Kentin tanıtım umudu: Sanat Köyü Projesi

Çanakkale Kent Konseyi’nin bu yıl 4.sünü düzenlediği ve birçok sanatçının buluştuğu Sanat Sokakta Etkinliği’ne ‘Sanat Sokağı İstiyoruz’ pankartları damga vurdu.

282
 Kentin tanıtım umudu: Sanat Köyü Projesi


 
“Biz sanat kazansın istiyoruz”
 
Sergi sahipleri gazetemize özel olarak yaptıkları açıklamalarda, Çanakkale’de sanatçıların performanslarını sergileyeceği ve yurtdışından gelen turistler için ilgi odağı olarak kente değer katabilecek Sanat Köyü Projesi  için destek beklediklerini ifade ettiler. Sanatçılar, “İlk önce sanatçı arkadaşlarımızın çalışabileceği küçük yerler istiyoruz. Bunlar muhtemelen 50-60 civarında atölyeler olacak. Bunların canlı performansının olacağı yerler düşünülecek. Satış için galeri istiyoruz. Başka sanat dalları için toplantı salonları yapılacak. Biz bu işe başlarsak eğer yurtdışından organizasyonlar düzenlenecek ve tabii gelen bir yığın misafirimiz olacak. Bu sayede şehrin bugüne kadar yapılmayan tanıtımı yapılacak.  Henüz yer konusu net değil.  Önce Sanat Sokağı olarak düşünmüştük. Fakat baktık ki ihtiyacı karşılayamayacak. Çünkü burada yüzün üzerinde sanat kolu var. Aslında Çanakkale bir üretim merkezi ancak kimse bunun farkında değil. Biz turisti içerde tutamıyoruz. Turistler geliyor, ziyaret ediyorlar. Akşam kalma durumları yok. Çekip gidiyorlar. Zenginlik cebinize koyduğunuz para değildir. Biz sanat kazansın istiyoruz” şeklinde konuştular.
“ÇANAKKALE ÜRETİM MERKEZİ, ANCAK KİMSE FARKINDA DEĞİL”
AYŞEGÜL DEMİR:
Öncelikle bir yer istiyoruz. Derneğimizi çabalarımızla kurduk. Çanakkale için bu çok gerekliydi. Üç senedir mücadele veriyoruz. Bu dördüncü festivalimiz. Biz ne mi istiyoruz? İlk önce sanatçı arkadaşlarımızın çalışabileceği küçük yerler istiyoruz. Bunlar muhtemelen 50-60 civarında atölyeler olacak. Sonra bunların canlı performansının olacağı yerler düşünülecek. Satış için galeri istiyoruz. Başka sanat dalları için toplantı salonları yapılacak. Biz bu işe başlarsak eğer yurtdışından organizasyonlar düzenlenecek ve tabi gelen bir yığın misafirimiz olacak. Bu sayede şehrin bugüne kadar yapılmayan tanıtımı yapılacak. Dünyada her yerde böyle olmuştur. Eski çağlarda da böyledir. Ve bunun beşiği de Çanakkale’dir. Çok ilginçtir geç bile kaldık. Ben cam ile ilgileniyorum. Bir cam atölyesi kurmayı düşünüyorum. Bunun için de finans olarak yardım alacağım fakat yer olarak sıkıntımız var. Önce bir yerimiz olacak ki ondan sonra geri kalan şeyleri düşüneceğiz. Zaten projemiz dünden  hazır. Buna en yakın zamanda ulaşmayı düşünüyoruz. Ama tabii yetkililerden ne kadar yardım alacağız bilmiyorum. Önce Sanat Sokağı olarak düşünmüştük. Fakat baktık ki ihtiyacı karşılayamayacak. Çünkü burada yüzün üzerinde sanat kolu var. Aslında Çanakkale bir üretim merkezi ancak kimse bunun farkında değil. Turistik deniyor. Halbuki alakası yok. Çünkü biz turisti içerde tutamıyoruz. Turistler geliyor, ziyaret ediyorlar. Akşam kalma durumları yok. Çekip gidiyorlar. Biz bununla ilgili görüşmelerimizi yaptık. Gelen herkesi yönlendirmesi için turizm acenteleriyle de görüşeceğiz. Nasıl başka yerlerde şurası var, orayı muhakkak ziyaret edin deniyorsa burada da öyle bir şey olacak. Şehrin çehresiyle beraber ekonomisi de değişecek. Bizim en büyük isteklerimizden bir tanesi gençlerimizin iş imkanı. Bunun için çok büyük sıkıntılar var. Üniversitemiz var, iş yok. Bu ülkede kese kağıdı yapacak fabrika kalmadı. Düşünün ki bu en basit şeydir. O açıdan aslında ilk önce  benim hayalim bu. Bireysel olarak en çok bunu ben istiyorum. Ben şu an 40’a yakın camın şekillendirilmesini biliyorum. Ama benden önceki ustalardan öğrendiklerimi ömrüm yetecek mi yetiştirebilecek miyim bilmiyorum. Bunları yapmak