Turizm

'Turizmde alışkanlıklar değişti'

Tüm sektörlerin tabularını yıkan Korona virüs Pandemisi turizm sektöründe de alışkanlıkları değiştirdi. 

Tüm sektörlerin tabularını yıkan Korona virüs Pandemisi turizm sektöründe de alışkanlıkları değiştirdi.  Bu süreçte gerek araştırmalarla gerekse sektör paydaşları ile sürekli toplantı halinde olan Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği  (ÇATOD) turizmin geleceğini de masaya yatırıyor. Dernek tarafından yapılan faaliyet ve çalışmalar hakkında bilgiler veren ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer,  turizmde eski alışkanlıkların artık olmayacağını belirtirken, Çanakkale’de geçmiş yıllarda yapılan yatırımların turizmin geleceğine doğru etki edeceğini belirtti.

Çanakkale Turistik Otelciler İşletmeciler  ve Yatırımcılar Derneği  (ÇATOD) Başkanı Armağan Aydeğer, Corona Virüs Pandemisi gölgesinde geçen turizm sezonu ve turizmin gelecekteki dönüşümleri hakkında bilgiler verdi.  ÇATOD olarak yapılan çalışmalara değinen Armağan Aydeğer “Covid-19  düm dünyada turizm sektöründe yıllardır, bekli de yüz yılı aşkın bir süredir  yaşanmamış büyük bir travmaya sebep oldu.  Her geçen yıl artan Turizm verileri 2020 yılında yaşanan Covid-19 Pandemisi ile beraber  yüzde 80’e varan bir daralmaya neden oldu.  Bu olağanüstü olay sadece ülkemizde değil, dünyadaki turizm ile ilişkili tüm alanlarda, tüm ülkelerde  yoğun bir şekilde etkilendi.  Oranlar kimi yerlerde, özellikle coğrafi konumları açısından baktığımızda  farklı noktalardaki yerler  yüzde 70 lere kadar belkü düşüş olmuş olabilir ama   ortalama yüzde70 ile yüzde 80 arası tüm dünyada bir daralmaya neden oldu.  Covid-19  süresi  Türkiye’de daha çok Mart ortası itibari ile  deneyimlediğimiz ama  dünyadaki ilk hareketi  Çin’in Wuhan kentinde Ocak ayı  başlangıcında daha çok duyduğumuz ve  daha sonra Avrupa ve Kuzey Amerika başta olmak üzere  hızlıca yayılan bir pandemi ile karşımıza çıktı.  Turizm de bu süreçte hiç olmadığı kadar bu işin tesiri altında kaldı.  Bizler ÇATOD olarak, bu sürecin en başlangıcında  gerek kendi üyelerimizle, gerekse kendi paydaşlarımızla   anket çalışmaları yaptık. Hem sektörden hem de  paydaşlarımızdan  online toplantılar gerçekleştirdik.  Yaptığımız bütün toplantılarda  neyin değiştiği açısından, yani aslında  ne olduğunu ve bundan sonraki sürecin nasıl evrileceği ile ilgili ciddi bir görüşümüz ortaya çıktı” dedi.

“ARTIK FARKLI BİR TURİZM YAŞAYACAĞIZ”
Yasakların gevşediği 1 Hazirandan bu yana gelinen süreçte Çanakkale Destinasyonunun hızlı bir yükseliş yaşadığını belirten Armağan Aydeğer, insanların tercihlerinin de değiştiğini dolayısı ile Korona Virüsten sonra farklı bir turizm yaşayacağımızı da belirterek, “Ben tünelin ucundaki ışığın başka bir trenin olmadığını artık bir şeylerin normale döneceğine dair bir kanaatimiz olduğunu söyleyebilirim.  Pandemi sürecinin başlandığı noktada gözlemlediğimiz şuydu;  Misafir artık bu Covidle beraber  yüksek konsantrasyonunu daha düşük  nüfus yoğunluğu olan şehirleri  daha fazla tercih ettiğini  yaptığımız araştırmalarda gözlemledik . Artık insanların bir müddet daha hava yolunu tercih etmeyeceğini  gördük. Mecbur kalmadıkça  yakın yerlerde kendi aracı ile seyahat edeceğini gözlemledik.  Diğer tarafta insanların genel tatil tercihlerinde daha doğa ile iç içe, eko turizminin yoğun olduğu, denize yakın olan noktalara daha  eğilim olduğunu gözlemledik.  Diğer taraftan kimlikli şehirle, yani  kültürel, coğrafi, doğal değerleri açısından bir kimliği olan  kendi kimliğini korumuş noktalara , destinasyonlara alaka ve ilginin olduğunu gözlemledik.  Biz geldiğimiz gün itibari ile  Kasım ayı itibari ile elimizde üç aylık bir deneyim oluştu.  1 Haziran’da tüm dünyada gevşemeler oldu biz de Ekim ayına kadar bu deneyimi yaşadık.  Çanakkale özelinde konuşmak gerekirse  saydığım bu eğilimlerin pozitif tarafındaki  bir destinasyon olarak ayrışmış olduğunu söyleyebilirim.  Temmuz- Ağustos aylarında bölgemiz özellikle Türkiye’nin diğer turizm destinasyonlarına göre olumlu ve hızlı yükselen destinasyonlardan bir tanesiydi. Geleceğe baktığımızda, evet Dünya turizmi  yaklaşık olarak 60 sektörü besleyen , bununla beraber sadece gezi, seyahat değil, iletişim, sosyalleşme başta olmak üzere bir çok anlamda  müthiş ağı oluşturan  bir sektörden bahsediyoruz. Dünya turizmi bu çerçevede daha hızlı bir geri dönüşüm yapacaktır. Ama  hiçbir şekilde eski usulü  turizmi yaşamayacağız.  Artık insanların daha  kendini farklılaştırdığı, beklentilerini  değiştirdiği bir turizmi hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

