.”
Dünyadan örnekler paylaşan Bakan Varank, “Japonya'da hükümet 2030'a kadar 800 bin hidrojen yakıtlı aracın piyasada olmasını hedefliyor. Çin, 2035 yılına kadar 1 milyon araca ulaşmak istiyor. BMW hidrojen yakıtlı araçlarını yakın bir zamanda yollarda test edeceğini kamuoyuna ilan etti. Hidrojenin kullanılması hususunda çalışmalar tüm dünyada tam gaz devam ediyor. Diğer taraftan özellikle son yıllarda temiz enerji olması sebebiyle hidrojen üretimi giderek önem kazanıyor. Bildiğiniz gibi Türkiye olarak 2053 yılında net sıfır emisyon hedefi koyduk. Bu doğrultuda 2030 senesine kadar olan emisyon azaltma hedefimizi de iki katına çıkardık. Karbon emisyonlarının azaltılmasına ve küresel ısınmaya sebep olan diğer sera gazlarına yönelik çalışmalarımız süratle devam ediyor. İşte beş yıl sürecek Hidrojen Vadisi Projesi'yle hidrojen üretiminde yeni bir sayfa açıyoruz" dedi.
 
“Türkiye'nin önemli kurum ve kuruluşları bu projede yer alıyor.”
Bakan Varank, “Güney Marmara Kalkınma Ajansı'nın koordinatörlüğünde Türkiye'nin önemli kurum ve kuruluşları bu projede yer alıyor. Hidrojen ekonomisinin gelişimini destekleyecek bu projenin bütçesi 36,8 milyon avro. Proje kapsamında şimdiye kadar Avrupa'dan tek seferde en büyük hibe olan 7,5 milyon avroyu da ülkemize kazandırmış olduk. Proje tamamlandığında endüstride fosil yakıt kullanımı azalacak. Sanayinin bir bölümü pilot ölçekli de olsa karbondan arındırılmış olacak. Güney Marmara Bölgesi halihazırda Türkiye'nin toplam elektrik üretiminin yüzde 13'ünü sağlıyor. 3 GW kapasiteye yaklaşan yenilenebilir enerji kurulu gücüyle ülkemizin lideri. İnşallah bu proje ile bölgede hidrojen ekonomisi yeşerecek” diyerek şöyle devam etti:
“Balıkesir'de EnerjiSa'nın sahasında üretilecek yıllık minimum 500 ton yeşil hidrojen, Linde Gaz tarafından taşınacak. Hidrojen Peroksit, Kale Seramik, Şişecam ve Eti Maden'in tesislerinde kullanılacak. Proje ile sadece yeşil hidrojen üretimine değil türevlerinin üretimine de odaklanıyoruz. Bu kapsamda yurtdışına bağımlı olduğumuz metanol ve amonyak da yeşil yöntemlerle üretilecek. Biz bu projeyi ülkemiz için büyük bir şans olarak görüyoruz. Hedefimiz hidrojeni sadece ithal teknoloji ile üretmek değil. Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu projesi ile hidrojen üretiminde kullanılan elektrolizör teknolojisini de yerli ve milli imkânlarla geliştireceğiz. Böylelikle Türkiye'nin en yüksek kapasiteli yerli yeşil hidrojen tesisinin Bandırma'da kurulmasını hedefliyoruz. Bu iki proje Türkiye'ye hidrojende lig atlatacak. Başlattığımız yeşil hidrojen atılımıyla ülkemiz hidrojen ihracatçısı bir ülke haline gelecek."
Tüm bu konuşmaların ardından Güney Marmara Bölgesinde Türkiye’nin En Büyük Kapasiteli İlk Yerli Yeşil Hidrojen Tesisinin kurulacağı HY SouthMarmara ve Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu projelerinin sözleşmelerine imzalar atıldı.
Program, günün anısına toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
 
Hidrojen Projeleri
Türkiye’nin ilk hidrojen vadisi olma özelliği taşıyacak olan ve Ufuk Avrupa Programı kapsamında desteklenen HY SouthMarmara Projesi aynı zamanda AB çerçeve programları tarihinde alınan en yüksek hibe olarak bir ilke daha imza attı. Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Platformu projesi kapsamında da Türkiye’nin en büyük kapasiteli ilk yerli yeşil hidrojen tesisinin Bandırma Enerji Üssü’nde kurulması hedefleniyor. Her iki proje de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü altında çalışmalarını yürüten Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirilecek. Akademiden ve sanayiden bir çok önemli paydaşın yer aldığı HY South Marmara ve Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Projelerinde; Güney Marmara Kalkınma Ajansı, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Türk-Alman Üniversitesi, ASPİLSAN Enerji, Enerjisa, Eti Maden, Hidrojen Peroksit Sanayi, Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik Sanayi A.Ş., Linde Gaz A.Ş., Şişecam, Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) ve PwC yer alıyor.