Çarşıda, pazarda sürekli bana soruluyor; “Kim kazanır?” diye.

“Bilemem” diyorum ama kendime göre bazı gözlemlerim var tabi.

.

Bir zamanlar seçimlere girerken AKP’ye hayatta vermem denirken, seçimlerde AKP yüzde 50 oy alıyordu ya.

Millet “Vallahi ben vermedim” diyordu ya.

Bu da öyle bir şey olacak gibi.

.

Bazıları tercihlerini söylemiyor,

Bazıları da yanlış aday ismi veriyor.

Neden bilinmez ama bu böyle.

.

Çanakkale küçük yer.

Herkes birbirini tanıyor.

Birilerini kırmak istemiyor.

O sebeple oyunu pek açık etmiyor.

.

Ama bana söylenen tercihler doğru çıkarsa epey bir sürpriz bekliyor Çanakkale’yi.

.

Bildiğiniz üzere dün gazetemizde bir anket yayınlandı.

.

ORC Araştırma şirketi, Çanakkale için yapılan yerel yönetimler araştırmasının sonuçlarını twitter’de paylaştı.

.

Bu sonuçlar şöyleydi;

Burak Kunt: %32

Muharrem Erkek: %31

Jülide İskenderoğlu: %21

.

6-9 Mart 2024 tarihleri arasında toplam “1360 katılımcı” ile “CATI Anket Yöntemi” ile Çanakkale’ye yönelik gerçekleştirildiği araştırmada Çanakkale’de yaşayan seçmenlere, “Belediye Başkanlığı için hangi adaya oy vereceksiniz?” sorusunu yöneltmişler.

.

%8 Kararsız ve %3 Diğer Partiler şeklinde çıkan sonuçların da dağılımıyla gerçek sonuç belirlenecek gibi.

.

Bu ankete ne kadar güvenebiliriz?

Tabi kimse “Doğru veya yanlış” diyemez.

Asıl anket sandıkta belli olur o başka.

.

Ama ben size “Bu sonuç çıkar mı?” sorusuna biraz kafa yorayım.

.

Öncelikle bu partilerin daha önceki seçimlerdeki oylarına bakmamız lazım.

.

Bu sebeple 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı Genel Seçim sonuçlarına bakalım.

.

Çanakkale merkezde oyların dağılımı şöyle olmuş;

CHP:    %42.21

AKP:    %22.41

İYİP:    %21.03

Diğer:   %14.35

.

Bu sonuçlar sandığa aynen yansırsa “Muharrem Erkek” seçimi kazanacaktır.

.

Ancak CHP seçmeninde kırgınlıklar var.

Yapılmayan ön seçim, aday olarak eski milletvekili olan Muharrem Erkek’in gösterilmesi ve bazı memnuniyetsizlikler oyların kırılmasına yol açabilir.

.

Diğer taraftan AKP seçmeni için bu yerel seçim, “Tam kazanılacak bir seçim” olarak görülürken, CHP’de olduğu gibi eski bir milletvekilinin merkezden ön seçimsiz aday gösterilmesi “Başkanlık için hazırlanan” bazı kesimlerde memnuniyetsizlik yaşattı.

.

AKP seçmeni her kesimden oy alabilecek siyaset üstü bir aday bekliyordu.

Ama olmadı.

Parti içi küskünler de buna eklenince şans biraz azaldı gibi.

.

Diğer adaya geçmeden önce şunu ortaya koymak lazım;

Şu siyasi konjonktürde bu iki aday mevcut oylarının üstüne ne kadar daha koymuştur?

Ya da ne kadar kaybetmiştir?

Bunu da hesaba katmak lazım.

.

Gelelim Burak Kunt’a.

Hani şu araştırma şirketinin birinci çıkardığı adaya.

.

Adaylığı açıklandığında hiç şans verilmeyen Burak Kunt, çok gezerek, çok anlatarak, herkese değerek başarılı bir kampanya yürüttü ve yürütmeye de devam ediyor.

.

Çanakkale’de yıllardır dil getirilen, “Ulaşım Sorunu” için “Raylı Sistem Projesi” ile herkese ulaştı.

.

Partilerine küsen seçmenin oyunu alacak kadar kendisini anlattı sanıyorum.

.

Burak Kunt’un tek rakibi bence;

“Meral Akşener…”

.

Herkesin dediği şu; “Burak Kunt başka partiden aday olsaydı kesin kazanırdı…”

.

Ancak şuna dikkat ettiniz mi?

Hiçbir aday genel başkanının resmine afişlerinde yer vermedi.

“CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener” Çanakkale’de afişlerde yoklar.

.

Peki, size bir soru.

Afişlerde kendilerine yer verilseydi;

Oy getirir miydi?

Yoksa götürür müydü?

.

Hatta “Partini Amblemini” dahi kullanmayanlar var.

.

Bakın memlekette durum ne hale gelmiş?

Bizi yönetmeye talip olanlar afişlerde dahi karşımıza çıkamıyor.

.

Tüm bu ahval ve şerait içinde size sorum şu;

“Çanakkale’de kim kazanır?”

.

Şu gerçeği de unutmamak lazım,

“Seçimi kararsızlar belirleyecek…”

 

14 MART TIP BAYRAMI

Küçükken aile dostumuz olan Doktor Naci amca bana seramikten yapılmış bir zil hediye etmişti.

