Depremlerin ardından 6 bin 40 artçı deprem meydana geldi. Deprem felaketinden sağ kurtulanlar içinde barınma, ısınma, sıcak yemek, hijyen ve ihtiyaç malzemeleri sorunlarının çözümü için tüm Türkiye seferber oldu. Deprem felaketinin neden olduğu can kayıpları artmaya devam ediyor. Deprem felaketinde can kaybı 44 bine yaklaştı. 50 bini aşkın binanın hasar gördüğü,  şuana kadar 43 bin 556 vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve 80 bini aşan yaralı sayısına ulaştı.

“PROFESÖRLER ANLATTI, BİRDE BEN ANLATAYIM”
2018 genel seçimlerinde AK Parti Çanakkale 4. Sıra Milletvekili adayı Fırat Akgün sosyal medya hesabından değerlendirdi. Jeoloji Mühendisliği yapan Akgün Kahreden Acı tablonun nedenlerini kendine göre yorumladı. Akgün “Deprem Üzerine” başlıklı paylaşımında “asıl söylenmesi gerekeni söyleyeyim” dedi. Akgün paylaşımında “Jeoloji- jeofizik bölümleri için söylüyorum. Mezun ettiğiniz mühendisler  zemin emniyet gerilmesi nedir? Taşıma gücü nasıl hesaplanır bilmeden mezun oluyor! Sıvılaşma tehlikesi diyorsun duymuş ama ne yapacak bilmiyor” dedi. Jeoloji Mühendisi Akgün sosyal medya  paylaşımında “Şimdi Ülkenin gündemi deprem. Her aksam farklı televizyonlarda farklı jeoloji-jeofizik profesörleri izliyoruz. Kimisi çok ünlü, kimisini ilk kez görüyoruz. Hepsi de diyor ki biz defalarca uyardık. Falanca yerde deprem olacak filanca yerde deprem olacak bizi dinlemediler. Şuradan fay geçiyor, buradaki fay kırılacak, orası bilmem ne olacak gibi cümleler. Vay be ne büyük bilim adamları. Bizim insanımız da hepsini ayakta alkışlıyor. Bakin arkadaşlar bende bir jeoloji mühendisiyim. Bugün Google girin MTA’ nin da ( maden teknik arama) Kandillinin’ de  AFAD’in da sitelerinde fay haritaları var. Nerden fay geçiyor. Bu fay kaç Şiddetinde deprem Üretecek potansiyelde hepsi yazıyor. Bırakın Profesör olmayı, mühendis olmanıza bile gerek yok. Okuma yazmanız varsa azcık bilgisayar kullanmayı biliyorsanız aktif fay bilgilerine ulaşmanız hiç zor değil. Bir yerde aktif fay varsa orası er ya da geç kırılacak ve deprem olacak. Olan depremde çevre illeri etkileyecek. Peki bu adamlar kime ne anlatıyor günlerdir? Anlattıklarının bize faydası ne? Ben onların söylemediklerini ama asil söylenmesi gerekenleri söyleyeceğim.” ifadelerine yer verdi.

“ÜNİVERSİTELERDE ADAM GİBİ ZEMİNCİLER YETİSTİRİLMİYOR!”
Akgün, deprem değerlendirme paylaşımındaki yazısının devamında çok önemli bir noktaya vurgu yaptı. Jeoloji- jeofizik bölümlerinden mezun olan mühendislerin meslek için yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, emniyet gerilmesi, taşıma gücü hesaplarının nasıl hesaplayacaklarını bilmeden mezun olduklarını ifade ederek neden bu durumun yaşandığının nedenlerini açıkladı Akgün yazısının bu bölümünde “Acilen adam gibi zeminciler yetiştirin!, Çünkü üniversitelerde adam gibi zeminciler yetiştirilmiyor!. İnşaatta kısmen iyiyiz! Jeoloji- jeofizik bölümleri için söylüyorum. Mezun ettiğiniz mühendisler  zemin emniyet gerilmesi nedir? Taşıma gücü nasıl hesaplanır  bilmeden mezun oluyor! Sıvılaşma tehlikesi diyorsun duymuş ama ne yapacak bilmiyor. En gerekli derslerin yani  öğrencinizi mühendis yapacak derslerin saatleri çok az. Çünkü hocaların çoğu da bu dersleri bilmiyor. Uzmanlık alanları bu değil. Her branştan hocaya ders saati verebilmek ve onların para kazanmasını sağlamak için müfredatlar saçma sapan derslerle doldurulmuş durumda!.  Ameliyat yapacak doktora tip eğitiminden çok sanat tarihi öğretirseniz sonuç ne olur düşünün... Üniversite ilkokul değildir, hepsinden birazcık Öğreteyim ile bu is olmaz!. Ya da TıP Fakültesindeki gibi zemin çalışacak öğrencileri uzmanlaştırın. Eğer Binalar yıkılsın istemiyorsak Bu işin ilk adimi üniversitelerdeki müfredatları ve eğitim sistemini yeniden düzenleyin!” ifadelerine yer verdi.

