Esnaf 18 Mart’ı ve Troia Yılını Umutla Bekliyor

18 Mart’ın yaklaşması ve 2018 Troia Yılı kapsamında yaşanması muhtemel görülen turist canlılığı  Çanakkale esnafı için bir umut kapısı oluşturuyor.

7364 0
Esnaf 18 Mart’ı ve Troia Yılını Umutla Bekliyor

Aynalı Çarşı esnafı ise gazetemize özel olarak yaptıkları açıklamalarda bomboş dükkanlardan ve esnafın karşılaştığı sorunlardan dolayı oldukça dertli olduklarını dile getirerek, “Günden güne ciddi fiyat artışları oldu. Buradaki ürünlerimizin fiyatları geçen seneki fiyatlardan devam ediyor. Buna rağmen müşterilerimiz durumdan memnun değil. Sabırlar tükeniyor. Ekmek 1.25 oldu. Bu yüzde 25 zam demektir. Kimse buna gıkını çıkartmadı. Biz geçen sene 5 liraya sattığımız ürünü bu sene 6 liraya satmak istediğimiz zaman bize tepki gösteriyorlar. Aslında çok güzel para harcıyorlar. AVM’ler dolup taşıyor. AVM’lerdeki yemek yerleri dolu. En küçük menü 20 liradan başlıyor. 2 liraya magnet anahtarlık almaya üşeniyor olmalarına anlam veremiyoruz.  Bulundukları şehre nasıl bir değer biçiyorlar anlayamıyoruz. Poşet olayının paraya dönüştürülmesi de önemli. 2018’de poşet paralı olsun istiyoruz. Mart ayından sonra işler açılıyor. Şu anda beklemedeyiz” şeklinde konuştular.
“18 MART’A KADAR KAPALILIK SÖZ KONUSU OLABİLİR”
ALİ İHSAN KASIM:
Şu an sezon kapalı. Gelen kafileler olsun, gezginler olsun hep bu aylarda olmuyorlar. 18 Mart’a kadar bir kapalılık söz konusu oluyor. Mart ayından sonra işler açılıyor. Şu anda beklemedeyiz. Gelen kafileleri en iyi şekilde ağırlamak istiyoruz. Bizim bu seneki 2018 Troia Yılı’ndan da beklentimiz bu.  Herkesin istediği ziyaretçilerimizin Çanakkale’ye gelip üreticiyi karlı çıkartmasıdır. Ekonomimize katkı sağlamasıdır.
“2 LİRAYA MAGNET ALMAYA ÜŞENİYORLAR”
NESLİHAN AR:
2018 Troia Yılı’nın beklentileri çok fazla. Biz de aslında esnaf olarak o beklentilerin gerçekleşmesini bekliyoruz. Yüzüncü yılda belki biraz organizasyon eksikliklerinden kaynaklanan, belki biraz geç kalınmasından dolayı istenilen, beklenilen misafir sayısına ulaşamadığımızı düşünüyorum. Kent olarak eksik kaldığımızı düşünüyorum. Hiç olmazsa Troia Yılı’nın iyi değerlendirilmesi lazım diye düşünüyorum, bunu arzu ediyorum. İşlerimiz açısından çünkü zaten genel olarak şu anda bir savaş durumundayız, ekonomik anlamda insanların sıkıntıları var. Bir kaos durumundayız aslında. Bunlar bir an önce aşılsın da güzel günler görelim istiyoruz. Gerek halk olarak gerekse esnaf olarak güzel günlerimiz olsun istiyoruz. Biraz daha rahat nefes almak istiyoruz. Çünkü günden güne ciddi fiyat artışları oldu. Biz hala fiyatlarımıza yansıtamıyoruz. Buradaki ürünlerimizin fiyatları geçen seneki fiyatlardan devam ediyor. Buna rağmen müşterilerimiz bu durumdan memnun değil. Onlar hala bunun altında fiyatlar beklerken biz çok sıkışıyoruz, zorlanıyoruz. Sabırlar tükeniyor zaman zaman. Bizim işimiz uzun soluklu bir iş. Haftanın 7 günü çalışıyoruz Aynalı Çarşı’da. 12-16 saat aralığında çalışıyoruz. Dolayısıyla da özellikle bir zaman sonra sabrımız taşıyor. İnsanlara bu durumu anlatamıyoruz. Halbuki günlük etraflarında olan artışların herkes farkında. Ekmek 1.25 oldu. Bu yüzde 25 zam demektir. Kimse buna gıkını çıkartmadı. Biz geçen sene 5 liraya sattığımız ürünü bu sene 6 liraya satmak istediğimiz zaman bize tepki gösteriyorlar. Aslında çok güzel para harcıyorlar. AVM’ler dolup taşıyor. AVM’lerdeki yemek yerleri dolu. En küçük menü 20 liradan başlıyor. 2 liraya magnet anahtarlık almaya üşeniyor olmalarına anlam veremiyoruz.  Bulundukları şehre nasıl bir değer biçiyorlar anlayamıyoruz. Biz burada 2-3 liralarla dükkan döndürmeye çalışıyoruz. Kiralarımızı zamanında ödemeye çalışıyoruz. En azından kendi adıma söyleyeyim kira borcum yok. Bağkur borcum yok. Devlete vergi borcum yok. Bu kadar her şeyi düzenli yapmaya çalışırken ben sıkışıyorum. Geçen yılın fiyatlarıyla satış yaptığım oluyor. Benim müşteriminse hala söylediğim ürün fiyatından memnun olmaması beni üzüyor. İnsanlar dolaşıyorlar. Sadece Aynalı Çarşı gezilmiyor sonuçta. Görüyorlar. Dışarıyı geziyorlar, fiyatları görüyorlar. Hala bizimle pazarlık yapmaya çalışıyorlar. Bodrum’a gittiklerinde bir magneti 5 liraya çok rahat almalarına rağmen Çanakkale’ye gelince bizimle 2 lira için pazarlık yapıyorlar.  