2020 yılının ilk altı aylık döneminde yüzde 3,5, ikinci altı aylık döneminde yüzde 3, 2021 yılının birinci altı aylık döneminde yüzde 3, ikinci altı aylık döneminde de yüzde 2,5 oransal artış yapılması teklif edildi. Hükümet tarafından verilen bu zamdan memnun kalmayan memurlar adına Memur-Sen şubeleri tarafından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Çanakkale Memur-Sen Şubesi’ne bağlı diğer başkanlıklar adın da açıklama yapan Memur-Sen İl Başkanı Suat Özen, “Siyasi irade,  toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil, cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli, teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir” dedi. 

Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri ve emeklilerinin 2020 ve 2021 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri kapsamında hükümetin memura vereceği zam teklifini açıkladı. 2020 yılının ilk altı aylık döneminde yüzde 3,5, ikinci altı aylık döneminde yüzde 3, 2021 yılının birinci altı aylık döneminde yüzde 3, ikinci altı aylık döneminde de yüzde 2,5 oransal artış yapılması teklif edildi.
Memur-Sen İl Başkanı Suat Özen tekliften memnun olmadıklarını dile getirerek basın açıklaması gerçekleştirdi.
 Başkan Özen yaptığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Hepinizin yakından takip ettiği ve bildiği gibi 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri,  1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladı.  16 Ağustos itibariyle de Kamu İşveren Heyeti, masaya ilk teklifini sundu.  Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde, bizim tekliflerimizin kendisine iletilmesinden tam 22 gün sonra masaya teklif sundu. Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif; gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip” dedi. “Bu Teklif Güçlü Türkiye Hedefini Yok Sayanlara Can Suyu Veriyor” Teklife yönelik eleştirilerini dile getiren Özen “Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi, Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir.  Kamu İşveren Heyetinin geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış teklifinin içeriğinde, bize teklif edilmesi bir tarafa, masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor.  Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif; ‘Güçlü Türkiye imkânsız,  Büyük Türkiye anlamsız ve Yeni Türkiye gereksiz’ fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz. Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek,  kamu görevlilerini enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir.  Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir.”
“BU ORANLAR HÜKÜMETİN HEDEFLERİ İLE UYUMLU DEĞİL”
 Hükümet tarafından sunulan teklifin diğer tekliflere uymadığını da belirten Özen “Memur-Sen Konfederasyonunun ve yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri, teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun, çözüme matuf, içeriği makbul, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördü. Bu kabule rağmen, Kamu İşvereninin 24 Temmuz’da sanki kendisine hiç teklif sunulmamış, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına, demokratik ve sendikal haklarına, özlük hakları ve çalışma şartlarına dair tekliflerinden bihaber kalmış bir profil çizmesini ne kabul edilir ne de anlaşılır bir tutumdur” dedi.   “Rakamlar Ekonomi Hedefleri İle Uyumlu Değil” Hükümetin verdiği rakamlarla ekonomik hedeflerle uyumlu olmadığını belirten İl Başkanı Suat Özen “Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için %3,5+%3 ve 2021 için %3+%2,5…  Bu oranlar;  Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil.  Bu oranlar, Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil.  Hükümetin teklifi,  faiz oranlarındaki düşmeyi,  kurdaki aşağı yönlü hareketi, elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor. 5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle sunulan Kamu İşvereni teklifi ‘kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı sona ermesi gerekirken aksine ‘kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı’ eklenme çabası olarak da görülebilir.”
“BUNA SEYİRCİ KALAMAYIZ”
“Siyasi irade,  toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli, teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir. Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı; evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın Dimyata pirince gitmektir. Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin! 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı;  2020 için yıllık toplamda  %6.60,  2021 için yıllık toplamda %5.57 oranın da zam yapılması, iki yıllık toplamda ise  %12,54oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir.  Bu durumda kamu görevlilerine ve onların yetkili temsilcisi konumunda konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir 2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin.  Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde %15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde %12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını normal kabul edin.  Yetmez, ‘gecikme zammı aylık %2,5,  yıllık %30 iken maaş zammınızın yıllık %6’lar ve iki yıllık toplamda %12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin’ deniyor.  Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi %5, aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise %9,5 ve %5,9 iken aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise sırasıyla %13,9 ve %11,5 olarak kayıt altına alınmış. Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman 2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor.  Diğer taraftan 2019 yılında uygulanan yeniden değerleme oranının %23’ün üzerinde olduğunu ve mevcuttaki tutumu devam ederse 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranının da%27-%30 bandında olacağı gerçekleri de gün gibi ortadır. Bir başka ifadeyle, kamu tarafı bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık %27 oranında zam yapılacaktır” dedi.
“BU TEKLİFİN ZENGİNLEŞTİRİLMEYE İHTİYACI VAR”
 “Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk toplu sözleşmesinin, imzaya çağıran bir içerikle yürütülmesini beklerken, nizaya ve sahaya çağıran bir teklifle karşılaştık.  Bu teklifin tamamlanmaya,  ilavelerle zenginleştirilmeye ihtiyacı var.  İşveren ve emek kesimini birbirinden uzaklaştıracak bu teklifi bir kenara koyup uzlaşmayı sağlayacak yeni bir teklif için yeterli zaman, bu teklifin maliyetini karşılayacak bütçede imkân var olduğuna inanıyoruz. Biz, eski Türkiye’nin vehimlerinden beslenen değil, Yeni Türkiye’nin güvenine yaslanan bir teklif istiyoruz. Biz, örgütlü gücümüzü yetersiz tekliflere tepki vermekten kaçınmayız.  Fakat biz örgütlü gücümüzü için değil hak ettiğimizi bize teslim edecek teklifleri takdir etmek için kullanmak istiyoruz.  Yeni bir teklif ve yeni bir eşik bekliyoruz. Türkiye’ye inanıyor ve Türkiye’nin gücüne itibar ediyoruz.”

Dilek Akşen