Reklam

KARADENİZ DEĞİŞMİŞ…

.

4690 0

HASAN SAMİ ER

HASAN SAMİ ER

İznimin bittiğini dün beyan etmiştim zaten.
.
Rahatlık sonrası bilgisayar başına oturmak öylesi kolay değil.
Zira konsantrasyon isteyen, birikim bekleyen yazılar hemen akla gelmiyor.
Elimizdeki telefonlardan gündemi takip etmek bir takım avantajları sağlıyor tabi, o ayrı.
.
Karadeniz gezisi ile ilgili yazacağım yazılarım ile Kazdağları ile ilgili yazacağım yazılarım arasında tercih yapmam gerekti.
.
Önce hangisi yazılacaktı?
.
Kazdağları daha çok su götürür gerekçesi ile önce “Karadeniz’i taze taze yazayım” dedim.
Zira Kazdağları yazım öyle üç-beş günde bitecek gibi değil.
.
Biz kafile olarak:
Bursa, Bolu, Devrek, Safranbolu, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Batum, Amasya, Çorum, Ankara ve Eskişehir hattında 8 gün 7 gecelik bir geziye katıldık.
.
4000 kilometrenin üzerinde yol yapmaktan mabadımız dümdüz oldu.
.
Karadeniz olunca, eğlenceli ve zevkli geçen yolculuklar, otel anıları ve insan ilişkileri yoğunluğumuzu aldı diyebilirim.
..
Samsun’da adama kalacağımız oteli sorduk;
“Otel ne kadar uzaklıkta?”
“Ha bu 100 metre ileridedur da.”
Yola koyulduk.
En az 600 metre o sıcakta kan ter içinde yokuş yukarı yürüdük.
Akşam adamla karşılaştık ve tekrar sorduk;
“100 metre demiştin?”
“Daha mu kısaymuş?”
..
Rize’de kaldığımız otelde akşam yemeğinden sonra horon öğretmek üzere bir genç milleti piste kaldırdı.
.
Kardeşi tulum çalıyor, kendisi ise o Laz şivesi ile komutlar veriyordu.
“Ula uşaklar dediğumi tekrar edecesunuz.”
“Ederuz…”
.
Genç Laz şivesi ile bir şeyler söylüyor ama anlayana tabi.
Durum böyle olunca kimse söylediğini tekrar edemiyor.
Çocuk da sinirleniyor;
“Tekrar edun da…!”
.
Çocuğa diyemiyoruz ki “Anlamayruk…”
.
Neyse horon horon olalı böyle zulüm görmemişken genç, topluluğa seslendi;
“Ula misafurler, kefenun cebu yoktir ama Tulumun cebu vardur” diyerek nazikçe “Cabo” istedi.
..
Eskiden buralara gitmiş olanlar Karadeniz’in turistik yerlerini hala güzel sanıyor olabilirler.
Ama nerdeee…
.
Düzensiz ve insafsızca yapılan betonlaşmalar dolayısı ile güzelim Ayder, Uzungöl bitmiş vaziyette.
Sıra Fırtına Vadisi’ne gelmiş.
.
Denizler doldurulmuş,
O güzelim yeşillikler bitirilmek üzere.
.
Bunlara kim, nasıl insafsızca izin veriyor anlamış değilim.
.
Çamlı Hemşin’de koskoca derenin yatağına “Öğretmen Evi” kondurmuşlar.
İnanamazsınız.
.
Turistler artık bilinen değil, bilinmeyen daha bakir bölgelere gidiyorlar.
.
Esnaf ise oldukça insafsız.
Beğendiğiniz bir eşya için muhakkak pazarlık yapmanız gerekiyor.
20 liraya aldığınız bir eşyayı, biraz ileride 5 liraya alma şansınız var.
.
Son toprağına kadar betonlaşmış ve Araplara peşkeş çekilmiş Ayder Yaylası’nda 1 saatlik park ücreti 20 liraydı.
Gerisini siz düşünün.
.
Belki son günlerde gazetelerde okudunuz: “1 Eylülden itibaren Ayder Yayla’sındaki salıncaklar kaldırılacakmış.”
.
Ya o binalar ne olacak?
Mantar gibi biten kargacık, burgacık binalar?
.
Oralara baktıkça bizim Kazdağları’nın geleceğini görüyorum.
.
Müteahhitler oralarda staj yapmışlar, şimdi sıra bizim buralara gelmiş.
“Altın, feldspat, kuvars” derken, betonlaşma bizi de bitirecek gibi duruyor.
.
Gezdiğim yerlerde favorim Amasya’ydı.
Turistlerin fazla uğramadığı,
Esnafının fazla bozulmadığı,
Mimari özelliklerinin değişmediği,
Temizliği,
İnsanlığı harikaydı.
.
Şehzadeler şehri olarak bilinen Amasya’ya “Bravo” diyorum.
 


Etiketler; #karadeniz
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Beni çok de favorim Amasya oldu. 168 - 20.08.2019 22:40:21
Benim de favorim Amasya oldu.