Gündem

MANGALCILARA MÜJDE! Sardalye 120 Lira

Geçen sene 40 liraya satılan sardalye, bu sene 120 lirayı gördü.

Pandemi yasaklarından bu yana bir türlü rayına oturmaya balık fiyatları pes dedirtti.

Çevre felaketleri, çevre kirlilikleri, troller, müsilaj, pandemi derken denizlerde yaşam gittikçe ölmeye başlayınca balık bulmak zorlaştı. Büyük balık teknelerinin hem işçilik, hem de mazot maliyetlerinin oldukça yükselmesi ile denizlere çıkmaya korktukları bu dönemde, yasakların da başlamasıyla yüksek oranda balık avlamak neredeyse mucizelere kaldı. Bu sene palamut, lüfer, hamsi gibi göçmen balıkların denizlerimizde görülmemesi ile başlayan “yokluk”, sardalye ile devam ediyor. Geçtiğimiz senelerde av yasağı ile kilosu 40 lira liraya çıkınca oldukça ses getirmesi ile ünlenen sardalye, bu sene de 120 liralık fiyatı ile denizlerin kralı ünvanını hak etti.
Bu hafta sonu arkadaşlarıyla mangal yapmak isteyenlerin, gördükleri fiyat karşısında şok oldukları, bazılarının “bu fiyatta kalırsa yine iyi” şeklinde görüş bildikleri görüldü.
Tüm bu yaşanan fiyat artışlarının ardından gözler, yasakların kalkacağı1 Eylül 2002 tarihine çevrildi.
 
ZMO: “AV YASAKLARINA UYULMUYOR”
Denizlerde azalan balık popülâsyonuna dikkat çekmek için Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi bir rapor hazırladı. Raporda 1967'den günümüze uzanan skalada çeşitli balık türlerinin yüzde 99'a varan azalmayla yok olma eşiğinde olduğunu ortaya koydu. Raporda azalan balık popülâsyonunu tetikleyen unsurların, denizlerdeki kirlilik, su ürünleri stoklarının aşırı tüketilmesi ve av yasaklarına uyulmamasına bağlıyor.
Ayrıca deniz ekosisteminin kirlilik, yetersiz koruma önlemleri, planlama, kontrol, denetim ve yönetim eksikliklerinden dolayı ‘yoğun bakım’ alınması çağrısında bulunuluyor.
 
RAPORA GÖRE: “BALIK FİYATLARI ARTACAK”
Rapora göre, önümüzdeki yıllarda denizlerde balık ve balıkçılık veriminde düşüşler yaşanması bekleniyor. Denizlerin ve balıkçılığın, deniz ekosisteminin sağlığı ve sürdürülebilirliğini temel alan bir anlayışla yönetilmediğine dikkat çekilen raporda; her geçen gün maliyetleri artan balıkçılık sektörünün ek yükler ile karşılaşacağı, balık fiyatlarında yaşanan artışların devam edeceği ön görülürken, balığın lüks tüketim maddesine dönüşme ihtimaline işaret edildi.
 
“DERİN DENİZ DEŞARJI DURDURMALIYIZ”
Denizlerde ve iç sularda yaşayan canlıların biyolojik özelliklerini, zamana ve mekâna bağlı dağılımları ile miktarlarına dair sağlıklı veriler olmadan balıkçılık politikalarının geliştirilemeyeceğine dikkat kesilen raporda; "Stoklarımızı, av filomuzu ve yetişmiş eğitimli insan kaynağımızı doğru yönetebiliyor muyuz? Denizlerimizi ve onlara akan akarsularımızı kirleten kaynaklara ‘İleri Arıtma’ zorunluluğu ve arıtılmadan veya yarı arıtılarak ‘Derin Deniz Deşarjını’ durduracak irade neden gösterilmiyor?" soruları soruldu.
 
“PALAMUT YOK OLUYOR”
Denizlerdeki 54 ticari stokun (omurgalı ve omurgasız türler) yüzde 85’inin aşırı avlanmış durumda olduğu belirtilen raporda; Marmara Denizi’nde yalnızca sardalya ve istavrit türlerinin stoklarının henüz aşırı avlanmaya maruz kalmadığı, Karadeniz’de ise sadece çaça stokunun sağlıklı ve maksimum sürdürülebilir ürün üretmeye elverişli durumda olduğu belirtildi. 1967-2016 yılları arasında Karadeniz'de 55 ticari türden 17'sinin yok olduğu, 17 türün ise tükenmek üzere olduğu ifade edilen raporda, Marmara Denizi'nde durumun daha kötü olduğu saptanarak, "19 adet yok olmuş tür ve ticari olarak soyu tükenmiş 22 tür (ticari türlerin yüzde 56’sı) bulunmaktadır" denildi.
Marmara Denizi ölçeğinde 1967'den 2016 yılına kadar olan aralığı ele alan araştırmaya göre, Uskumru, Kılıç, Kalamar, Çipura, Palamut gibi balıkların dahil edildiği listede türlerin yok olma eğilimi yüzde 90 ila 99 arasında.
 
“MEGA PROJELERDEN VAZGEÇİLMELİ”
Raporda, denizleri kirletecek, geri dönüşü olmayan sorunlar yaratacak mega projelerden vazgeçilmesi çağrısı yapıldı: "Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi'ne çevresel etkileri bilimsel çalışmalarla kesin olarak saptanmamış ve deniz ekosistemini etkileyen balık popülasyonların da azalmaya neden olması beklenen Kanal İstanbul projesi ve dolgu, hafriyat deşarjı, sahil yolu inşası, liman, turizm yatırımları, kentsel gelişim projeleri, köprü, havalimanı, HES v.s. acilen vazgeçilmelidir.
 
“KALICI ÇÖZÜMLER ŞART”
Raporun sonuç kısmında sorunun çözümüne ilişkin kalıcı çözümler üretilmesi gerekliliğine dikkat çekildi: “Marmara Denizi’nin yaygın kirliliğine neden olan ve kontrolsüz olarak birçok noktadan deşarj edilen evsel ve endüstriyel atıkların deşarj noktalarının tespiti, kontrol ve denetimlerinin yapılması ve ileri arıtma yöntemlerinin kullanılması zorunlu hale getirilmelidir.”
 
Hasan Sami Er