“Suyun taşları ve suyun kuşları”

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden Kontrol Şube Müdürü  olarak emekli olduktan sonra sanatçı kimliğini ortaya çıkartarak deniz kabuklarına tekrar hayat veren Muzaffer Mut yaptığı çalışmalarla büyük ilgi topluyor.

1100
“Suyun taşları ve suyun kuşları”

Deniz kabukları hayat buluyor!
Deniz kabuklarından hayvan figürleri yapan Mut, bugüne kadar gerçekleştirdiği sergilerden aldığı geri dönüşümlerden de oldukça hoşnut olduğunu dile getiriyor. Eserlerindeki emeği, sanatı, tasarımı ve ruhu hissedenlerin daha farklı bir bakış açısıyla çalışmalarını yorumladığını belirten Mut bu ilgi alanına yönelmek isteyenleri de cesaretlendirerek, “Kıyıdan deniz kabuğu toplayarak Çanakkale’ye özel semboller yaratabilirler. Çanakkale gibi turizm kapasitesi olan, sahili olan, denizi olan ve kabukların bol olduğu bir yerde bunun getirisi var. Ülkeyi sevmek çalışmaktır. Lafla olmaz. Önemli olan üretmektir. Ülken için bir şeyler yapmaktır. Çanakkale’de bu konuda değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.
“GÜZEL ESERLER ORTAYA ÇIKARDIK”

Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben aslen ziraat mühendisiyim. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden Kontrol Şube Müdürü olarak 2000 yılında emekli oldum. Emekli olduktan sonra ilk olarak kendimi kitap okumaya verdim. Bunun yanı sıra su altı dalgıcı olduğum için o yönüme de ağırlık verdim. Su altı hobilerimden, deniz kabuğu toplamamdan yola çıkarak bugünlere geldim. Çok da seyahat ederim. Yılda birkaç sefer yurtdışına çıkarım. Yurtdışında gördüklerimle topladığım kabukların entegrasyonu bu çalışmalarım oldu diyebilirim. Deniz kabuğu koleksiyonlarım oluştu. Bunları toplarken Uzakdoğu’da, Çin’e gittiğimde birçok örnek gördüm. Baktım ki tavşan yapmışlar, köpek yapmışlar. Bizim kabuklarla da yapılabilir diye düşündüm. Emeklilikte kendimi kurtaracak bir olay aradım. Sıkılmamak istedim. Doğayı da çok seviyordum. 2005 yılında asıl denememi yaptım. Yapıştırıcı değiştirdim. İzmir’e gittiğimde bu işlerle ilgilenenleri gördüm. Nasıl yapıyorlar onları seyrettim. İnternetten örneklere baktım. Yavaş yavaş yapmaya başladım. İlk olarak sergi açma cesaretim de yoktu. Daha sonra çok güzel eserler ortaya çıkmaya başladı. Ticaret ve Sanayi Odasında bir sergi açtık. Orada gelen herkes en çok benim işlerime ilgi gösterdi. İşte o noktada bana bir cesaret geldi. Ondan sonra ben de müstakil bir sergi açayım dedim. Aynı yerde 1 yıl sonra müstakil bir sergi açtım. Çok güzel geçti. Bence satış olması güzel olmasının göstergesi değildir. Satış olmasa da serginin değeri bambaşkadır. Ben de bu sırada çok olumlu tepkiler aldım. Sağ olsunlar işlerimizi göklere çıkardılar. Bunun üzerine Bozcaada da sergi açtım. Bozcaada da ilgi gördü ancak reklamı ve tanıtımı iyi olmadı. Ancak beğenenlerin bakış açılarını hissettim. Çok güzel enstantaneler yakaladım.

