Gündem

'Yurtta sulh, cihanda sulh'

Rusya Ukrayna savaşı resmen başladı. Vladimir Putin'in Donbas'a askeri operasyon talimatının ardından, Rus askeri birlikleri kara ve havadan saldırıya geçti. Askeri birlikler Ukrayna topraklarına girerken, hava hareketleri de Ukrayna'nın stratejik noktalarını bombalıyor.

Dünya diken üstündeyken yaşanan gelişmeler üzerine siyasiler başta olmak üzere akademisyenler, yazarlar ve vatandaşlar barış mesajları verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Ukrayna savaşı ile ilgili ilk değerlendirmesini yaptı. Erdoğan yaptığı açıklamada, “Rusya'nın harekatı kabul edilemez. Rusya ve Ukrayna'nın karşı karşıya gelmiş olmasından samimi olarak üzüntü duyuyoruz" dedi. Erdoğan, Minsk barış sürecine dönülmesini istediklerini ifade etti. Erdoğan, Türkiye'nin üzerine düşeni yapacağını belirtti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz bölgemizde bir savaş istemiyoruz. Savaşın acımasızlığını en iyi bizim tarihimiz anlatır. Ulusal Bağımsızlık Savaşını hangi koşullarda verdiğimiz hepimizin belleklerinde kazılıdır" dedi.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da, “Barış, barış, barış” söylemini yineledi.
Adnan İlter:
Bir gün, sabaha karşı bir bakıyorsunuz, ülkenizin üzerinde savaş sirenleri çalıyor. İnsanlık, tarih boyunca savaşlardan ders almadı. Kavimler göçü hâlâ sürmekte ve bugün Rusya- Ukrayna üzerindeki egemenliğini arttırmak, Ukrayna topraklarını işgal etmek için savaş harekatını başlattı. Batılı devletler, NATO güçleri de Ukrayna'nın toprak bütünlüğü için diplomasi dışı tutum sergileyeceklerdir. Rusya, ilerlemeyi durdurmaz ise savaş kaçılmaz olur. Savaş bir gücün diğer gücü zorla kontrol altına almaya çalışmasıdır ki bu zor kullanılırken yapılacak her şeyin yıkıcı etkileri vardır. Evleri, şehirleri, doğayı yıkar. İnsanlara, bitkilere, hayvanlara kısacası canlılığa zarar verir veya öldürür. Ne olurdu savaşlar olmasa? Devletler, savunma sanayi yerine milyonlarca parayı, sağlığa, bilime, sanata, kültüre, barışa, özgürlüğe harcasalardı. Afrika'da açlık, sefalet, dünyanın başka ülke ve kentlerinde savaş ve zulüm olmasaydı ne olurdu? Ülkelerin sınırları belli, anayasal hukukları belli, yüz yıllar boyunca yapılan anlaşmalar belli. Çok mu zor komşuna, yaptığın anlaşmalara aykırı davranmamak, saygı duymamak? Tüm dünyaya sosyo-ekonomik ve siyasi yönden vereceği zararlar ortadayken, niye bu savaş ısrarı, bu yıkım? Tüm bunlar olmasaydı, mutluluk paha biçilmez olurdu. Savaşa dur demeliyiz.
Haluk Şahin:
Rus yayılmacılığı 500 yıl boyunca Osmanlı-Türk tarihinin en büyük sorunuydu. Adamlar Yeşilköy’e kadar inmişlerdi. Kötü huylar kolay ölmüyor demek ki!
Murat Türkeş:
Barıştan yanayım ve barışı destekliyorum. Öte yandan Avrupa Birliği ve batının (ABD, NATO), Eski Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'ni kendi amaçlarına uygun bir biçimde nasıl birbirlerine düşürdüklerini ve dağıttıklarını, Slovenya'yı nasıl bir gecede kendilerine bağladıklarını, Hırvatistan'ı nasıl kayırdıklarını ve hızla AB üyesi yaptıklarını, Bosna Hersek'te ne yaptıklarını, oradaki ve diğer eski Yugoslavya cumhuriyetlerindeki soykırıma nasıl göz yumduklarını hatta çanak tuttuklarını çok iyi biliyor ve anımsıyorum. Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'ni (SSCB) yok etmek için neler yaptıklarını ve SSCB dağılırken attıkları sevinç çığlıklarını çok iyi biliyor ve anımsıyorum. Ukrayna'da, Gürcistan'da, Ermenistan'da ve pek çok eski SSCB ülkelerinde batı yanlısı ırkçı ve hatta Ukrayna'da olduğu gibi neonazi yönetimleri iş başına getirebilmek için, ABD, AB ve Soros'un harcadıkları büyük paralarla neler yaptıklarını ve bu paralarla yarattıkları sahte 'pembe' sivil topluma yaptırmış oldukları 'sivil darbeleri' ve sahte demokratik yönetimleri, bu yönetimlerin yapmış olduklarını ve sonuçlarını çok iyi biliyor ve anımsıyorum. Bu savaşı hiçbir biçimde haklı bulmuyor ve desteklemiyorum. Hep yazdığım gibi "tüm diğer bağlantılı konular ve tartışmaların ötesinde", "despotik Rusya ve batı (ABD, AB, NATO) destekli neonazi-ırkçı ukrayna arasındaki bu savaşa da yukarıda yazdıklarım açısından bakılmasında yarar görüyorum. Tarihe olan ilgim ile tarih ve politik coğrafya (jeopolitik) bilgimin bana bu hakkı tanıdığını düşünüyorum.”
Erol Duran:
Yurtta sulh, cihanda sulh. Mustafa Kemal Atatürk
 
Hasan Sami Er