Ekonomi

'Artık bıçak kemiğe dayandı'

Aralık Ayında belirlenen memur zamlarının ardından tepkiler çığ gibi büyüyor.

Aralık Ayında belirlenen memur zamlarının ardından tepkiler çığ gibi büyüyor. Her gün yapılan zamlarla hayat pahalanırken maaşlara yapılan zamların konuşulduğu zamanlarda Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon rakamların aşağı çekilmesi ile verilen düşük zamlara memurlar Çanakkale’den ses yükseltti. Çanakkale Valiliği önünde toplanan Çanakkale KESK Şubeler Platformu üyeleri ‘Bıçak kemiğe dayandı’  diyerek maaş bordrolarını yakarak yapılan zamlara tepki gösterdi.

Enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından memur ve emekli zammı belli olmuştu. Memur ve memur emeklileri ocak ayında toplam yüzde 7.36 zam alırken,  BAĞKUR emekli maaşlarına ise yüzde 8,36 zam yapılması kararlaştırılmıştı. Alınan bu karara kamu çalışanlarını tatmin etmezken, yapılan zamları ile ilgili Çanakkale KESK Şubeler Platformu adına açıklama yapan  Çanakkale Büro Emekçileri Sendikası Şube Başkanı ve  KESK Dönem Sözcüsü Ayşegül Sandıkçıoğlu, “Her gün gözümüzü iğneden ipliğe gelen zamlarla açıyor, derinleşen kriz ve Pandemi nedeniyle nefes almanın bile zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Gericilik, kutuplaşma, kayyum politikaları, OHAL uygulamaları, Pandemi, hayat pahalılığı, geçim derdi, işsizlik ve daha saymakla bitmeyecek sorunlar yumağı ile kuşatıldık. Siyasal iktidar halkın, emekçilerin yaşadığı dertleri, sıkıntıları çözmek yerine attığı her adımda sorunlar yumağını büyütüyor. Acı reçete yine emekçilerin, yoksullaştırılan halkın payına düşüyor. Milyonlarca kamu emekçisi, işçi, emekli çarşıda pazarda yaşanan gerçek enflasyonu TÜİK’in perdeleyen rakamlarıyla, sahte verilerle açlığa mahkûm edilmek isteniyor. Son bir yıl içinde doğalgaza %32, elektriğe %31, baklagillere %60, peynire %27, yumurtaya %80, ayçiçeği yağına %50, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine %26 zam yapıldı. Açlık sınırının 2.600, yoksulluk sınırının 8 bin 600 TL’yi aştığı bugünün koşullarında sıra emekçilere gelince ‘kaynak yok’ diyorlar. Ama 5’li çeteye vergi muafiyetleri ve istisnalar adı altında bütçeden devasa paralar aktarırken kaynak sıkıntısı çekmiyorlar. Varlık affı, prim destekleri vb. adlarla sermayeye kaynak bulmakta zorlanmıyorlar. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyerek Saray’a günlük 59 milyon TL bütçe ayırırken işini kaybedene günlük 39 TL’yi reva görüyorlar. İşsizler ordusuna her gün yeni on binler katılırken eş, dost, akrabalarını işe yerleştirmede adeta birbirleriyle yarışıyorlar” dedi.

“ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR”
Türkiye İstatistik Kurumunun Maaş zamları öncesinde açıkladığı son rakamlar da değinen Sandıkçıoğlu, Rakamların takla attırıldığı için gerçeği yansıtmadığını belirterek “TÜİK verileri çok uzun süredir emekçi kesimlerin maaşlarını, ücretlerini baskılamanın, düşük maaş-ücret politikasının aracı haline getirilmiştir. Son olarak birkaç gün önce açıklanan işsizlik verileri de göstermektedir ki, TÜİK iktidarın politikalarını aklama ve yaşanan durumu gizleme görevi yapmaktadır. En çok işten atmaların yaşandığı bu dönemde dahi TÜİK’e göre işsizlik rakamlarında düşüş yaşanarak 12.7’ye gerilemiştir! Ancak Ali Cengiz oyunları ile rakamlara takla attırmaya, Saray medyası aracılığıyla gerçek gündemleri unutturmaya, anti demokratik baskı politikalarıyla tepkileri önlemeye çalışsalar da, ‘asgari ücretliyi işçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik’ nutukları atmaya devam etseler de artık mızrak çuvala sığmıyor. Sadece son bir yıl içinde ortalama kamu emekçisi maaşı ile alınan dolar 114 dolar, çeyrek altın 3 adet, gram altın ise 4,5 adet azalmıştır” dedi. Memurlar adına sözleşmelerin altına imza atan konfederasyonların kabul ettiği zamlar nedeni ile eleştiren  Çanakkale Büro Emekçileri Sendikası Şube Başkanı ve KESK Dönem sözcüsü Ayşegül Sandıkçıoğlu  “Siyasal iktidarın memur kolları gibi faaliyet gösteren sözde konfederasyon ve bağlı sendikaları ise her defasında sahte enflasyon rakamlarının altına imza attıkları, kamu emekçilerinin hiçbir temel sorununu çözmedikleri mutabakatları ‘tarihi başarı’ olarak yutturmaya çalışıyorlar. Sonuçta hangi sendikanın üyesi olursa olsun kaybeden her defasında tüm kamu emekçileri ve emekliler oluyor. Biliyoruz ki, ‘artık bıçak kemiğe dayandı’  diyorsunuz. Biliyoruz ki, emekçilerin, yoksul halkın daha fazla dayanacak gücü kalmadı. Biliyoruz ki, vatandaşlarımızın bizlere insanca yaşayacak bir maaşı dahi fazla görüp kendilerine en yükseğinden 5 maaş alanlara, bizlere kuru ekmek almaya yetecek % 3, kendilerine 3 asgari ücret tutarında artış yapanlara tahammülü kalmadı. Adaletsiz Gelir Vergisi Tarifesi ile bu artışlar dahi cebine girmeden el konulan, sonuçta her yıl yoksulluk sınırından daha fazla uzaklaşıp açlık sınırına daha fazla yaklaşan
beş milyonu aşkın kamu emekçisi ve emeklisinin daha fazla fedakârlık yapacak hali kalmadı” dedi.

“HERKESİ MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ”
Memurların taleplerini de dile getiren Çanakkale Büro Emekçileri Sendikası Şube Başkanı  ve KESK Dönem Sözcüsü Ayşegül Sandıkçıoğlu “Sendikalı, sendikasız, KESK üyesi olsun ya da olmasın, tüm kamu emekçileri adına çağrıda bulunuyor, kamu emekçilerini hayat pahalılığına, adaletsiz vergi sistemine, yoksulluk, yolsuzluk ve israf düzenine karşı aşağıdaki asgari taleplerimiz etrafında örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz: Çoktan hükmünü yitiren, kamu emekçilerine 2021 yılı için %3 +%3 maaş artışı dayatılan ‘toplu sözleşme’ derhal yenilenmeli, yeni toplu sözleşme yapılıncaya dek yaşanan gerçek enflasyon, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak ek zam yapılmalıdır. Asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. Birinci vergi dilimi %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan yapılan kesinti birinci vergi diliminde sabitlenmelidir. Emekçilerin sağlık, eğitim, gıda, barınma, giyim, elektrik, ısınma giderleri için ödediği vergiler gelir vergisi matrahından mahsup edilmelidir. Yoksulluk sınırı altında geliri olan hanelerin elektrik, doğalgaz, su, internet giderleri Pandemi tehdidi tamamen ortadan kalkıncaya kadar Hazineden karşılanmalıdır Bebek maması, bebek bezi ve ekmek, süt ürünleri, elektrik, doğalgaz, su başta olmak üzere temel tüketim maddelerinde KDV sıfırlanmalıdır” dedi.

Ogün İnal