.

Çağlar boyunca devletler, dünya yönetimine, düzenine ayar vermek ona hâkim olmak için uğraşıp duruyor.
.
Buna bağlı olarak kendi devletlerini ayakta tutabilmek için de çeşitli savaşlar(!) vermiş durumdalar.
.
Bu düzen;
Kılıç ile
Din ile
Teknoloji ile
Biyoloji ile
Para ile
Petrol ile
Enerji ile
Ordu ile
Salgın ile
Sanayi ve daha birçok silah ile sağlamaya çalışılmış.
.
Ulaştığımız bu zamanda:
Kendisini dünyanın en üst noktasına koyan ve bunu açıklamakta bir beis görmeyen,
Başında ise standart başkan modelinin en alt sınırında bulunan Trump’ı koyan Amerika,
Artık gücünü yavaş yavaş kaybetmiş durumda.
.
Elinde bulundurduğu silahları başta Çin olmak üzere çeşitli dünya ülkelerine kaptıran Amerika, sadece silah satışından medet umar hale geldi.
.
Dünyaya ihraç ettiği ürünlerden elinde kalmayan hayaller ülkesi, silikon vadisinde geliştirdiği teknoloji ile bir ayar peşine düştüğü de rahatlıkla söylenebilir…
.
Şimdi:
Oturduğumuz yerden virüs ile ilgili şöyle bir mantık kuralım.
.
Soru şu:
“Pandemi” ilan edilecek kadar zararlı salgını:
Kim icat etti?
Niye etti?
.
Virüsün çıktığı noktaya bakılarak suçlanan Çin, Corona’yı (hatta Trump’un deyimiyle Çin Virüsünü) üretti mi?
.
Çin:
Mevcut dünya düzeninde yıldızı en fazla parlayan ülke konumunda.
.
Elde ettiği sanayi (üretim) gücünün durdurması halinde, dünya ekonomisini çökertecek kadar dünyaya hakim iken ve bu virüs dolayısı ile en fazla zarar görecek olan kendisi iken:
Neden böyle bir saçmalık yapsın?
.
(Bazı kaynaklar: Bu virüsün Wuhan kentinde bulunan teknolojik laboratuvarlarda fason olarak ürettirildiği ve kazara veya bilerek dışarı çıkarıldığı görüşünde.
Bir başka kaynağa göre: 2015'ten beri bilinen bu virüs, Amerika’nın çökme aşamasında kendi yapılandırmasını sağlamak amacıyla ortaya çıkardığı biyolojik bir silah.)
.
Mantığımıza dönersek:
Çin Hükümetinin bunu planlayıp, izin verdiğini söylemek abes olur.
.
Aslında çok masum olmayıp ancak bilindiği kadar da tehlikeli olmadığı söylenen bu virüsün, dünya genelinde paniğe sebep olmasındaki isimlere bakmak lazım.
.
Pandemi ilan edenlere dikkat etmeli.
Dünyayı eskisi gibi olmayacağı konusunda ikna etmeye çalışanların ortağı konumundaki bu Yeni dünya düzencilerine dikkat etmek lazım.
.
Bu virüsün inançlara saldırdığı da malum.
Misal:
Kudüs’te ibadet durduruldu.
Kabe’de durduruldu.
Vatikan’da durdu, Papa saklandı.
.
Camiye gitmeyi bırakın, dışarı çıkmak bile yasaklandı.
.
Dünyayı elde etmek istiyorsanız tek tip insan modeli yaratıp:
İnsanlara ait bazı alışkanlıkları, inançları, idealleri, milliyetçiliği yok etmeniz gerekiyor.
.
İşte bu virüs:
Evlere kapatılmış insan nüfusunu ayar etmek için bir fırsat.
Şimdi soru şu:
“Bu fırsat yaratıldı mı, tesadüf mü?” siz karar verin artık…
.
Mantığınıza güvenin, cevabı bulun…
Bunu yaparken yeni dünya düzeninde (ki daha önce Amerika’nın BOP projesi vardı) bize hangi rol biçildiğini de bir zahmet tahmin etmeye çalışın…
 
