Açılış konuşmasının ardından gündem maddeleri konuşulurken söz alan Başkan Arslan, “Kepez her geçen gün büyüyor ve o büyüyen Kepez ile birlikte ihtiyaçlar, talepler de büyüyor.” diye söze başlayıp şöyle devam etti; “Tabi bazı kesimler anlamamakta ısrar ediyor. Ve dikkat edin ben her meclis toplantılarında, her canlı yayınlarda, röportajlarda göreve geldiğimiz günden beri Kepez’in ne kadar büyüdüğünü anlatıyorum. Bunu anlamamakta ve bunu bir şekilde kamu oyuna kirleterek bilgi kirliliği yaparak polemik yaratmaya çalışıyorlar. Geldiğimizde Kepez’in su abonesi 11 bindi. 11 Hanemiz vardı. Bugün geldiğimiz nokta 20 bin iki yüz. Hatta hafta başında yaptığımız toplantıda 20 bin 198’di. Belki bu gün itibari ile 20 bin iki yüzü de geçmiş olabilir. Bu ne demek biliyor musunuz? 9 Bin hane gelmiş Kepez’e. 2 nüfustan onsekiz, üç nüfustan 27 bin nüfus yapar. Yani yaklaşık 25 bin civarında bir nüfus bizim göreve geldiğimiz süreç içinde Kepez’e bu hemşerilerimiz taşınmışlar. Düşünebiliyor musunuz? Bir Ayvacık, bir Ezine iki tane ilçe kadar Kepez bu süreçte büyümüş. Vay efendim bu kadar personel alınırmış mı? Bunun bir hesabı var, bunun bir matematiği var. Yeter artık bununla ilgili bilgi kirliliğine. Biz zaten gerekli bilgileri, belgeleri Valiliğe teslim ediyoruz. Ve bunu niye ısrarla…” dedi.
 
“BİROL ARSLAN YARGILANACAKMIŞ!”
 
“Efendim Birol Arslan yargılanacakmış. Bakın! Ey kirli zihniyet! Birol Arslan yargılanacaksa ‘Ekmek vermekten yargılansın!’… Birol Arslan yargılanacaksa ‘İşçi alıp bu kente hizmet etmekten yargılansın!’ Bu benim için onurdur onur!” diyerek sözlerine devam eden Birol Arslan, “Ben imar yolsuzluğundan yargılanmıyorum, ben sahil boyunda halka ait mülkleri bedavaya peşkeş çekmekten yargılanmıyorum, hala dosyaları devam ediyor… Daha ağır söyleyeceğim ama onu zamanı gelince söylerim… Ben başka konularda da, yüz kızartıcı konularda da yargılanmıyorum. Birol Arslan, neymiş efendim, ‘Çok işçi çalıştırmış yargılanacakmış!’ Yapma ya! Anlatıyoruz, ‘Kepez geldiğimizden bu yana iki tane ilçe kadar büyüdü’ diyoruz, tabi ki büyüyen Kepez’in ham su sorunu olacak, arıtılmış su sorunu olacak, çevre sorunu olacak, çöp sorunu olacak… Alanlar genişledi… Bizde temizlik işlerinde 7 kişi çalışıyordu, bugün 35 kişi çalışıyor. Geldiğimizde park bahçelerde 4 kişi çalışıyordu bugün 35 kişi çalışıyor. Evet bugün Kepez temiz ise, bugün Kepez düzenliyse, yeşilse, tertemizse bu ekmek verdiğimiz emekçi kardeşlerimin sayesinde… Beni eleştirmeniz gereken konu ‘Başkan! Daha fazla personel niye almıyorsun?’ ‘Başkan! Daha çok ekmek niye vermiyorsun?’ demeniz lazımken, Efendim, ‘Başkan fazla personel çalıştırıyormuş…’ Bunun bir hesabı var, İnsan kaynakları, Mali hizmetler, attığımız her adımda sağ olsun, teşekkür ederim bürokrat kardeşlerimiz beni zaten ikaz ediyor, uyarıyor. Ve ben, göreve geldiğim günden itibaren bir tane usulsüz ve yanlış işin altına imza atmadım. Veremeyecek hiçbir hesabım da yok. Bu da böyle biline.” diyerek sözlerine devam etti.
“Eğer bununla ilgili zaten hakkımızda verilen devlet ciddiyetine uymayan dilekçelere, her hafta 5 tane, 6 taneyi soruşturma açılıyor. Onunla ilgili de açıldı. Verdik, onunla ilgili de verdik. Yok yani, yapılan bir usulsüzlük yok…” diyerek birilerine gönderme yaptı.
 
