Reklam

ÇOMÜ’de iki başarılı nakil

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezi yine iki başarılı nakile daha imza attı.

3465
ÇOMÜ’de iki başarılı nakil

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezi yine iki başarılı nakile daha imza attı.

Her geçen gün adından söz ettiren Nakil Merkezinde yine iki önemli nakil daha gerçekleştirildi. İstanbul’da Yıllardır Aradığı nakili bulamayan 30 Yaşındaki Güney Yeşil, Çanakkale’de 5 ay sonra böbrek nakli oldu.  Nakilden birkaç Hafta dedesinin rüyasında gördüğünü ve kurtulacağının müjdesini verdiğini aktaran Yeşil 3 yıldır bu hastalık yüzünden evliliğini ertelediğini söyledi. Diğer hasta 69 Yaşındaki Ahmet Yıldız için ise tam 7 kez nakil şansı çıktı. Fakat, doku uyuşmazlığı ve kullandığı ilaçlar dolayısı ile 7 fırsat da kaçtı. Ancak 8. Nakilde böbreğine kavuşan Ahmet Yıldız ‘Yeniden gençliğime dönmüş gibi hissediyorum’ dedi.

İstanbul’da yaşayan Güney Yeşil, erken doğum nedeniyle çocukluktan beri böbrek yetmezliği hastalığıyla mücadele ediyor. 4 yıl öncesine kadar ilaçlarla ve tedaviyle idare eden Yeşil, diyaliz makinesine bağlanmaya başladı. İstanbul’da böbrek nakil merkezine başvuruda bulunan Güney Yeşil, nüfus yoğunluğundan dolayı kendisine böbrek çıkmadı.  Sosyal medya üzerinden ÇOMÜ Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezi duyan Yeşil, 5 ay önce nakil için başvuruda bulunup sıra beklemeye başladı. Yeşil’e sevindirici haber 12 Eylül’de geldi. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen hastanın yakınları organları bağışladı. Uygunluk testlerinin ardından böbrekler 3 saatlik ameliyatla Yeşil’e nakledildi.
 “GENETİK HASTALIKLAR İÇİN ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ”
ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Doç. Dr. Cabir Alan, başarılı bir operasyon geçirdiklerini söyleyerek, “Doğuştan gelen böbrek rahatsızlığı nedeniyle yıllardır tedavi görmekteydi.  4 yıl öncesine kadar ilaçlarla ve uygun tedaviyle, diyalize bağlanmadan hayatını devam ettirirken, son dönemlerde böbrek yetmezliği gerçekleşti. Diyalize bağlı kalma ihtiyacı duydu. Güney Bey böbrek nakli için İstanbul’da değişik merkezlere müracaat etti. Ancak İstanbul nüfusu yoğun bir ilimiz olduğu için sıra kendisine gelemedi. Sosyal medyadan merkezimizi duymuş. 5 ay önce merkezimize müracaat etti. İkinci kez böbrek nakli için merkezimize çağırıldı. En son olarak 12 Eylül akşamı Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen hastanın yakınları organlarını bağışlama kararı aldı. Uygunluk testleri sonucunda böbreğin Güney Bey’e uygunluğu saptandı. O gece 3 saatlik bir operasyonla Güney Bey’e naklettik. Başarılı bir operasyondu. Hiç idrar çıkaramazken şuanda 3 litrenin üzerinden idrar çıkarıyor. Böbrek değerleri de normal insanın olması gereken değerlere yaklaşmış durumda. Birkaç gün içerisinde kendisini taburcu etmeyi düşünüyoruz. Doğuştan gelen böbrek hastalıklarıyla ilgili bahsetmek istiyorum. Bu tip hastalıklar genellikle, genetik rahatsızlıklardır. Tespit edilmesi oldukça zordur. Çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkar. Bu tip hastalıkların erken teşhisi için mutlaka yılda bir kere periyodik kan testi yapılması bu tip hastalıkların önünü alınması açısından önemli bir durumdur. Arabayı bile yılda bir kere bakıma götürüyoruz. Bu bizim sağlığımız. Hayatımız için önemli. O yüzden düzenli çekap yapılaması bu tip hastalıkların önünü alınmasında oldukça önemlidir. Güney Beye yeni hayatında, yeni böbreğiyle, sağlıklı, mutlu yaşamlar diliyorum. Organ bağışı konusunda da halkımızı tekrar tekrar duyarlı olamaya davet ediyorum.  