***
Sevgili okuyucularım:
Eğer yazılarımı takip ediyorsanız muhakkak okumuşsunuzdur.
.
Perşembe günkü yazımda ortaya oldukça fazla soru sorarak yetkililerinin açıklama yapmasını istemiştim.
.
Bu sorularıma muhatap olan kurumlardan biri de Kızılay’dı.
.
Neydi bu soru?
.
Şöyleydi:
“Kızılay neden ortada yok?
Her zaman kan bağışı almak için TIR yollayan kuruluş, meydanlarda neden virüs testi yapmıyor?
Haklarındaki “Kızılay Endonezya’da Cami ilaçlaması yapıyor, Erbil’de maske dağıtıyor” söylentileri doğru mu?
Neden bir açıklama yapılmıyor?”
.
Bu yazımı okuyan Kızılay yetkilileri nezaket gösterip sorularıma cevap niteliğinde bir metin yollamışlar.
.
Diğer sorularıma muhatap olan kişi veya kurumlardan henüz bir cevap gelmediğine bakılırsa, Kızılay gibi ciddi bir kurumun kendisine yönelik isteklere kısa sürede cevap vermesini de takdirle karşılamak gerekir.
.
Yetkililerine cevapları için teşekkür ediyorum ve bana gelen cevabi metni yayınlıyorum.

Sayın Hasan Sami Er
İşte Çanakkale Gazetesi’nin 26.03.2020 tarihli sayısında yer alan köşe yazınız üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması zarureti doğmuştur. 
Vatandaşların doğru bilgilendirilmesi adına bu bilgileri dikkatinize sunarız:
 
Kızılay, 152 yıllık tarihinde, milletin karşı karşıya kaldığı her sorunda, Devletinin yanındaki yerini almış, Devletinin kendisine biçtiği görevleri layıkıyla yerine getirmiştir. Koronavirüs ile mücadelede de Kızılay’ın konumu budur.
Kızılay’ın Koronavirüs ile mücadele konusunda yaptığı çalışmaların bir özetini aşağıda ilginize sunarız.
 
KIZILAY’DAN KORONAVİRÜS İLE MÜCADELEYE BÜYÜK DESTEK
Koronavirüs ile mücadele kapsamında devlete destek çalışmalarını sürdüren Türk Kızılay, sosyal yardım çalışmalarını artırma kararı aldı. Kızılay, karantina yurtlarındaki yemek dağıtımlarının ve kan bağışı konusundaki çalışmalarının yanı sıra, yaşanan krizden en çok etkilenmesi beklenen toplum kesimlerini desteklemek amacıyla eylem planı hazırladı.
 
Kurulduğu günden bugüne kadar milletinin karşılaştığı her sorunun aşılmasında Devlet’in yanında yer alan Türk Kızılay, Koronavirüs ile mücadelede de üzerine düşen görevi yerine getiriyor.
Kızılay, yaptığı değerlendirmenin ardından sosyal yardım çalışmalarını genişletme kararı aldı.
 
Yurt dışından gelen ve 28 noktada karantina altına alınan yaklaşık 11 bin kişiye üç öğün beslenme hizmeti vermeye devam eden Kızılay, 65 yaş üstü veya kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların ihtiyaçlarını da şubeleri ve gönüllüleri eliyle karşılıyor.
Kızılay il ve ilçelerde kurulan “Vefa Sosyal Destek Gruplarına” da destek sağlıyor.
 
Yaşanan olağanüstü süreçte ülkenin kan ve kan ürünü ihtiyacını karşılamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren Kızılay, önümüzdeki dönem çalışmalarını birey ve ailelerin sosyal yardımlarla desteklenmesine odaklayacak.
 
