Ekonomi

'Dövize yatırım artarken, Türk Lirası’na güven azalıyor'

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Merkez Bankası, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun toplantı sonrası politika faizi 100 baz puan düşürülerek yüzde 18 seviyesine çekildi.

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Merkez Bankası, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun toplantı sonrası politika faizi 100 baz puan düşürülerek yüzde 18 seviyesine çekildi. Faiz kararlarının ardından döviz ve altın artarken Türk lirası değer kaybetmeye başlamıştı Finans Uzmanı Ömer Karabay düşürülen faizlerin ve ekonomiye etkileri üzerine değerlendirmeler yaptı. Ömer Karabay, ‘’Ekonomide döviz yılsonu tahmini sürekli artıyor, Türk Lirasına güven azalıyor’’ dedi
 
Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 18 seviyesine çekmişti.  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 19'dan yüzde 18 seviyesine çekilmesine karar verildi. Artan faizler hakkında değerlendirme yapan Karabay yıl sonu merkez bankasının sürekli döviz tahminini yükselttiğine dikkat çekerek, Döviz beklentileri sürekli artarken, Türk lirasına güvenin de azaldığına dikkat çekti. Karar sonrasından ilk hafta sonunda döviz 9 TL civarına kadar çıktı. Ardından tekrar 8,75 rakamlarına doğru hareket etti. Doların son hali merakla takip ediliyor.
 
Faiz kararını değerlendiren Karabay, ‘’Merkez Bankası sürekli faiz kolu ile dövizi düşürmeye çalışıyor. Ama bunu başarması öyle kolay değil, Döviz düşürülmesi için mevduat faizleri en başta silah olarak kullanılıyordu. Merkez Bankası, Faiz kartını da elden çıkartırsa, döviz rakamları nasıl dengelenir bence büyük bir muallak, Merkez Bankası umarım bunu düşünmüş ve ona göre hesaplarını yapmıştır. Faizlerin en temel sebebi ülkede yeterince dövizin olmaması, bu döviz eksikliğinden kaynaklı bir sıkışıklık elbette, bu da ekonomide yapısal reformların tamamlanmamasından kaynaklı bir sorun, bu sorunların ortada kaldıracak en temel şey yapısal reformlardır. Yapısal reformlar eğer olmazsa, Türkiye’de sağlama ekonomik hamleler etkili şekilde yapılamaz’’ dedi.
 
Kararın Enflasyon üzerine etkilerine üzerine ’de değerlendirme yapan Karabay, ‘’Enflasyon muhakkak etkili olacaktır. Enflasyonu tetikleyen en temel unsur bildiğiniz gibi üretim maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini arttıran en temel şeyde yabancı para döviz olduğu düşünülürse, Dolar ve Euro artarsa, Elektrik, Doğalgaz, Benzin artıyor bu artışlarla pazardan markete kadar bütün ürünlerde artış yaşanıyor. Bunu görmemiz lazım, bunun sebeplerini iyi analiz edince gördüğümüz en temel şey artan döviz ile doğrudan ürünlerin fiyatlarının artmasıdır” dedi.

POLİTİKA FAİZİ NEDİR?
Merkez bankalarının resmi faiz oranları yoluyla para arzı ve kısa vadeli faiz oranları üzerinde kontrol yeteneği vardır. Merkez bankaları, bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlamak için bankalara verdiği kısa vadeli borçların ve fazla likiditeyi çekmek amacıyla yaptığı borçlanmanın faiz oranlarını kendisi belirler. Merkez bankaları bu faiz oranını belirleyerek iktisadi faaliyet ve fiyatlar genel seviyesini etkilemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle bu faiz oranına politika faiz oranı denilmektedir. Merkez Bankasının kullandığı politika faiz oranı, bir hafta vadeli repo işlemlerinde uygulanan faiz oranıdır.
Politika faizlerine ilişkin kararlar Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından alınır. Faiz kararları alınırken, orta vadeli bir bakış açısıyla, gelecek dönem enflasyon görünümüne odaklanılır. Ayrıca, dışsal şokların enflasyon üzerindeki geçici etkilerine anında tepki verilmemesi ve orta vadeli hedeflere vurgu yapılarak politika tepkisinin zamana yayılması ilkesi benimsenir. PPK faiz kararı alırken, toplam arz-talep dengesi, maliye politikasına ilişkin göstergeler, parasal göstergeler ve kredi büyüklükleri, ücret, istihdam, birim maliyet, verimlilik gelişmeleri, kamu ve özel sektör fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri, döviz kurları ve bunları etkileyebilecek gelişmeler, olası dışsal şokların analizi ve Merkez Bankası bünyesindeki ekonomik tahmin sisteminden elde edilen projeksiyonları içeren geniş bir bilgi kümesinden yararlanılır.
 
İbrahim Akın Kazancı