“ÇANAKKALE TURİZMİ DOĞRU YATIRIMLARLA DAHA ÖNEMLİ YERLERDE OLACAK”
Çanakkale’nin turizm alanındaki yatırımlarına da değinen Armağan Aydeğer, yatırımların gelecek turizmine uygun olarak yapıldığını belirterek “Yaptığımı tüm araştırmalarda ve yaptığımız tüm toplantılarda  ifade ediyorduk. Kesinlikle Pandemi süreci  sonrasında  turizmle ilgili olan  stratejilerin tekrar revize edilmesine neden olacak. Bölgemiz  bu konuda, bu güne kadar yapılan yatırımların da  bu paralelde yapılması bir avantajdı.  Bu anlamda bölgemizde bu çerçevedeki  tesislerin, yatırımların artacağını düşünüyorum.  Ki insanlar artık o büyük yapılardan ziyade,  daha küçük ve o yöre ile özdeşleşmiş  yapılara daha çok ilgi gösterecek. Ki  bunu geçirdiğimiz son iki üç ayda bire bir gözlemledik.  İnanıyoruz ki Çanakkale yaklaşık 671 kilometrelik sahil bandıyla , Kazdağlarıyla,  sahip olduğu olağanüstü tarihi değerleri ile   önemli büyüme potansiyeline sahip. Önemli olan konu şu;  Bundan sonraki süreçte artık bizim nicelik üzerinde değil, nitelik üzerine kurgulamamız gereken bir dönem. Yani  Covid-19 süreci  insanların nicelik  odaklı büyümelerinin önündeki en büyük silkinme.  Bu dönemden sonra halen daha nicelik  üzerine yapılan kurgular olursa  başarısızlığa ulaşma ihtimali çok yüksek.   Dolayısı ile Çanakkale sahip olduğu nicelikli ürünleri ile  kişiye ve yöreye özel yatırımları ile  ilerleyen bir dönemde çok daha önemli bir noktada olacağına inanıyorum.” Dedi.

2021’de Eski Verilere Ulaşmak Mümkün Olmayacaktır
Aydeğer “Tanıtımlar Çanakkale’nin yerel ve diğer alanlarda tanınması için yapılan önemli faaliyetler.  Pandemi dönemi bize sürekli olarak  strateji üretme sorunluluğu ortaya koydu.  Bu süreçte tüm dünya destinasyonları iç  turizm işlerine odaklandı.  Dünyadaki uluslar arası seyahatler çok düştükten sonra  şirketlerin birinci önceliği en azından bu kriz döneminde iç Pazar olarak görüldü ki  2021’in de  büyük ihtimalle iç pazarın liderliğinde devam etmesi gerektiği hususunda da bir fikie birliği var.  Çünkü ülkeler arası seyahatin  çok hızlı geri dönüş, yani  2019 verilerine dönüşmesi , 2021’de gerçekleşmesi çok muhtemel değil.  Yüzde 80 düştükten sonra illaki pozitif bir hareket olacaktır . Ancak 2019 verilerine ulaşmamız 2021 ve sonraki süreçte gerçekleşecektir.” dedi.

Hasan Sami Er