“SUYUN TAŞLARI VE SUYUN KUŞLARI..”
Deniz kabuklarından figürler yapıyorsunuz. Eserlerinizi bize anlatır mısınız?
Ben toplanılan kabukları, figürleri birleştirerek genelde hayvan figürleri yapıyorum. Figürler yapıyorum. Çayın taşıyla, çayın kuşları diyebiliriz. Denizin taşları ile denizin kuşları diyebiliriz.  Suyun taşları ve suyun kuşları diye de tabir edebiliriz. Bence ben onlara ikinci kez hayat veriyorum. Başka formlara sokuyorum. Bu müthişti.  Hayatımı bildiklerimi kendi alanımda insanlara ulaştırmak istedim. Bunu kendime felsefe edindim. Bu benim yaşam tarzım haline geldi. Ben bu ürünlerimi kış günü gelip Aralık ayından itibaren çalışmaya başlıyorum. Nisan’ın sonuna kadar çalışıyorum.

“BENİM SERGİLERİMDEN SANATÇILAR ÇOK KEYİF ALIYOR”
Yaptığınız çalışmalar hakkında bugüne kadar olan geri dönüşümlerden memnun musunuz?
Benim sergimden sanatçılar, yaratıcılar çok büyük keyif alıyorlar. Sanat görüşü olan insanlar daha fazla beğeniyorlar. Sokaklarda yapılan incik, boncuk işleriyle bizim işlerimizi aynı mukayese edenler keyif almıyor. Ama bir emeği, sanatı, tasarımı, ruhu hissedenler çok güzel keyif alıyor. Aynı yıl Datça’da da sergi açtım. Datça’da patlama yaptı. Tam milletin kalabalık zamanıydı. Öyle ayarlamıştım. Orada sergideki resimlerimin hepsi satıldı. Ben zaten kazancımı almıyorum. Kazancımı genelde okuyan çocuklara veriyorum. Burada derneklere veriyorum. Onlar değerlendiriyorlar. Bir ücret almıyorum. Bu benim yaşam tarzım ve güzellik anlayışım. Yaz günleri de sualtı hobim var. Hobisiz ve üretmeden yaşayamam.

“DENİZ KABUKLARI İLE ÇANAKKALE’YE ÖZEL SEMBOLLER YARATILABİLİR”
Bu işe gönül vermek isteyen kişilere neler önerirsiniz?
Çanakkalelilere, çevremdeki insanlara, Çanakkale gibi turizm kapasitesi olan, sahili olan, denizi olan ve kabukların bol olduğu bir yerde bunun getirisi de var. Çanakkale’de turizm anlayışı başka. Alçı satılıyor, magnet satılıyor. Gelen turistlerle bu şekilde iletişim kuruluyor. İnsanlar için bu bir potansiyel oluşturabilir, bir çalışma sahası açabilir. Köylerde kıyıdan deniz kabuğu toplayarak Çanakkale’ye özel semboller yaratabilirler. Ben geçen sene tesadüfen kargalar yapmıştım. Bozcaada’nın kargalarının meşhur olduğunu bilmiyordum. Oraya sergi açtığımda Bozcaadalılar şaşırdılar. Bayıldılar. Truva atı için de çalışma yaptım. Ülkeyi sevmek çalışmaktır. Lafla olmaz. Laflar köpürür. Önemli olan üretmektir. Ülken için bir şeyler yapmaktır. Çanakkale’de bu konuda değerlendirilebilir. Değişik tarzda çalışılıyor buna. Ben figürlere çalışıyorum. Bunu biblolara çalışayım da diyebilirim. Pano olabilir. Ancak ben hayvan figürlerini seçtim. Buradan çalışmalarımı çoğaltıyorum. İnsanların kendilerini sürekli donatması gerekiyor. Ne kadar yoğun insansınız, o kadar dolu insansınız.

“DATÇA’DA SERGİ AÇMAYI DÜŞÜNÜYORUM”
Bundan sonrası için projeleriniz nelerdir?
Önümüzdeki yıl Datça’da tekrar sergi açmayı düşünüyorum. Sosyal medyadan takipçilerim, çalışmalarım hakkında zaten çok olumlu yorumlar yapıyorlar. Oradan da eserlerimi insanlara ulaştırabiliyorum. Umarım bu çalışmalarımız daha da çoğalarak devam eder.

Özel Haber: Seda Atan
 


Etiketler; #taşlar #kuşlar
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.