“Her kafe kendine ait bir kültür yaratmalı”

Aslan Abla Sokak’ta 2015 yılından beri hizmet veren, gençlere yönelik atmosferi ve sıcak dokusuyla misafirlerini ağırlayan Yeşil Ev Cafe, kentin karmaşasından kaçmak isteyen herkese huzurlu bir ortam sunuyor.

380
“Her kafe kendine ait bir kültür yaratmalı”

Yeşil Ev Cafe’nin sahibi Mehmet Dağaşmaz, gazetemize özel olarak yaptığı açıklamalarda, “Her kafenin kendi yapısına uygun bir kültür yaratması gerekiyor. Kültürel anlamda belirli bir çizgi tutturamazsan, müşterilerinle tek tek ilgilenemezsen kendi çevreni de müşteri kitleni de oluşturamazsın. Biz gençler tarafından, liseli ve dershaneliler tarafından çok fazla tercih edilen bir rota haline geldik. Bu da bizim onlarla iletişimimizin güzelliğinden kaynaklanıyor. İnsan ilişkileri esnaflığın en temel noktalarından biridir” dedi. Dağaşmaz, Aslan Abla Sokağı canlandırmak adına birçok kez girişimleri olduğunu da ifade ederek, “Aslında sokağımızın çok daha canlı olması gerektiği konusunda birtakım girişimlerimiz oldu. Fakat çok konsantre mi olamadık, organize mi olamadık tam olarak sorun nedir bilmiyorum ama bu iş biraz yavaşladı” ifadelerini kullandı.

“ÇİZGİMİZ HER ZAMAN AYNI DİNAMİKTE KALDI”
Ne zamandan beri Çanakkale halkına hizmet veriyorsunuz?
Yeşil Ev, 2015 Ağustos ayından beri Çanakkale halkına hizmet veriyor. Burayı farklı bir konseptle açmıştık. Kafamızdaki konseptle buraya gelen misafirlerin veya hayatın konsepti birbiriyle birebir uyuşmayabiliyor. Başlangıçtan bu yana menüler olsun, tarzımız olsun biraz değişti diyebiliriz. Ancak sokağın ruhu olsun, çizgimiz olsun her zaman aynı dinamikte kaldı.

“BU KENTTE İNSAN İLİŞKİLERİ SICAK”
Mesleğe başlama hikayenizi dinleyebilir miyiz?
İstanbul’da hayatımı idame ettiriyordum. Ancak 2008 krizinden sonra İstanbul’un o cazip noktaları bizim için kaybolmaya başlamıştı. O yüzden ben de dedim ki memleketime gideyim, İstanbul’da mesafeler uzamaya başladı, işler zorlaşmaya başladı. Buraya gelmenin çok daha iyi bir karar olacağını düşündüm. Bu kent insan ilişkilerinin çok daha sıcak olduğu ve hayatın çok daha düzgün aktığı bir yer. Burada kapıdan çıkar çıkmaz tanıdık insanları görebiliyor, onlarla selamlaşabiliyorsunuz. Biz de sakin bir hayat temennisiyle Çanakkale’ye döndük.

“EN ÇOK GENÇLER TARAFINDAN TERCİH EDİLİYORUZ”
Müşteri kitleniz en çok hani kesimden oluşuyor?
Biz gençler tarafından, liseli ve dershaneliler tarafından çok fazla tercih edilen bir rota haline geldik. Bu da bizim onlarla iletişimimizin güzelliğinden kaynaklanıyor.

“ÖĞRENCİLERİN GELMESİYLE MENÜMÜZ DEĞİŞTİ”
Menülerinizin içeriği nedir?
Biz burada yemek üzerine bir şeyler yapalım diye yola çıktık. Sulu yemek ve alakart olarak birçok seçenekle başladık. Ancak zamanla menümüz değişti. İlk açtığımızda yaz tatilindeydik. Öğrencilerin buraya gelmesiyle birlikte menümüz de değişti. Genellikle fast food sekmesinde yiyeceklerle, salatalarla, tostlarla ve makarnalarla oluşturulmuş bir listemiz var. Hatta bir ara sokağın makarnacısıydım. 30-40 porsiyon makarna yaptığımız zamanlar oluyordu. Çocukların ve gençlerin hem ağız tatlarına uygun yiyecekler, hem de keselerine uygun bir fiyatla karşılarına çıktığımızda bizi tercih etmeleri kaçınılmaz oluyor. Tabi bunu referans yöntemiyle de sağlamlaştırdığımızı düşünüyorum.

