Gündem

“Eğitimde planlama bölgesel olmalı”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okullara getirilecek yeni tatil düzenlemesini açıklayarak, 18-22 Kasım 2019'da ilk ara tatilin, 6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ise ikinci ara tatilin yapılacağını ve okulların bir hafta erken açılıp, bir hafta daha geç açılacağını açıkladı.

 
Eğitimdeki temel sıkıntıların üzerine inşa edilecek böyle bir modelin son derece başarısız olacağını ifade eden Çanakkale Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri Cemal İlgün, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede eğitim sisteminin bölgesel olarak planlanması gerektiğini dile getirdi.
 
Tüm çocukları aynı şablon içinde tutmanın son derece yanlış olduğunu belirten İlgün, “Mayıs-Haziran’da Adana’da, Mersin’de, Urfa’da eğitime ara verilip tatil yapılmalıdır. Çünkü çok sıcak. Erzurum-Kars bölgesindeyken de Ocak-Şubat ayları gerçekten karın çok fazla yağdığı, soğuğun çok yoğun olduğu bir dönemdir. Ocak-Şubat değil de başka bir tarihte eğitimi başlatabilirsin. O bölgede Ağustos’ta eğitimi başlatabilirsin. Ancak senin yaptığın ne? Tüm Türkiye’ye aynı şablonu giydiriyorsun. Bu derde de deva değil. Eğitim sistemi anaokulundan tutun yüksek öğretime varana kadar oradan öğretmen yetiştirme politikamıza varana kadar bütünüyle elden geçmelidir” şeklinde konuştu.
 
“VELİLERİN SIRTINA YIKILMIŞ MASRAFLAR VAR”
Çanakkale Eğitim-Sen Örgütlenme Sekreteri Cemal İlgün konuyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde,  “Öğretmen arkadaşlar normalde 1 Eylül’de okula başlarlar. 1 Temmuz’da tatile girerlerdi. Şimdi öğretmenler için bu tatil hiç değişmedi. 1 Eylül’de okula eğitimciler gelir. 1 Temmuz’da tatile girerler. 2 ay yaz tatili olur. Burada öğrencilerse Eylül’ün 15’inde gelirlerdi. 15 Haziran’da bitirirlerdi. Yaklaşık 2 aya yakın bir tatil yaparlardı. Dolayısıyla sen öğrencilere kadım ve nisanda birer hafta tatil koyduğunda eğitimi bir hafta önce çekmiş olursun. Seminerleri bir haftaya düşürmüş oluyorsun. Eğitimin neresine el atarsak atalım 1001 tane sorunla yüz yüzeyiz. Yapısı uygun olmayan okullar, velilerin sırtına yıkılmış masraflar var. Öğrenciler okullarda zorunlu seçmeli dersler seçmek zorunda bırakılıyor. Fiziki altyapının yetmediği yerde sanki sadece bir haftalık ara tatillerle eğitimin tüm sorunlarını çözecekmişiz gibi geliyor. Eğri oturup doğru konuşalım eğitimin tek sorunu tatillerin hangi dönemde olduğu üzerine midir?” dedi.

“SADECE TATİLLERLE BU İŞİ ÇÖZMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Bu sistem kurgulanacaksa bölgesel olarak kurgulanmalı diyen İlgün, “Evet bu ülke bir tarafı Akdeniz bir tarafı Erzurum Kars, bir tarafı kışken bir tarafı yazı yaşayan bir memleket. Bölgesel anlamda planlama yapacaksak şöyle demeliyiz, Mayıs-Haziran’da Adana’da, Mersin’de, Urfa’da eğitime ara verilip tatil yapılmalıdır. Çünkü çok sıcak. Erzurum-Kars bölgesindeyken de Ocak-Şubat ayları gerçekten karın çok fazla yağdığı, soğuğun çok yoğun olduğu bir dönemdir. Sen Ocak-Şubat değil de başka bir tarihte eğitimi başlatabilirsin. O bölgede Ağustosta eğitimi başlatabilirsin. Ancak senin yaptığın ne? Tüm Türkiye’ye aynı şablonu giydiriyorsun. Bu derde de deva değil. Diğer taraftan eğitimin en büyük derdi çocuklarımızın eleştirmeyen, sorgulamayan ve farklı düşüncelere saygı duymayan bir şekilde yetiştirilmemesidir. Bireyler tek kalıptan, tornadan çıkmış gibi oluyorlar. Bu eğitim sisteminin bu felsefesinin değişmesi lazım. Diyoruz ki sadece tatillerle bu işi çözmek mümkün değil. Bu kökten bir değişim gerektiriyor. Eğitim sistemi anaokulundan tutun yüksek öğretime varana kadar oradan öğretmen yetiştirme politikamıza varana kadar bütünüyle elden geçmelidir. Bugün iktidarın yaptığı biçimiyle değildir burada kastedilen. Sürekli bakanlar değişti. İstikrarsızlık diz boyu oldu. Tek istikrarı eğitimi içinden çıkılamaz hale getirirken gösterdiler. Bilim dışı uygulamaların hayat bulması için her türlü çabayı el birliğiyle yaptılar. Öğrencilerimizi soğutmak, teslim etmek, özel okullara yönlendirmek için her türlü gayreti gösterdiler. Bugün Çanakkale bakın küçücük yer. Üç dört tane özel okul vardı yetmedi arttı. Çanakkale’de 10’a yakın özel okul var. Nasıl kaldıracak? Adı üzerinde özel okul. Velileri devlet okullarından soğutmak için her şeyi yaptılar. O dört artı dört süreciyle başladı. Bu önümüzdeki yıllarda da diğer süreçleri harekete geçirecekler. Eğitim para ile alınan satılan bir meta mıdır? Olmamalı” şeklinde konuştu.

Özel Haber: Seda Atan