Üzerinde “14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun” yazıyordu.

.

O vakitler “Neden bayram olduğunu” pek bilmiyordum tabi.

Ama zil güzeldi, o hep gözümün önündeydi.

Aklıma da 14 Mart işlenmişti adeta.

Takvimlerde 14 Mart’ı gördüğümde aklıma gelen tek şey Tıp Bayramıydı.

.

Ve işte bu gün o gün.

.

İnsanlık tarihinin en onurlu mesleklerinden biri olan doktorluk, aynı zamanda eski mesleklerden biridir.

.

Bilindiği üzere toplumda nemli bir yeri olan ve toplumların sağlık ve iyilik hizmetlerinde temel bir rol oynayan Tıbbiyeliler, insanların yaşamlarını iyileştirmek, hastalıkları tedavi etmek ve toplumların sağlık düzeyini yükseltmek için çeşitli bilimsel ve pratik yöntemleri kullanmaktadır.

.

Tıbbın önemi ve değeri göz önüne alındığında, meslek mensuplarının onurlandırılması için “14 Mart Tıp Bayramı” özel bir gündür.

.

14 Mart Tıp Bayramı, “Tıbbın babası” olarak kabul edilen ve modern tıbbın temellerini atan büyük hekim “İbn-i Sina’nın doğum günü anısına kutlanır.”

.

İbn-i Sina, tıp, felsefe, matematik, astronomi ve birçok alanda yaptığı önemli katkılarla bilinir ve tıp tarihinde unutulmaz bir yere sahiptir.

.

Onun doğum günü, tıp camiası için özel bir gün olarak kabul edilmiş ve 14 Mart, “Tıbbın önemi ve değerini vurgulamak için” seçilmiştir.

.

Tıp çalışanları, gece gündüz demeden, kendi sağlık ve güvenliklerini riske atarak hastaların iyiliği için çaba sarf ederler.

İşte bu sebeple bu fedakârlıkları ve özveriyi takdir etmek için, hatırlatmak için Tıp Bayramı, önemli bir fırsattır.

.

Tıp Bayramı her yıl 14 Mart’ta, dünyanın dört bir yanında çeşitli etkinliklerle kutlanır.

.

Son yıllarda doktora şiddet, sağlıkta şiddet gibi insanlık onuruna aykırı gelişmeler yaşanmıştır.

Doktora ve sağlık çalışanlarına yönelik fiziksel, sözlü veya duygusal saldırılar, hastane ve sağlık kuruluşlarında çalışanları ciddi şekilde etkilemektedir.

Bu durum, hem sağlık çalışanlarının güvenliğini tehdit etmekte hem de hastaların kaliteli sağlık hizmeti almasını engellemektedir.

.

Araştırmalarda sağlıkta şiddet için şu sonuçlar çıkarılmış;

Stres ve Öfke: Hastaların veya hasta yakınlarının stresi veya öfkesi, sağlık çalışanlarına yönelik saldırgan davranışlara yol açabilir.

Bekleme süreleri, tedavi sonuçları veya sağlık hizmetlerinden memnuniyetsizlik gibi faktörler, hastalarda stres ve öfke birikmesine neden olabilir.

.

İletişim Problemleri: İletişim eksikliği veya yanlış anlama, hasta ve sağlık çalışanları arasında gerilim yaratabilir.

Bilgi eksikliği, yanlış bilgilendirme veya duygusal destek yetersizliği gibi iletişim problemleri, saldırgan davranışlara neden olabilir.

.

Bekleme Süreleri: Uzun bekleme süreleri, hasta ve hasta yakınlarında sabırsızlık ve rahatsızlık yaratabilir.

Bu durum, sağlık çalışanlarına yönelik saldırganlık riskini artırabilir.

 

Zayıf Güvenlik Önlemleri: Sağlık kuruluşlarında yetersiz güvenlik önlemleri, doktora şiddetin artmasına neden olabilir.

Güvenlik kameraları, acil durum butonları ve güvenlik personelinin eksikliği gibi faktörler, sağlık çalışanlarını korumada etkili olmayabilir.

.

Bunun önlenmesi için de bazı öneriler sunuluyor;

Eğitim: Hastalara ve hasta yakınlarına, sağlık çalışanlarına saygı göstermeleri ve iletişimde nazik ve anlayışlı olmaları konusunda eğitim verilmelidir.

.

Güvenlik Önlemleri: Sağlık kuruluşları, güvenlik kameraları, acil durum butonları ve güvenlik personeli gibi önlemleri alarak sağlık çalışanlarını korumalıdır.

.

İletişim İyileştirmeleri: Sağlık kuruluşları, hastalarla daha etkili iletişim kurabilmek için iletişim becerilerini geliştirecek programlar düzenlemelidir.

.

Psikolojik Destek: Sağlık çalışanlarına, doktora şiddet yaşadıklarında psikolojik destek sağlanmalıdır. Bu, yaşanan travmayı hafifletebilir ve iş verimliliğini artırabilir.

.

Bizler için gerektiğinde canını hiçe sayan doktorlarımızın tıp bayramını kutlamak boynumuzun borcudur.

Bu sebeple;

14 Mart Tıp Bayramı, siz değerli tıp çalışanları ve sağlık sektöründe emeği geçen herkese kutlu olsun.

Hayatımızı teslim ettiğimiz sizlere minnettarız ve yaptığınız her şey için teşekkürler.