“KEPEZ BELEDİYESİ’NİN MEMUR VE İŞÇİLERİ 2022 YILINDA YÜZDE 75 ZAM ALMIŞTIR.”
 
Sözlerine, “Ayrıca arkadaşlar siz biliyor musunuz bu 2022 yılında personelimize sadece biz değil, bu yüksek enflasyonda bütün belediyeler şu anda yüzde 40’ı geçmeyen belediye var mı acaba Türkiye’de? Var mı ona bakmak lazım.” Şeklinde devam ederek şunları söyledi; “Çünkü sene başında devlet memura ve emekliye yüzde 43 civarında zam verdi. Memura o kadar zam verdi, işçi kardeşlerimizle de ocak ayında oturduk… Ne yapmalıydık yani? Memur yüzde 43 zam alırken biz onlara yüzde 30 mu vermeliydik? Olur mu? Ezdirir miyiz çalışanlarımızı, emekçilerimizi? Halkımıza hizmet eden kardeşlerimizi tuttuk memura devlet ne zam verdiyse biz de aynı zammı işçi kardeşlerimize verdik. E döndü devlet temmuz ayında tekrar emekliye, memura ilave zam vermedi mi? Ne verdi? Yüzde 33 zam verdi. Aynı şartlarda aslında vermeyebilirdik. Çünkü işçilerle yılda bir kere sözleşme yapıyoruz. Ocak ayında yapmış olduğumuz sözleşme 12 aylıktı. Ama devlet memur kardeşlerimize yüzde 32’lik ek bir zam vermiş. E ben de bir Başkan olarak onların da bir temsilcisi olarak o işçi kardeşlerimizi enflasyona ezdiremezdik. Çıktık işçi kardeşlerimize ek protokol yaptık, Helal olsun! Helal olsun! Yüzde 32 zammı da onlara verdik. Toplamda Kepez Belediyesi’nin memur ve işçileri 2022 yılında yüzde 75 zam almıştır. Ve bu bölgede en iyi şartlarda maaş alan, en iyi şartlarda hakarete uğramadan, hor görülmeden, insan onuruna yakışır şekilde çalışan personellerimiz var. Çıksın desinler ki ‘Başkan bize haksızlık ediyor. Desinler ki çıksın basın toplantısı yapsınlar. Gitsin size ihbar etmeye devam etsin. Desin ki; ‘Birol Arslan bizim hakkımızı yedi…” Hiç kimsenin hakkını yemedim. Ne çalışanımızın, ne esnafımızın, ne hakkımızın…”
 
“BEN SEÇİM ZAMANINDA İKİ ELİN ON PARMAĞI KADAR BİLE İŞ SÖZÜ VERMEDİM.”
 
“Bu koltuk ömrümün sonuna kadar tahsis değil. Elbetteki günüm bitecek ve bittikten sonra Kepez Meydanına gidip yine dostlarımla, arkadaşlarımla, hemşerilerimle çay içeceğim, 81 kağıt oynamaya devam edeceğim.” Diyerek sözlerine devam etti: “Çıkamayanlar, o masalarında oturduğu zamanlar insanlardan saygı duymadığı zamanlara ben düşmek istemiyorum. O yüzden kimsenin hakkını yiyemem. Hiç kimse de Allah bana yanlış bir işin altına imza atmayı nasip etmesin, bilerek asla yanlış bir şey yapmam, doğduğum toprağa Belediye başkanı olmuşum bunun zenginliğini ve onurunu yaşıyorum ama bu kadar da kamuoyunu yanlış yönlendirip bilgi kirliliği ilke yalan yanlış açıklamalarıyla kandırmalarına da müsaade etmem. Bunun sağlamasını sandık verir. Sandıkta hakikaten halkım beni sandığa gömüyorsa sizler haklısınız o zaman. Boş boş konuşmaya devam edin. Ama sandıkta ben bu güne kadar yenilmedim. Bugün de halktaki, toplumdaki karşılığımı biliyorum. Bu kadar da açık ve net. Gelsin desin ki vatandaş, ‘Birol Arslan bana şu sözü verdi de yerine getirmedi.’ ‘Yok efendim seçim zamanında ben herkese iş sözü vermişim.’ Ben seçim zamanında iki elin on parmağı kadar bile iş sözü vermedim. Ama bugün onlarca kişiyi Kepez Belediyesi’nin bünyesine arkadaşlarımızla birlikte katmaktan ve onlara ekmek vermekten de kendim ve arkadaşlarım adına hepimiz adına onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Deyin ki ‘Başkan aslında eksik personelle çalışıyorsun, iki tane daha arkadaşa ekmek ver’ demeniz ve beni o noktada eleştirmeniz gerekirken ‘Vay efendim Kepez Belediyesi’nde çok…’ Biz geldik Halk Kafe açtık, halka 1 TL’ye çay içirdik, Halk Kafe’de kaç kişi çalışıyor biliyor musunuz? Halk Kafe var mıydı bizden önce? Halk Bahçesi açtık. Halka ucuz hizmet veriyoruz. Halka en ucuz düğün hizmeti vermeye devam edeceğiz. Kaç kişi çalışıyor? Bizden önce var mıydı? Evet aldık arkadaşlar, Halk Kafe’ye de personel aldık, Halk Bahçesi’ne de personel aldık, onların stoklarını tutacak arkada muhasebeye de personel aldık, elbette ki temizlik işlerine de, park bahçelere de, destek hizmetlerine de, fen işlerine de personel aldık. Kütüphane açtık. Kütüphaneye Edebiyat öğretmeni, tarih öğretmeni, coğrafya öğretmeni aldık. Halk masasına halkı karşılayan halkına hizmet eden personeller aldık. Bununla da gurur duyuyorum kendimle.”
 
