“Çıksın ben aday adayıyım desin”

Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, Kepez Belediyesi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara değindi.

960
“Çıksın ben aday adayıyım desin”

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 26 Ekim tarihine kadar uzatılan başvuru süresi olduğu halde Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın aday adaylığı için kamuoyuyla paylaşılmış bir başvuru yapmadığını bunun adil ve şeffaf seçim anlayışına son derece ters olduğunu belirten Mutan, hakkaniyetli bir yarış istediğini belirtti. Mutan, “Hani hiç kimsenin imtiyazı olmayacaktı, hani biri diğeri ile adil olmayan koşullarda yarıştırılmayacaktı? Ben buradan ilan ediyorum Ülgür Gökhan aday adayı değil. Kurala uymayan kural dışı, oyuna uymayan da oyun dışı kalır. Çıksın ben aday adayıyım desin, belgeleri versin bu da ispatı desin. Ya da ilçe yönetiminden biri çıksın evet böyle böyledir desin. Ya da birileri çıksın bunlar imtiyazlı adaydır desin!” şeklinde konuştu.

“KİTABI DAĞITMAK İÇİN STANT KURACAĞIM”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, Lacivert Saçlı Kızın Troya Öyküsü adlı Yusuf Ay’a ait eserin 20. Sayfasında bulunan kız kaçırma öyküsünün sakıncalı bulunarak kitabın çocuklara dağıtımının engellenmesinin son derece yanlış olduğunu ifade ederek, kitabı gerekirse pazar yerlerinde sergileyerek vatandaşa ulaştıracağını söyleyerek, “Biz geçen yıl, evvelki yıl da Troia Yılı olmamasına rağmen yine Troia ile ilgili bir kitapçık dağıtmıştık. O zaman kimseye de bir şey sormadık. Okul müdürleriyle temas halindeydik. O da Rüstem Hocanın kitabıydı. Bu sene de dedik ki Yusuf Ay hocam yazmış, onunla bir temasa geçtik. Truva aşığıdır. Kendisi emekli bir öğretmen. Biz okullarla eski usul üzerinden görüştük. Bu kitabı dağıtmak istiyoruz dedik. Dağıtacağımızdan bir gün önce bir sosyal medya aracılığı emriyle kitabın dağıtılmaması gerektiği noktasında okul idareleri uyarıldı. Uyarıdan sonra bize döndüler. Biz de onları zora sokmama adına bloke ettik. Sonra ne yapalım dedik. İzin alalım dedik. Yazımızı yazdık. Kitaplara ek yaptık. Kitabı yolladık. 3 haftayı bulmuştur. Ve bize dönüş olmadı. Bu süreçle ilgili ne yaptık? Onu da sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu süreçle ilgili Ak Parti Belde Başkanını devreye soktuk. Eğer uygun olurlarsa bir bakarlarsa bu kitabı dağıtmak istiyoruz dedik. Ben bunu tek tek isim isim zikredeceğim. Bu konu biraz ulusal medyaya çıkacak bir konu. Altını da kalın kalın çiziyorum. İnatla sabrediyorum. Sonra bu konu bir şekilde grup başkanvekiline ulaştı. Ben de kendisiyle görüştüm. Vali Beyle de görüştüm. Dedim ki böyle bir kitap var. Bir komisyon varmış. O komisyon bir şey bulmuş. Ben belde başkanının yalancısı olayım. Kitabı ona da iletmişler. Dediklerim eksik olabilir ama herkesle yüzleşmeye de hazırım burada. Bize ima edilen konu şudur. 20. Sayfaya bakın. Kitapta bir kız kaçırma sayfası var. Bu her yaş çocuğunu algısı içinde olamazmış. Okuyamazmış, okunmazmış. Arkadaşlar Troya savaşlarının ruhu zaten kadın ve kız kaçırma üzerine inşa ediliyor. Bu sohbeti ederken masada Ak Partili bir belediye meclis üyesi abim var. Hala kız kaçırılıyor memlekette dedi. Böyle bir durum oldu. Ve bundan dolayı da biz bu kitabı dağıtamadık. Sayın valim bana yolla dedi. Yolladım 4-5 tane. Bir hafta oldu dönmedi. Ben o konuşmada kendisine bunu okul duvarının dışında dağıtırım dedim. Pazarda dağıtırım dedim. O zaman Milli Eğitim bu işin içine bulaşmamış olur dedi. Zannediyorum, sütten ağzı yandı. Yoğurdu üflüyorlar. Biliyorsunuz bundan 10-15 gün önce de Atatürk’e hakaret eden bir kitap tavsiye niteliğinde okullara önerildi. Bir komisyon vardı Milli Eğitim’de onlar bakıyor buna. Neden o kitaba bakmadılar da, baka baka gelip bizim Lacivert Saçlı Kızın Troya Öyküsü’nü buldular da kaçırılan kadın, hikayenin ortasında duran sebeple kitabın dağıtımını engellediler. Size söz veriyorum Çanakkale Kepez Halkı, Pazartesi günü stant kuracağım pazaryerine. Ve bu kitapçığı dağıtacağım. Hangi dünyada yaşıyoruz ya? Bize dönüp yazılı bir şekilde mahsurunu dahi belirtmediler. Ama benim biraz önce ifade ettiğim gibi Alper Başkan’dan aldığım ve ona söylenen onun da bana söylediği daha yazılı bir ret gerekçesi de gelmedi. O gelirse onu da sizlerle paylaşacağım” şeklinde konuştu.
“TROYA’YI KAÇ TANE ÇOCUĞUMUZ BİLİYOR?”
Mutan, Troya ile ilgili Çanakkaleli çocuklara yeteri kadar bilgi verilemediğinden de yakınarak, “Bu yıl Troya Yılı. Öyle ilan edildi. Troya’yı kaç tane çocuğumuz biliyor? Bir müze yapılmış muhteşem bir müze. Gittim, keşke bir rehberle gitseydim. Böyle bir hazırlığımız da olmadı. Yeteri kadar müzeyi gezdirecek kılavuz bile yok. Yok. Muhteşem bir müze var. İnşallah daha da büyüyecek ve gelişecek. Biz yıllardan bir yıl Kapadokya’ya gittik. Orada bir çocuk bizi çevirdi. Baktı araç plakası Çanakkale 17. Size rehberlik edebilir miyim dedi. Arabaya bindi. Bütün o Kapadokya’yı bize anlattı. 11 yaşlarında bir çocuktu. Ama bizim çocuklarımız Truva’yı bilmiyor. Çanakkale Belediyesi’nin getirmiş olduğu öğrenci çocuklar vardı. Ve çocuklar orayı oyun alanına çevirmişlerdi. Saklambaç  oynuyorlardı. Hopluyorlardı, zıplıyorlardı. Her şeyi elliyorlardı, mıncıklıyorlardı. Böyle bir müze kültürümüz de yok. Biz insanlığın ayak izlerini insanlara sunmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda engelleniyoruz. Ben hizmetten engellendiğim için bu polemiğe girdim. Genel siyaset üzerinden şunu yaptım, bunu yaptım diyemezsiniz. Kendi partililerim de dahil eğer hizmet zemininde bir sıkıntı varsa o zaman gündeme taşıyorum. Bakın sabırla, inatla bugüne kadar da bekledim”  şeklinde konuştu.