“EĞER BİNALAR YIKILSIN İSTEMİYORSAK YÖNETMELİKLERİ YENİDEN DÜZENLEYİN”
Akgün değerlendirmesinde çok önemli bir başka konuyu da açıklayarak “Dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde, Nerenin imara açılacağını, nereye kaç katli bina yapılacağına belediye meclisindeki avukat, esnaf, doktor el kaldırarak karar vermez! Bir yer imara açılacaksa ve kaç kat bina yapılacaksa  buna yerbilimciler karar verir buna göre uygulama yapılır” dedi.  Akgün açıklamasının bu bölümünde de şu cümlelere yer  verdi. “Kitabin ortasından konuşuyorum. Yazdıklarımı beğenin ya da beğenmeyin. Konu çok basit!. Bina çürükse yıkılır. Depreme bile gerek yok. Kendiliğinden de yıkılır. Taşıyıcı elemanlara müdahale ettiyseniz (Mesela kolon kestiyseniz) bina yıkılır. Kendiliğinden yıkılmamışsa depremde mutlaka yıkılır. Bina sağlamsa da YIKILABİLİR! Neden?  Çok teknik terimler kullanmadan açıklamaya Çalışayım, Ne kadar sağlam bina yaparsanız yapın bina ve zeminin arasındaki ilişkiyi kuramadıysanız, Zemin problemlerini yok saydıysanız, Zemine uygun bina yapmadıysanız, 3 kat yapılması gereken yere 5 kat yaptıysanız o bina YİKİLABİLİR... Eğer binalar yıkılsın istemiyorsak bu işin ikinci adimi yönetmelikleri yeniden düzenleyin!. Sadece binadan karot almakla bina sağlam demekle olmaz acaba zeminde sağlam mi ?. Zayıf zeminlerdeki sağlam binaların yıkılma tehlikesini göz önüne bile almıyoruz. Dünyanın gelişmiş hiçbir ülkesinde, Nerenin imara açılacağını, nereye kaç katli bina yapılacağına belediye meclisindeki avukat, esnaf, doktor el kaldırarak karar vermez! Bir yer imara açılacaksa ve kaç kat bina yapılacaksa  buna yerbilimciler karar verir buna göre uygulama yapılır.”
“BİNADA ÖLDÜRMEZ DEPREMDE, SADECE HERKES İŞİNİ DOĞRU VE EKSİKSİZ YAPSIN”
Akgün paylaşımın sonunda şu önemli cümlelere yer vererek değerlendirmesini noktaladı. “Eğer binalar yıkılsın insanlar ölsün istemiyorsak. Bu isin 3. Adimi  acilen Kontrol-denetleme mekanizmalarını kusursuz bir şekilde isleyecek hale getirin!. Her önüne gelene inşaat yaptırmayın!. Aslında yazacak çok şey var ama uzun uzun yazdıkça çoğumuz okumayacak bile.  Evimin altından fay geçiyor mu? diye sormayı bırakın! Size 300 km mesafedeki bir fayda oluşacak depremde de eviniz yıkabilir! DEPREM ÖLDÜRMEZ BİNA ÖLDÜRÜR klişesini bırakın artık. Depremde öldürmez, bina da öldürmez! Yeter ki her kişi ve her kurum işini doğru ve eksiksiz yapsın!”

Ogün İnal