Bir de şunun altını çizerek söylemek istiyorum. Benim en büyük beklentim poşet olayının paraya dönüştürülmesi. 2018 ile birlikte dönüştürülecekti herhalde yine uzattılar. Bu durum hiç hoş değil. Çünkü artık 2 liralık ürün verip, hediye paketi yapıp bir de onu poşete koyduğumuz zaman ciddi bir gider oluyor bizim için. Vermediğimiz zaman müşteriyle sorun yaşıyoruz. Bana diyor ki 3 kuruşluk kağıdı mı hesaplıyorsun. Ve ya 3 kuruşluk poşeti mi hesaplıyorsun diyorlar. Bunlar da parayla alınıyor. Bir petrol sonuçta. Doların her kuruş zammı onu da etkiliyor. Biz de sıkışıyoruz bu anlamda. Ellerinde torba olmaz anlayabiliyorum. Ancak elinde 5 poşet olan bir insana içine koyalım ürününüzü denildiğinde bunu istemiyor. Bunlar da bir masraf, müşteriye bunu anlatabilmek gerekir. Dolayısıyla ciddi kar marjlarımızın olmaması zaten küçük paralarla geçiniyor olmamızdan dolayı bunlardan yıpranıyoruz. 2018’de poşet paralı olsun, herkes poşeti paralı alsın. Avrupa’da da öyle. Marketlerde de insanlar tomar tomar poşet alıyor. Bu aynı zamanda çevre kirliliği yatıyor. Aslında ülkemizin ziyanı olarak düşünüyorum. 2018’de güzel şeyler olsun istiyorum. Bizim 12 ayda 2 ayımız sezon. Nisan ve Mayıs. En tavan iki ayımız bunlar. Bu sene ramazan son iki haftada girecek. Ramazanda zaten işlerimiz duruyor. En az üç hafta tamamen durup ondan sonra hareketlenmeye başlıyor. Dolayısıyla bu sene de sezonumuz 6 hafta sonu. Ramazan bayramından sonra aile turlarımız başlıyor. Ancak biz asıl parayı çocuk turlarından kazanıyoruz. Dolayısıyla da aile sezonunda insanlar tabi ki ziyaret ediyorlar ancak biz o rakamları bulamıyoruz. Dolayısıyla aile sezonumuzda okulların açıldığı zamana kadar sürüyor. Eylül ayıyla birlikte zaten havalar soğuyor, kış geliyor, belki münferit turlar olabiliyor havalar güzel giderse. Özellikle de şu aylar Şubat ayları bizim nefes alamadığımız zamanlar oluyor. Aynalı Çarşı için sezonsal anlamda. Şubat 28 çekiyor diyorlar ama bize 42 gibi geliyor. Bu sene kış da olmadı. İnşallah satışları bu da etkileyecektir. Şubat sonu kış olursa Anadolu yine gelmez. Oraları etkiler soğuk. Yine de bu havalar beni korkutuyor. Bu sefer okul turları havaların güzelleşmesini bekliyor. Çünkü çocuk getiriyorlar. Taa mayısa kalabiliyor. Sonra Ramazana geçiyoruz ki bu geçiş dönemi sancılı oluyor. Dışarıdan geliyorlar. Ankara’dan geliyorlar. Şehriniz çok pahalı diyorlar. Biz de Ankara’ya kalktık gittik zamanında. Bir çayın ne kadar pahalı olduğunu gördük. Oradan gelip bizim geçen seneden sattığımız fiyatları eleştiriyorlar.
“EL EMEĞİ ÜRÜNLERİMİZİ TURSİTLERE ULAŞTIRMAK İSTİYORUZ”
MUHAMMED ÜLKER:
Biz bu sene satışlarımız için umutla bekliyoruz. Pek memnun olmasak da ileriki zamanlarda aydınlık satışlar bekliyoruz. Biz burada Telkâri kültürü üzerine satış yapıyoruz daha çok. El yapımı atölyemiz var burada. Yaptığımız bir ürünü bir daha yapmıyoruz. Maksudi Gümüş olarak kendimize has bir çizgimiz var. Yaptığımız ürünü bir daha yapmıyoruz. Çanakkale’de bu şekilde bir ün yapmaya çalışıyoruz. 2018 Troia Yılı Çanakkale’nin tanınması açısından da her yönden katkı sağlar. Gelecek Hintli ya da Ukraynalı ya da İngiliz turistler her kesimden burayı ilgi çekici bulacak ve gelecek. Bunun da bize geri dönüşümü çok daha iyi olur. Buranın kıymetini biliyor çoğu turist. Biz de el işimizle ön plana çıkıyoruz. 2 yıllık bir sürede hizmet veriyoruz. El işi ve otantik ürünler satıyoruz. Bunu nasıl yapacağımı tasarlamıyorum ama bunu önüme koyduğum zaman taşa göre şekil veriyorum. Yarısı farklı yarısı farklı. Gözümün önünde canlandırarak yapıyorum. Sepet örmesi mesela. Babam sepet örmüştü ben küçükken. Ben de ondan ilham aldım. Bir ürün yaptım. Hakiki turkuaz. Bu iş çok özel bir şey. El emeği. Yaptığımız işleri insanlar yerli ve yabancı turistlerimize ulaştırmak istiyoruz.

Özel Haber: Seda ATAN
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.