“KURALA UYMAYAN KURAL DIŞI, OYUNA UYMAYAN OYUN DIŞI KALIR”
Aday adaylık başvuru süresi 26 Ekime uzatıldı diyen Mutan, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın adaylık başvurusunu henüz yapmamasının şeffaflık anlayışına aykırı olduğunu dile getirerek, “Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın, kamuoyu ile paylaşılmış bir aday başvurusu yok.  Ama yine basından bir sızıntı olarak aldığımız bir noktada aday adaylık ödentisini yatırdığı söyleniyor. Hani biz şeffaf olacaktık. Hani biz adil olacaktık. Hani hiç kimsenin imtiyazı olmayacaktı.  Hani biri diğeri ile adil olmayan koşullarda yarıştırılmayacaktı.  Ben buradan ilan ediyorum Ülgür Gökhan aday adayı değil. Kurala uymayan kural dışı, oyuna uymayan da oyun dışı kalır. Herkes uyacaksa herkes uyacak, kimse uymayacaksa da kimse uymayacak. O yüzden bunu önemsiyorum ve hak arıyorum, adalet arıyorum. Önce kendi partimde arayacağım bunu. Yok öyle değilse çıksın ben aday adayıyım desin, belgeleri versin bu da ispatı desin. Ya da ilçe yönetiminden biri çıksın evet böyle böyledir desin. Ya da birileri çıksın bunlar imtiyazlı adaydır desin’ Biz de haa öyle mi diyelim. Adil bir yarış istiyorum. Hakkaniyetli bir yarış istiyorum.  Herkesin eşit algılandığı bir yarış istiyorum.  Bir anket yapılsın ve tüm adaylar kucaklansın dedik. Cumhuriyet Halk Partisi adına. Ne istedik? Üye bazında, üyelerle sandığa gidilsin dedik. Hatta ben, üyelerin de ötesinde olabilir imkanları varsa nerde yaşandı bilmiyorum ama İç Anadolu’da bir beldede yaşandı kendini Cumhuriyet Halk Partisine yakın hisseden seçmenin de oy kullanacağı sandıklar oluşsun. Fransa’da bu yöntem çok sık uygulanıyor.  Yani daha geniş katılımlı, üyeye sıkışmayan bir önseçim oluşturan, üye bazlı bir sandık, onu da aşan bir zemin olursa, Allah verdi bir göz körde olmuş iki göz hesabı daha iyi olur diye düşünüyorum. Anket olsun bütün seçmeni kucaklayan.  Ben beni atayın demedim. Ben beni atamayın dedim.  Beni atayacaksa halk, seçmen, üye atasın arkadaşlar. Usul ve yöntem olarak bunu istedim ve istemeye devam edeceğim. Kötü bir şey mi istiyorum?  Ben bunu sadece Cumhuriyet Halk Partisi adına değil, siyasi kurumlar adına da istiyorum.  Darısı diğer siyasi parti kurumlarının başına” ifadelerini kullandı.

