Uz, tarihi örnekler ve çarpıcı benzetmelerle iktidara yönelik eleştirilerde bulunurken, devlet aklının yüzyıllardır değişmeyen temel ilkelerini hatırlattı. İşte Rıdvan Uz’un TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Yasa çıkarma elbette çok önemli. Ama aynı zamanda adil ve eşit uygulama yasa çıkartmaktan çok daha önemlidir. Bu kürsüden Cumhurbaşkanımızda olması gereken dört hasreti geçen günlerde yaptığım bir konuşmada arz etmiştim. Adaletli olması, güzel ahlaklı olması, cesur olması ve aklını iyi kullanması yönündeydi. Bugün içerik yönünden de bir devlet nasıl yönetilirse batarı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kıymetli milletvekilleri, halkı yönetmek için insaf sahibi, adaletli bir devlet başkanına şiddetle ihtiyaç vardır. Halkın adaletli ve insaflı bir devlet başkanına olan ihtiyacı kuraklık çeken ahalinin yağmura olan ihtiyacından çok daha fazladır. Çünkü yağmura ihtiyacın vakti ve zamanı vardır. Ama devlet başkanının idaresine muhtaç olmanın vakti ve zamanı yoktur. Millet her durum ve her zaman sürekli olarak devlet başkanının adaletine ihtiyaç duyar. Kıymetli milletvekilleri, halkın ahlak ve özellikleri birbirine zıtlık yönünden aynı yerde yetişmiş olan bitkilere benzer. Bazısı acı, bazısı tatlı, bazısı zehirli olabilir. Acı ve zehirli olanları ayıklamazsanız iyi olanın, tatlı olanın yetişmesine mani olur. Kuvvetlenmesine engel olur. Tatlı ve faydalı olan bitkilerin yaşamasına gelişip büyümesine de engel teşkil eder. Bu apaçık bir gerçektir. Acı ve zararlı olanı yok ettikçe de tatlı ve faydalı olan türler artacağından, kuvvetleneceğinden güzellikler ve iyilikler de artmış olur. O zaman acı ve zararlı olanların temizlenmesi için iyi bir bahçıvana ihtiyaç olduğu kesin ve açıksa aynı zamanda devleti yönetmek için de iyi bir devlet adamına ihtiyaç vardır. Halkın içerisinde bozguncu, bebek katili, asker, polis, kadın katili ve bayrak vatan düşmanları elbette vardır. Bunları temizle ve ayıklamak da devleti yönetenlerin asli görevidir. Yani tabiri caizse o bahçedeki ayrık otlarını temizlemek yerine gübre ve su verirseniz yani açılım yapıp komisyon kurup kurucu önder deyip bunu yönetmeye kalkarsanız toplumda mutluluk ve huzur yerine umutsuzluk ve yeisi yükler devlete güveni ortadan kaldırır.”
“Devlet erkanı dört hususa çok dikkat etmelidir”
“Devleti yöneten devlet başkanı ve erkanı şu dört hususa çok dikkat etmelidir. Çünkü bunlar uygulanmazsa devleti ayakta tutmak mümkün olmaz. Bir, geçici zevk ve eğlence peşine düşerek mühim işlerle uğraşmaktan uzak kalmak, kendini milletin önünde tutmaktır. İki, layık ve ehil olmayan küçük insanları büyük hizmetler için işlerin başına getirmek yani kurumlara liyakat sahibi olan insanları atamamaktır. Galiba bugünkü biraz bunun örneği gibi. Üçüncüsü de güvenliği elden bırakmamak. Yani akıl almaz bir şekilde askeri profesyonelleştirmek, asker sayısını azaltmak, süresini kısıtlamak devletin yıkımına götüren üçüncü sebeptir. Ama dördüncüsü ve bizce bence en önemlisi neme lazımcılıktır. Nedir bu neme lazımcılık? Bir gün Kanuni Sultan Süleyman devletin en güçlü olduğu, hazinenin en çok parasının olduğu dönemde Sadrazam'ına sordurur. "Yahya Efendi'ye sorun. Bir devlet ne zaman batar?" diye Yahya Efendi tek bir cümle söyler. "Ne me lazım?" dediğiniz zaman der. "Nedir bu ne me lazım? Bunu biraz açsın bize." der. Bunun üzerine şöyle bir cevap verir Yahya Efendi. "Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse İşitenler de "Ne me lazım?" deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları, kurtlar değil de çobanlar yerse, bilenler de bunu söylemeyip susar ve gizlerse, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse, işte o zaman devletin sonu görünür.” Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve itimadı sarsılır. Halkın umutları yok olur. Böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir. Bakın, bu satırlar dün yazılmadı. Bu bir muhalefet bildirisi de değil. Bu Rıdvan Uz bildirisi de değil. Bu 1000 yıllık önceden beri günümüze gelen bir devlet aklı uyarısıdır. Devletler kanunlarla büyür ama adaletsizlikle çöker. Devlet aklı neymiş? Halk için halktan yana halka göre tavır almak, teröristi affetmek değilmiş. Ve tarih hatırlamayanlar için birçok ibretle doludur diyor gazi meclisimizde Saygı ile selamlıyorum.”
Haber Merkezi