Çanakkale’de esnaf olmanın dezavantajları nelerdir?
“EMEKLİ OLAN ESNAF OLMAYA ÇALIŞIYOR”
Esnaflık açısından Çanakkale zor bir yer. Büyük ümitlerle bir yer açılıyor. Bir iki ay sonra kapanıyor. Siz kapandığını bile görmeden başka bir yer açılıyor. Çok iddialı bir biçimde mekanlar hizmete başlıyor. Burada dezavantaj şu, bir kere Çanakkale’nin potansiyeli her şeye uygun değil. Büyük kitlelere hitap etme şansınız az. İstanbul gibi bir yerde özel bir menü tasarladığınızda ulaşılabilecek insan sayısı daha fazla. Çanakkale’de böyle bir şey söz konusu değil. Biraz genelgeçer şeyler yapmak durumunda kalıyorsunuz. Çok farklı konsepte hizmet veren dükkanlara da ihtiyaç olabiliyor. Ancak bunu herkesin yapabilmesi mümkün olmuyor. Bunun birçok dinamiği var. Ve o dinamiklerin başarılı bir şekilde bir araya gelmesi gerekiyor. Çanakkale esnafında da şöyle bir durum var. Çanakkale genelde memur kenti. Askerler, memurlar, orta yaş üstü insanların ağırlığı oluşturduğu bir kent. Emekli olan esnaf olmaya çalışıyor. Bilinçli olarak bir yer işlettiğinizde bir sürü şeye ihtiyacınız olduğunu, o yere çok büyük emekler vermeniz gerektiğini görüyorsunuz. Dışarıdan her şey çok daha toz pembe görülüyor. Bunun yanı sıra yaptığınız işe dair yeteneklerinizin olması gerekiyor. İnsan ilişkileri esnaflığın en temel noktalarından biridir.

“BU SOKAĞI ASLINDA LİSELİLER YARATTI”
Aslan Abla Sokak Çanakkale’nin en renkli sokaklarından biri. Sizce bu sokağı daha da güzelleştirmek için neler yapılabilir?
Biz burayı 2 yıl önce açtığımızda 4 tane kafeydik. Burasının daha renkli bir sokak olması için sokak esnafları olarak elimizden geleni yaptık. Bu sokağı aslında biz yaratmadık. Bu sokağı daha önceden liseliler yaratmış. Burada hiçbir tane kafe yokken etraftaki dershanelerin öğrenciler saklanabilecekleri, gözden ırak bir sokak aramışlar. Bu sokağı bulmuşlar. Kapı önlerinde kapı aralıklarında öğle aralarını geçirdikleri bir sokak olarak ortaya çıktı.  Sonra bir arkadaşımız kafe açtı ve onunla başlayan bir süreçte diğer kafeler de açıldı. Gençler de rahat edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri alan ihtiyaçlarını böylece karşıladılar. Aslında sokağımızın çok daha canlı olması gerektiği konusunda birtakım girişimlerimiz oldu. Fakat çok konsantre mi olamadık, organize mi olamadık tam olarak sorun nedir bilmiyorum ama bu iş biraz yavaşladı. Arka sokağımızda 3 tane büyük yatırımlar yapılmış kafe açıldı. Bunlar da bu sokağın esnafını biraz etkiledi. Burada birkaç tane kafe kapandı.

“ELİMİN LEZZETİYLE İLGİLİ İDDİAM VAR”
Yeşil Evi’i rakiplerinden öne çıkaran noktalar nelerdir?
Yılların deri konfeksiyoncuyum. Yıllarca ceket diktim, pantolon diktim ama 15 yıldır da bu sektörün içerisindeyim. Elimin lezzetiyle ilgili bir iddiam var. İnsanın kendisine yatırım yapması gereken bir çağda yaşıyoruz. Nereye gideceğiniz, yolunuz, yönünüz hakkında insanların kafasında hemen fotoğrafınız çekilebiliyor. İyiyseniz iyi fotoğrafınız çekiliyor, kötüyseniz kötü. Biz de malzememizin, yaklaşımımızın iyi olduğunu düşünüyoruz.

Ruhu olan kafelerin daha uzun ömürlü olduğunu görüyoruz. Sizin için de bu geçerli mi?
Her kafenin kendi yapısına uygun bir kültür yaratması gerekiyor. Kültürel anlamda belirli bir çizgi tutturamazsan, müşterilerinle tek tek ilgilenemezsen kendi çevreni de müşteri kitleni de oluşturamazsın. Problemlerle karşılaşırsın. Biz de bunun olmasına izin vermiyoruz. Rahatsız edici veya mekana zarar verici her türlü hareket ve bu hareketi yapan unsurları temizledik. Bir daha gelmemelerini istedik. Bunu yapmadığınız koşullarda kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Bir kafenin kendine has bir dokusunun oluşması ve insanların bunun çerçevesinde oraya gelebilmesi için bunun yaratılması gerekir.

“HAFTANIN HER GÜNÜ AÇIĞIZ”
Haftanın hangi günleri ve hangi saatler arasında hizmet veriyorsunuz?
Biz haftanın her günü açığız. Yaz saatlerimiz değişiyor. Kışın sabah akşam 10 civarı açılış ve kapanışımızı yaparken yazın bu saatler esneyebiliyor.

Özel Haber: Seda Atan
 
 
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.