“KİMLER CEZAEVİNE HANGİ TAAHHÜTLER KARŞILIĞINDA GİRDİĞİNİ BÜTÜN KEPEZ BİLİYOR.”
 
“Yargılanacaksam, ekmek vermekten yargılanacağım. Başkaları gibi yüz kızartıcı suçlardan yargılanmayacağım. Yarın daha da canımı sıkmasınlar vallahi basın toplantısında hangi konular yüz kızartıcı kamuoyuna ‘çat’ diye koyarım ortaya. Kimler cezaevine hangi taahhütler karşılığında girdiğini bütün Kepez biliyor. Haydi desinler ki ‘Birol Arslan şurada bir yanlış yaptı!’ Ama ben onların o kadar çok yanlışlarını konuşurum ki kamuoyuna, bunların hepsi meclis tutanaklarına geçiyor. Beni daha fazla konuşturmasınlar. Ben belediyenin meydandaki o belediye hizmet binasını yüzde kaçla liraya verildiğini hepimiz biliyoruz arkadaşlar. Orada sahildeki mülklerin yerlerini ihale süreleri bitmeden 6 ay önce karşılıklı nasıl 8 ay önce sözleşmeleri fesh edip de yine aynı kişilere adrese teslim ihalelerin verildiğini biliyoruz. Hamidiye’de hangi sitelerde ne yolsuzluklar yapıldığını hepsini biliyoruz. Gelsin bu kentin belediyesine müfettiş geliyormuş. Gelsin buyursun hoş gelsin, Birol Arslan’ın veremeyeceği hiçbir hesabı yok. Eğer Birol Arslan fazla işçi çalıştırmaktan bedel ödeyecekse bu gururdur. Şu anda bu yüksek enflasyonda Türkiye’de bütün belediyeler personellerine vermiş olduğu, çünkü asgari ücret arttı, memura gelen zamlar arttı, şu anda zaten yüzde 40’ı geçmeyen belediye yoktur. Kanun ne diyor? ‘Yüzde kırk personel bütçesini geçtikten sonra, personel alamazsın’ diyor. Bizde yüzde 40 personel geçtikten sonra hiçbir arkadaşımızı işe almadık.
 
“TÜRKİYE’NİN TERTEMİZ İLK 25 BELEDİYESİNİN İÇİNDE KEPEZ BELEDİYESİ VAR.”
 
Sözlerinin son kısmında Birol Arslan; “Biz yasalara kanunlara riayet eden tertemiz belediyeyiz. Ve ben iddia ediyorum, Türkiye’nin tertemiz ilk 25 belediyesinin içinde Kepez Belediyesi var. Bunu gururla söyleyebilirim. Bu tabi ki habire ‘sen ben bizim oğlan’ çıkıp açıklama yapıyorlar. Bu açıklamalar doğru olsun, vallahi de billahi de çıkar kamuoyundan özür dilerim. Yalan! Hep bilgi kirliliği! Çamur at izi kalsın anlayışı! Yok kardeşim, Birol Arslan’ın üzerine kimse çamur yapıştıramaz. Bu kadar da net. Hiçbir yere de gitmiyorum, buradayım, bir dönem daha buradayım. Bunun sağlamasını da sandıkta hesaplaşırız arkadaşlar. Hem de sizi sandığı öyle bir gömeceğim ki sizi öyle bir gömeceğim ki sandığa, bir daha böyle kamuoyuna toplum içine çıkamayacaksınız.” dedi.

Hasan Sami Er