Çünkü oldukça fazla organ nakli bekleyen hastamız mevcuttur. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre 30 binin üzerinde organ bekleyen hasta mevcut. Bunların yarısı maalesef organ bekleme sırasında hayatını kaybetmekte. Bu hastalarımız için hayatta tutunmanın tek yolu organ nakli ve organ bağışıdır” ifadelerini kullandı.
NAKİLE SON ON DAKİKADA YETİŞTİM
Askerde böbrek hastası olduğunu öğrenen ve 5 yıldır tedavi gören 30 yaşındaki Güney Yeşil, Kalabalık Nüfuslu İstanbul’da kendisine sıra gelmeyince Arkadaşlarının tavsiyesi ile Çanakkale’ye geldi. Burada kendisine bir ay sonra nakil çıksa da doku uyuşmazlığı dolayısı ile nakil yapılmadı. Bu arada İzmir’de de başvuru yaptığı sırada kendisine ikinci nakil çıkan Yeşil son on dakikada yetişerek nakil oldu. Yaşadığı süreci anlatan Güney Yeşil “ Doğuştan gelen bir hastalık. 5 yıl önce askerdeyken öğrendim. Erken doğumdan oluşan bir hastalık bu. 4 yıldan beri makineye bağlanıyorum. Haftanın 3 günü ölü gibi geçiyor hayatımın. Ne tatil, ne oyun, ne gezme hiçbir şey yapamıyorum.  Genç yaştayken bu hastalığa yakalanmam biraz kötü olabilir ama ben bunu yeneceğim dedim. İstanbul’da 4-5 sene kadavra için uğraştım. Büyük şehir olmasından dolayı ve çok insan olduğu için kadavra biraz daha İstanbul’da zor çıkıyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ni sosyal medyada birkaç hastanın tavsiyesiyle öğrendim. Bundan 6 ay önce geldim. 1 ay sonra kadavra çıktı. Kan uyuşmazlığından dolayı vermediler. 2 ay sonra tekrardan geldim. İzmir’e gidip kan testlerimi orada yaptım. Buraya son 10 dakika kala yetiştim” dedi.
“DEDEM RÜYAMDA KURTULACAĞIMIZ SÖYLEDİ”
Nakil öncesi dedesini rüyasında gördüğünü de aktaran Güney Yeşil “Nakilden 2 hafta önce dedemi rüyamda görmüştüm. ‘Torun sabrettin çok az kaldı. Güzle günler yakın. Artık sende tatile gideceksin gençler gibi, eğlenebileceksin, gezebileceksin. Diyalizden sonra ölü gibi yaşamayacaksın’ dedi bana. Ve buraya çağırdılar. Şuan gayet iyiyim. 3 yıl boyunca idrar çıkaramamak çok kötü bir şey. İdrar deyip geçmeyin” dedi.
“3 YILDIR EVLİLİĞİMİ ERTELİYORUM”
Sağlıklı vatandaşlara da bir çağrı yaparak sağlığınıza dikkat edin uyarısında bulunan Güney Yeşil, bu hastalık yüzünden üç yıldır evliliğini de ertelediğini belirtti. Yeşil “Gerçekten sağlığınıza dikkat edin. Sağlıksız yaşam resmen ölü gibi geçiyor. Bu hastalıktan dolayı 2 yıldır evliliğimi erteliyorum. Evlenemiyorum, çalışamıyorum. Geldim buraya nakilimi oldum şuan gayet iyiyim. Organ bağışı içinde sizden tek isteyim. Organlarınızın öldükten sonra toprağın altına çürüyüp gitmesine izin vermeyin. Eskiden bu hastalık yaşlılar içinde şimdi artık gençler için geçerli. Yediğiniz şekerden,  tuzdan olabilir. Bunlardan da uzak durun. Öldükten sonra çürüyüp gitmesine izin vermeyin. İnşallah kimse bu hastalığa yakalanmaz.  Organ bağışı yapın.  Su içmek hayatta en önemli olaylardan biri. Ben diyaliz zamanında 3.5-4 yıldan beri sadece haftada 3 gün kana kana olmasa bile 2-3 bardak su içebiliyordum. Diğer günler sıvı tüketimi çok çok azdı. Artık ciğerlerim. Böbreklerim ve diğer organlarım zarar göremeye başladı sıvı alamadığım için. Su, çorba şeker, tuz kullanamıyorduk. Zaten tuz ve şeker kullanmayın. Böbrektin düşmanları onlar. Su ve idrar insan için gerçekten çok önemli. İçinizde olan bütün fosfor, kalsiyum, potasyum, atmanız gereken bütün pislikleri idrar yoluyla atıyorsunuz.  