Reklam

YOL HİKÂYELERİ…

Eşimin işi dolayısı ile yine yollara düştük. Bu sefer Balıkesir’di istikamet.

1740 0

HASAN SAMİ ER

HASAN SAMİ ER

Eşimin işi dolayısı ile yine yollara düştük.
Bu sefer Balıkesir’di istikamet.
.
Şu köşe yazarlığını bırakıp, “Yol hikâyeleri” yazsam aslında süper olur da, patron benzin parasına dayanabilir mi bilemem?
.
Hani içinizde:
Benden böylesi bir format bekleyenler varsa, bir zahmet patrona baskı yapıp, beni yollara düşürebilir.
.
Edremit üzerinden gitmeyi tercih ettik.
.
Balya üzerinden gidersek yolun pek uygun olmayacağı istihbaratı ile karşılaştık.
.
“En iyi yol bildiğimiz yoldur” dedik, vurduk kendimizi Nusratlı rampalarına.
.
Çanakkale 1915 köprüsünün halatının çekilmesini müjdeleyen “Vekilimiz”, nedense Nusratlı Tünellerinin açılış hikâyesi ile ilgili cümlelere değinmedi.
.
Durum böyle olunca insanı istifra ettirecek kadar dolambaçlı yollardan geçerek Edremit’ten, Havran yoluna daldık.
.
Yol kenarlarında sarı bez üzerine yazılmış “Her derde deva Karadut” yazılarıyla bezenmiş cazip sloganları görünce, durmamak mümkün değil.
.
Ancak,
Hijyen konusuna meraklı biriyseniz buralara yaklaşmanız imkânsız.
.
Ne denetleyen var,
Ne arayan,
Ne de soran…
.
Virüs gıdalardan geçse buralar yatağı olurdu.
.
Havran’dan geçerken yerlere yayılmış ürünü görünce “Cevizlere bak!” dedim eşime.
Başına kadınlar oturmuş ayıklıyorlar zannettim.
.
Daha dikkatli bakan eşim: “Onlar ceviz değil, incir” demesin mi?
Yol kenarında neredeyse 1 dönüm kadar yere yayılmış bezlerin üzerinde kurutulan ve bir yandan da ayıklanan incirleri toz içinde görünce düşündüm:
“Hijyen ölmüş de haberimiz yok…”
.
Yörelerin çeşitli lezzetleri var.
Hani doktorum yasaklamasa hepsine uğrayıp tatmak isterdim tabi.
Ama mümkün değil.
.
Elimizdeki GPS sistemi ile hareket eden Google amcaya uyup, çoğu zaman şaşırarak “İlk defa araba gören köylüler arasından” geçmek nasip oldu tabi.
.
Kozak Yaylası’na akrabalarımıza uğramak için uyduğumuz GPS, zorla da olsa hedefimize ulaştırdı bizi.
.
Hava kararıp, dönüşe geçtiğimizde hava kararmıştı.
.
Küçükkuyu’dan geçip rampalara sarmadan önce yanımızdan “Jet hızıyla” geçen “Askeri Tehlikeli Madde” aracını görünce irkildim.
.
Aracın içindeki madde değil,
Bence şoförü daha tehlikeliydi.
.
544… ile başlayan Bahriyelilere ait aracı takip etmekte zorlandım.
.
Karanlık yolda aniden yolun ortasında önünüze çıkan “Plastik Kasalara” rastlayınca,
Kaza yapmamak için şoförlüğünüzü gösterebilirseniz ne ala.
Yoksa işiniz zor.
.
Önümde giden kamyoneti sollarken arkasından uçan kasaları görünce adama el, kol işaretleri ile anlatmaya çalıştık.
Adam anladı ve durdu.
Sonra ne oldu bilmiyorum.
.
Türkiye’de trafik gerçekten çok zor.
Eline kontak anahtarını geçiren fırlamış yola.
.
Kendisinden başka kimseyi düşünmeyen “Sürücü” topluluğu ile yol almak gerçekten zor.
.
Yeni jenerasyon sürücülere ayak uyduramamanın zorluğundan olsa gerek, yakında kontak anahtarımı duvara asıp şoförlükten emekli olabilirim.
.
Diyeceğim şu ki:
Yollarda bir şey yemeyin,
Marka olmayan hiçbir şey tüketmeyin,
Yol kenarlarında satılanların “Ucuz” olduğunu sanmayın…
.
Eğer araba kullanıyorsanız sakin olun,
Kimseyle dalaşmayın,
Sağdan sağdan yavaş yavaş yolunuza gidin…
.
1.Not:
Bu arada yol yapmakla övünen iktidara sesleniyorum:
Yollardaki tuzak kameralardan,
Trafik denetçilerinden,
Trafik lambalarından,
Tali yol çıkışlarındaki hız sınırlamalarından,
Meskûn mahallerdeki kısıtlamalardan,
Ne yazık ki gidemiyoruz.
O sebeple sakın “Yol yaptık” diye övünmeyin.
Adım atamıyoruz…
.
2.Not:
Şu tünelleri açın artık…
 


Etiketler; #hasan sami er
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhsin Akçay290 - 12.09.2020 15:48:09
18 yıl Çanakkale - Balıkesir gittim geldim. Balıkesir Yol hikayeleri deyince ilgi ile okudum seninle beraber gittim geldim. amma yorumu kısa yazıyorum. Sanat Bülteninde İlgi ile okuduğum yazılarını hatırladım. Gerçekten birileri Patronu ikna etse de ilgi çekici yazılarını okusak. kolay gelsin. Selamlar.