“KEPEZ BENİM KALBİM, CİĞERİM”
Mutan, Kepez’e çok değer verdiğini ve Kepez’in geleceğinin kendisi için önem taşıdığını belirterek, “Siyasi partiler kanunu değişir de daha adaletli yarışlar olur. Kepez benim canım, ciğerim, gözüm, kalbim, kulağım, bacağım, kulum ve ben Kepez’im. Kepezde de Cumhuriyet Halk Partisinden 4 tane aday adayı var. Allah için öyle bir bakın adaylara. Öyle kaptı kaçtı. Hemen bir ön seçim yapıp sandık kuralım malı götürelim, gitmez. Kepez’de 92 yılının 5 Haziran’ında başlayan Belediyecilik süreci ile ilgili bir şeyler ifade etmeye çalışıyorum. Kepez’de Aday Adayları da dahil adaylar, hepsi üniversite mezunudur.  Bir kişi hariç. İsim zikretmeyeceğim ama 1992 yılının 5 Haziranında o dönem bir siyasi partinin adayı Lise mezunuydu, geri kalan hepsi lisans mezunu. 4 yıllık üniversite mezunuydu. Bugün gelinen manzaraya bir bakın. Bir yandan mimar, bir yanda jeofizik mühendisi, diğer yanda öğretim görevlisi, bir yandan da hiçbir mesleki eğitim almamış bir arkadaşımız. Yerel seçimler öyle kolay değildir, zordur. Kaptı kaçtıya gelmez.  En çok sandığı burada kurduk, şu çıktı. Öyle de olmaz ha.  Cumhuriyet Halk Partisi üyesi birinci ve hep yukarlardadır. Ama maalesef siyasi partiler seçim yasası öyle bir zarar veriyor ki üye yapılanlar hala, yenge, abinin çocukları. Bir bakmışsın sülalenin hepsi orda bir de oradaki kast sisteminin içinde delege çıkartı yorsun domino taşları gibi. Onlarla maça giriyorsun. Bakalım kazanabilecek misin? Girin ne olacak? Bir aklıselim heyet geldi ve zannediyorum ki herkesle görüşeceklerdir. Ama dediğim gibi kendim için istediğimi Kepez için de istiyorum. Bir anket, bir önseçim ki STK’mız ortaktı, Çanakkale ile ama bir dokunuş olmalıdır.  Benim ve arkadaşlarımın emeği var burada. Bu emeği getirip de bir sürece heba etmenin aptallığı içinde olmamalı insanlar. Buradaki duruşum budur. Net bir şekilde ifade ediyorum. Cevap vermek isteyen verir, cevabını da alır” dedi.

“KİMSENİN ELİNDEN SU İÇMEDİM”
Mutan, “İlçe Başkanım, İl Başkanı, Genel Başkan Yardımcım ve Merkez İlçe Belediye Başkanı herkes ön seçim dedi ve İl Danışma kurullarında da herkes ön seçim dedi. Önceki basın toplantımda da eğer o sandık gelmezse il ve İlçe yönetimleri istifa etmeli dedim. Biz neye güveneceğiz? Emir eri falan yoktur. Öyle de hissetmemeli birileri. Tekrar ifade ediyorum, herkes oyun kurallarına uymalı. Uymayanlar da oyun dışı kalmalı.  Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de önseçim istiyor. Kimse vaatten sesler duymasın ve dillendirmesin. Ama şunu bilin ki bir şarkıda diyor ya, ben suyumu kazandım da içtim, ekmeğimi böldüm de yedim,  ben de Kepez’de yerel yöneticilik yaparken kimsenin elinden su içmedim. Sen hangi STK’da bilmem nerenin toplumsal bir fayda adına bir gram katkı sundun. Ne yaptın, ne koydun? Bayramdan bayrama çelenk. Kepez öyle bedava değil. Kepez İlçe değil azizim, Kepez şehir artık” şeklinde konuştu.

Haber: Seda Atan
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.