AKILLILAR NASIL GEÇİNECEK?

.

3284 0

Hasan Sami ER

Hasan Sami ER


Meşhur bir söz vardır ama hangi millet için söylenmiş pek bilinmiyor.
Derler ki; “Bu memleketin salağı bitmez…”
.
Hatta “Salaklar olmasa akıllılar nasıl geçinecek?” şeklinde de başka bir söylemi vardır.
.
Benim yaşım üstündekiler iyi bilir.
Zamanında İstanbul’da Sülün Osman namı ile bilinen meşhur bir dolandırıcı vardı.
Galata kulesini satmış, “Galata Köprüsü’nü satarken” yakalanmış.
O kadar yani.
.
İşte bu Osman’ın bir sözü tarihe geçmiş;
“İstanbul’un denizi de kerizi de bitmez…”
.
Osman Ziya Sülün, 1923'te İstanbul'da doğmuş. 1948 yılında Fatih'te yeni tuttuğu evin sahibini dolandırdığı vukuatı ile adı İstanbul piyasalarında duyulmuş.
.
Daha sonra yaptığı işlerle ünlenen Sülün Osman, tramvay, Galata Kulesi, kent meydanlarındaki saatler, şehir hatları vapurları gibi kamu mallarını saf vatandaşlara ‘satarak’ ya da ‘kiraya vererek’ efsane haline gelmiş.
.
Bu Sülün Osman her ne kadar dolandırıcı olsa bile kesinlikle devlet malına el atmaz kendisini uyanık sanan kişileri avlamış.
.
O zaman ki anlatımıyla yaptığı işi anlatıp, amacını tarif ediyor;
“Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. Ve dükkân kapalı. ‘Karımın hastalığını’ anlatıyorum, ‘acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini, o an nöbetçi eczaneye gidip hastaneden istedikleri ilaçları almamın şart olduğunu’ söylüyorum falan. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. Diyorum ki; ‘300 liraya ihtiyacım var. Paranın gerisi umurumda değil, yeter ki karım ameliyat masasında kalmasın...’
Adam ‘sabah kuyumcuya gidip bilezikleri 1000 liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını’ düşünüyor.
O arada benim ayakçım da ortaya çıkıyor ve o almak istiyor bilezikleri. Telaşlanıyor adam ‘kazanç imkânı kaybolacak’ diye.
300 lirayı verip alıyor bilezikleri, ben de kayboluyorum ortalıktan.
Adam ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince, ‘dolandırıldım’ diye karakola gidiyor.
Ben aranıyorum.
Demiyorlar ki ona, ‘be adam 1000 liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı’, diye.
Gayet açık ki, ‘beni dolandırmayı planlamıştı.’ Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım.”
.
Bu esnafın piri sayılan Sülün Osman, dolandırıcılık şekillerini şu başlıklar altında toplamış; Zarfçılık, Definecilik, Papelcilik ve Çeşitli satışlar.
.
Sonra mı?
1984 yılında kaldığı bir otel odasında kalp krizinden öldüğü biliniyor.

Tüm bunları neden yazdığımı anlamışsınızdır umarım.
Bilgisayardan oynanan “Çiftlik Oyunu” ile kendisine kazanç sağlayacağını zannedenlerin dolandırıldığı bir dünyadayız.
.
“200 Bin yatır, 50 bin kazan” mantığı birilerini harekete geçiriyor.
.
Kimi?
Sülün Osman’ın dediklerini.
Yani?
.
“Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı.”
.
Adama sormazlar mı “200 bin liraya karşılık kısa zamanda 50 bin nasıl kazanacaktın?” diye.
.
İş dönüp dolaşıp aynı yere geliyor;
“Akıllılar nasıl geçinecek?”
.
Aziz Nesin haklı mı yoksa?


Etiketler; #sami
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma İnal203 - 17.3.2018 16:44:42
Elbette Aziz Nesin haklı.
Sulu de haklı. O'nu aptal yerine koymayı duşunenler dolandırılan..