zor  teknikler içeriyor. Yurtdışında bunların bir tanesi binlerce dolara satılıyor. Ben satışı burada yapmıyorum açık söyleyeyim. Direkt Avustralya, İtalya bağlantılı çalışıyorum. Ancak bu duruma çok üzülüyorum. Çünkü onlara para kazandırıyoruz. Benim hiçbir kazancım olmuyor. Ben kazanıyorum ama onu hiçbir zaman kendi kazancım olarak düşünmüyorum. Benim zaten emeklilik kazancım var. Hayatta da çok fazla bir şey istemiyorum. İnanın ki benden sonra gelen kuşaklara aktarabildiğim en büyük zenginliğim budur. Zenginlik cebinize koyduğunuz para değildir. Mesela bugün burada en güzel ürünlerimizden birini seçtim. Ve evlenecek olan arkadaşlarımıza hediye ettim. Biz derneğimizde de çok hızlı hareket etmek zorundayız. Bu işe gönül veren 7 kişiyiz ama arkamızda yüzlerce insan var. Bir o kadar da gençler var. Dün burada bir tanıtım oldu. Çocuklar dans gösterisi yaptılar. Ben biliyorum ki bir süre sonra hepsi işsiz. Okullar bitecek ama onlar işsiz kalacak. Bu benim içimi acıtıyor. Böyle olmamalı. Oysa burada bir dans okulunun olduğunu düşünebiliyor musunuz? Onların yapacağı gösteriyi?  Nerde olabilir? Truva’ya yakın bir yerde olabilir. Konsept olarak bize bu yakışır. Umudumuzu yitirmiyoruz. Hiçbir zaman yitirmedik zaten. Bu benim 10 senedir hayalim. Şuna inanıyorum ki sanatın bir yerinden tutmak emeklilikte bile çok tatlı. En basitinden sinir sisteminiz rahatlıyor. Doktora gitmiyorsunuz. Ülke ekonomisine bu şekilde bile bir katkıda bulunabiliyorsunuz. Biz bu konuda yetkilerden yardım bekliyoruz. Hiçbir siyasi amacımız ve gayemiz yoktur. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Biz sanat kazansın istiyoruz. Çanakkale’yi kalkındırmak, ülkemizi kalkındırmak istiyoruz. Başka hiçbir amacımız yok.
“PROJE AŞAMASINDA VE YER KONUSU NET DEĞİL”
DENİZ KÜRŞAD:
Kent Konseyi’nin etkinliğine biz de Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü olarak destek verdik. Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümünden Buket Deniz Hocanın Troia temalı lirik dans gösterileri gerçekleşti. Ben de Kent Konseyi Güzel Sanatlar Fakültesi Koordinatörü, ÇOMÜ Güzel Sanatlar Bölümü Grafik Tasarım Dr. Öğr. Üyesi olarak destek vermeye, burada bulunarak dayanışma göstermeye çalıştım.  Hemen hemen her standa ‘Sanat Köyü İstiyoruz’ yazısı asıldı. Bu şekilde taleplerimizi dile getirmek istedik. Kent Konseyinin yıllardır düşündüğü bir proje vardı. Ve bu aslında Sanat Sokağı olarak başladı.  Fakat şimdi ‘Sanat Köyü’ olarak öngörülüyor. Bunu yetkili mercilere ulaştırarak böyle bir oluşumun sağlanması bekleniyor. Fakat şu an henüz proje aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Henüz yer konusu net değil, kimler destekleyecek net değil.  Bir ön proje olarak düşünülüyor. Bizler yapılan çalışmalarımızın en değerli şekilde sunulması ve tanıtılması açısından, sanata ve sanatçıya destek için tabi ki böyle bir projeyi destekliyoruz.
“HEM SANATA HEM HAYVANLARA DEĞER VERELİM”
RAHİLE BALTA:
Biz Sanat Köyü olsun destekleriz elbette ama bunun yanı sıra asıl kediler için gerçek bir köy istiyoruz. Şu anda Kedi Köyü diye gösterilen yer hiç istediğimiz gibi değil. Sağlıklı sağlıksız bütün hayvanlar orda. Büyük küçük hayvanlar burada bu şekilde yan yana  olmaz. Nasıl bir şey yapılabilir derseniz, büyük bir alan oluşturulabilir. Kediler birbirine geçmez. Rehabilite olacak yavrular ayrı bir bölümde olur, yavrular anneleriyle beraber ayrı bir bölümde olur. Normal büyükler ayrı bir bölümde olur. Şu an hepsi bir arada. Birindeki virüs hepsine geçiyor.  Hastalıklar da geçiyor. Ben üç aylık maaşımı hayvanlara yediriyorum. Veterinerler de borcum var. Hem sanata hem hayvanlara değer verelim.
Özel Haber: Seda Atan
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.