Sağlık Bakanlığına destek
Kızılay koruyucu hekimlik hizmetleri ile toplumu yeni Koronavirus salgınına karşı bilinçlendirme eğitimleri düzenlemeye devam ediyor.
İstanbul ve Ankara Ulusal Kan Bankası Referans Laboratuvarlarındaki Koronavirus tanı kapasitesini de Sağlık Bakanlığının hizmetine sunan Kızılay, olası ihtiyaç için Sağlık Bakanlığına 150 şişme Çadır Hastanesi teslim etti.
Kızılay illerdeki Hastanelerin olası ihtiyaçları için ilave 300 adet Sahra Hastanesini de fabrikalarında 24 saat esasına göre imal etmeye devam ediyor.
 
150 bin aileye destek gıda desteği
Türk Kızılay, olağanüstü dönemler için depolarında hazır bulundurduğu gıda paketlerini 150 bin aileye ulaştıracak.
İçerisinde sıvı yağ, çay, şeker, pirinç, kuru fasulye, yeşil/kırmızı mercimek, bulgur, salça, un, zeytin, kaşar peyniri, makarna ve tuz bulunan gıda kolileri, insanların evden sokağa çıkışını da azaltmayı amaçlıyor.
 
100 bin aileye hijyen malzemesi desteği
Kızılay, içerisinde şampuan, kolonya, el sabunu,  çamaşır suyu, bulaşık deterjanı, arapsabunu, bulaşık süngeri, tuvalet kağıdı, kağıt havlu, diş macunu, diş fırçası, tıraş bıçağı ve tıraş köpüğü bulunan 100 bin hijyen kolisi hazırladı.
Hijyen setleri, bu tür malzemelere ulaşmada en büyük sıkıntıyı çeken toplum kesimleri gözetilerek dağıtılacak.
 
75 Bin aileye 30 Milyon TL Sosyal yardım
Karantina yurtlarında kalanlara verilen yemek desteğinin yanında şehirlerdeki ihtiyaç sahiplerine de sıcak yemek desteği vermeye karar veren Kızılay, aşevlerinin kapasitesini de arttırdı. Kurban paylarından hazırlanan 1 Milyon kutu kavurma konservesi de yurt genelinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.
Kızılay ayrıca geçim sıkıntısı çeken 75 bin aileye 400’er TL nakit sosyal destek ödeme yapma kararı aldı.
 
Kınık, “Kızılay olarak tüm kaynaklarımızı seferber ediyoruz”
Tüm dünya gibi ülkemizin de zor günlerden geçtiğini belirten Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, toplum olarak daha fazla dayanışmaya ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Dr. Kerem Kınık, “Gündelik işlerde yevmiyeli çalışıp evine o gün kazandığını ekmek parası olarak götüren seyyar satıcılar, gündelik işçiler, geri dönüşüm emekçileri, sigortasız çalışan vasıfsız işçiler başta olmak üzere hayatın durağanlaşması ile işi duran küçük esnaf ile daha fazla dayanışma göstereceğiz. Bu zor sürecin üstesinden ancak birbirimize destek olarak gelebiliriz. Varlıklının yoksulla, gencin yaşlıyla, sağlıklının hastayla, işverenin emekçiyle, tüm toplumsal kesimlerin birbiri ile her şeyi bir kenara bırakarak dayanışması gerekiyor. Bizler Kızılay olarak bu olağanüstü dönemde tüm kaynaklarımızı ihtiyaç sahipleri için seferber ediyoruz. Yoksullara ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için tüm Kızılay teşkilatı seferberlik ilan etti. 152 yıllık tarihimiz bize zor günleri atlatmada dayanışmanın önemini öğretti.” dedi.
 
Kızılay, hayat normale dönene kadar yardım çalışmalarını sürdürecek.

Sorduğumuz: “Neden virüs testi yapmıyor?” sorusunun cevabını şu şekilde almış olduk: İstanbul ve Ankara Ulusal Kan Bankası Referans Laboratuvarlarındaki Koronavirus tanı kapasitesini de Sağlık Bakanlığının hizmetine sunan Kızılay, olası ihtiyaç için Sağlık Bakanlığına 150 şişme Çadır Hastanesi teslim etti.”