İçebildiğinizden daha fazla su içmeye çalışın ki vücudunuz çalışsın. Diyaliz günlerinde su içmediğim zaman haftanın 3 günü giriyordum. 4-5’inci gün kalbim sıkışmaya başlıyordu. Nefes darlığı, ciğerlerim artık şişmeye başlıyordu. Çünkü sıvı tüketemiyorsun, vücut yorgun oluyor” ifadelerini kullandı.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Organ Nakil Merkezinde nakil olan bir başka isim ise 69 yaşındaki Ahmet Yıldız oldu. Daha önce Böbrek taşı tedavisi gören ancak tedaviden dolayı artık böbrekleri iflas eden Ahmet Yıldız 8 yıldır diyalize giriyordu. Kendisine daha önce de 7 kes nakil çıkmıştı fakat, kullandığı ilaçlardan ve uyuşmayan doku testlerinden dolayı ameliyat olamamıştı. Yıldız 8. Nakilde ise düzenlenen başarılı operasyonda organ nakli gerçekleştirildi. Kadavradan aktarılan Böbrek nakli ile sağlığına kavuşan Ahmet Yıldız gençliğime döndüm dedi.
7 KEZ BÖBREK ÇIKTI 8’İNCİDE NAKİL OLDU
ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi Müdürü Doç. Dr. Cabir Alan, “Ahmet Yıldız 69 yaşında erkek hastamız. Çanakkale’nin Küçükkuyu İlçesinde ikamet ediyor. Ahmet Bey Böbrek Taşına bağlı olarak yıllarca tedavi gördü. Ancak tedaviler yanıt vermedi ve böbrekleri iflas eti. 8 yıldan beridir de diyalize giren bir hastamızdı. Ahmet Beye yedi ker böbrek çıkan bir hastamız. Ama her seferinde doku ve kan uyuşmazlığı nedeni ile Böbreği nakledemedik. En son Nisan ayı kendisine böbrek çıktı. Doku  testi de uyumlu geldi. Ancak o dönemde  ilaç kullandığı için, kanaması yüksek olmasından dolayı yakınları organ naklini kabul etmediler.  Ahmet abi çok üzülmüştü. Çünkü daha önce de çıktı ama nakil olmamıştı. Belki de bu benim son şansımdı diyerek üzülmüştü.  Fakat sonraki haftalarda hemen ilk çıkan organ bağışında böbrek Ahmet Beye uyumlu oldu. Bu sefer de ilaç kullanmadığı için  test uyumu da geldikten sonra böbrek naklini gerçekleştirdik. Şu anda hastamızı durumu gayet iyi, böbrek fonksiyonları normale geldi” dedi.
SİNSİ BÖBREK TAŞLARINA DİKKAT
Böbreklerin iflas etmesine sebep olan hastalığa da dikkat çeken Cabir Alan “Böbrek taşı Türk toplumunda sık görülen bir hastalık. Özellikle sinsi böbrek taşları, hasta fark etmeden zaman zaman  böbreklerin zarar görmesine sebebiyet veriyor. O yüzden Böbrek taşı olan kişilerin böbrek taşlarını yıllık olarak kontrol etmeleri gerekiyor.  Kendi kendine büyüyebilir ve  böbreğe zarar verebiliyor. Gelişen teknolojiler ile artık böbrek taşları için çok büyük ameliyatlar gerekmiyor.  Küçücük delikler ile böbrek aşını tamamen temizlemek mümkün. O yüzden en az yılda bir kere sağlık kontrolünden geçmeleri sağlık açısından önemlidir” dedi.
“TEKRAR GENÇLİĞİME DÖNDÜM”
Tedavi süreci ve öncesi hakkında bilgi veren Ahmet Yıldız ise “Ben 69 yaşındayım ve böbrek taşı tedavisi görüyordum, Bu yaşta organ bekleme süresinde çok zorluklar yaşadım. Vücudumda hiçbir şey hissetmiyordum, ağzımda tat bile yoktu.  Organ naklinden sonra insan olduğumu hatırladım. Yapılan nakil sonrası çok güzel bir tedavi süreci geçirdim ve sağlığıma kavuştum Onun için organ bağışında bulunan herkesten Allah razı olsun.  Şu anda kendimi çok iyi hissediyorum adeta gençliğime döndüm” dedi.
Altuğ Acer
 


Etiketler; #organ nakli
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.