Yazar Meral Sayın Çanakkale’ye yerleşti

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrasından emekli Yazar Meral Sayın, Çanakkale’de arkeolojik müzik alanında ciddi çalışmalar başlatmak istediğini dile getirdi.  

1850
Yazar Meral Sayın Çanakkale’ye yerleşti

“Çanakkale’nin altında tarih yatıyor”
Yazar Sayın, ‘Neolitik Çağdan Hititlere Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar’ isimli çalışmasının kapak fotoğrafında, Assos Antik Kentinden çıkarılan lahitlerin içinde ele geçirilen, ölü için konulan hediyelerden olan topraktan yapılmış kadınlar orkestrası heykelciğine yer verdi.  Yazar Sayın, “Çanakkale sadece kurtuluş savaşı ile değil arkeolojik tarihi ile de çok zengin bir coğrafya. Toprağın altını kazdığınız zaman altından tarih çıkıyor” dedi.
Müzik ve edebiyat alanında çok ciddi eserler veren Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Emekli Müdür Yardımcısı Yazar Meral Sayın kendisi gibi yazar olan Tarihçi eşi Ahmet Erdoğdu ile birlikte Çanakkale’ye yerleşti. 
Yazar Sayın Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi, Muratgan Mungan’ın Bir Garip Orhan Veli, Kandemir Konduk’un  Deli Deli Tepeli, Haldun Taner’in Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım oyunlarına müzik yazdı. Sayısız çocuk oyun müzikleri yaptı.
2005 senesinde geçirdiği bir trafik kazasına müteşekkir olduğunu her fırsatta dile getiren Yazar Sayın, kazadan sonra yazmaya başladı ve müzik alanında gösterdiği üstün başarıyı edebiyatta da gösterdi.  Bir gecede 12 hikaye yazarak yola çıkan Sayın, ‘Neolitik Çağdan Hititlere Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar’ isimli çalışması ile arkeolojik müzik tarihine ciddi bir eser bırakmış oldu.
Önsözü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ tarafından yazılan eserinde kapağında Assos Antik Kentinden çıkarılan lahitlerin içinde ele geçirilen, ölü için konulan hediyelerden olan topraktan yapılmış kadınlar orkestrası heykelciğine yer verdi.  Troya’da müzik konusuna da yer vereceği ikinci cildi tamamlamak üzere olan Yazar Sayın, ikinci cilde de Türk Keman virtüözü Suna Kan’ın önsöz yazacağını dile getirdi.
Adana’ya olan vefa borcunu  ‘Adana Sofrası’ ve ‘Portakal Çiçeği Kokan Şehir, Adana’ isimli iki eseri ile ödemeye çalıştığını ifade eden Meral Sayın ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İşte o sohbetlerin satır başları:
“MÜZİĞE 5 YAŞINDA BAŞLADIM”
1964 senesinde Ankara’da doğdum,1975 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Viyola Bölümünü kazandım.  Müziğe 5 yaşında başladım. Enstrüman çalma merakımı babam keşfedince beni bu yöne çevirdiler. Aslında ben akordiyona hevesliydim ama o kadar küçüktüm ki onu taşıyamazdım.  Babam bana Alman malı bir akordiyon aldı hala saklarım. Hatta babam ona özel bir kayış yaptı, koltuğa bağlayarak çalıyordum. Babamın tayini ile İstanbul’a gelince konservatuar sınavlarını kazandım. 1985 senesinde mezun oldum. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasında ücretli olarak göreve başladım. Müzik grupları kurduk, konserler gerçekleştirdik, ödül aldık.  İzmir Senfoni Orkestrasında da görev yaptım.  Daha sonra Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası sınav açtı, kazandım ve Adana maceram 1990’lı yılların başında başladı.”
“MERAL NE OLUR YAZ”
“1992 yılında Orkestra olarak ilk konserimiz vardı ve atama ile göreve gelen ilk müdür yardımcısı oldum. 2013 yılında orkestradan emekli olan ilk sanatçıların arasında yer aldım. 2005 yılında geçirdiğim bir trafik kazası beni edebiyata yöneltti. Kolumu kullanamıyordum, 18 kere ameliyat oldum. İçimden bir ses yaz dedi ve bir gecede 12 hikâye yazdım. Kara mizah türündeki ilk kitabım ‘Evde Yokuz’ bu şekilde doğdu. Üretmeden duramazdım, konserlerde yer alamayınca, çalamayınca boşluğa düşecektim. Bu bende psikolojik bir sıkıntı olacaktı. Bir gece saat ikide içimdeki ses kalk yaz dedi.  Oturdum bilgisayarın başına. Kaza geçirdikten sonraki evre o kadar trajikomikti ki sabaha kadar durmadan öykü yazdım. Adana’nın ünlü yazarlarından Sedat Memili’ye öykülerimi götürdüm, okumasını rica ettim. Tabi dedi, okudu. Sonra bana dedi ki ‘Meral ne olur yaz’. İlerini çok iyi görüyorum dedi ve yazarlık hikâyem başladı. Konservatuarda o kadar iyi hocaların elinde yetiştim ki edebiyata ilgim hep canlı idi. Bayram harçlıkları ile kitap alan bir çocuktum. Evimin dört tarafı hep kitaplarla çevrilidir. Hep çok kitap okurdum. Geçirdiğim felç nedeni ile artık daha az okuyorum ama yine de okuyorum.
“ÇANAKKALE’NİN ALTINDA TARİH YATIYOR”
“7 kitap yazdım. Biri ilk kitabım kara mizah türünde, iki kitabım Adana ile ilgili. Adana’da ben çok uzun yıllar kaldım ve benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Ahde vefa diyorum ben buna. O iki kitap hala Adana’da adından söz ettiriyor.  Son olarak Neolitik Çağdan Hititlere Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar’ın ilk cildi basıldı. İkinci cildi de Geç Hititlerden Bizans’a Anadolu’da Müzik ve Enstrümanlar’ı da ikinci cilt olarak hazırlıyorum. Arşiv çalışmaları yapıyorum.  Bize öğretilen yanlış bir şey var. Bize müzik tarihi kitaplarında müzik Yunan kültüründen gelir der. Hâlbuki Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının o kadar çok kattığı değer var ki. İlk cildin baskısına Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ yazdı. Kendisinden önsöz yazmasını rica ettim. Benden eskizi sehpanın üzerine bırakmamı istedi ve haber bekle dedi. Bir hafta sonra bana bir mail attı ve önsöz yazdı. Bana dedi ki, ‘Seni tebrik ediyorum, lütfen devamını getir. Bu araştırmaya bu ülkenin, müzik dünyasının ihtiyacı var’. Böyle güzel insanlarla iş yapmak, üretmek büyük haz veriyor. Bu kitabımın kapağında Assos Antik Kentinden çıkarılan lahitlerin içinde ele geçirilen, ölü için konulan hediyelerden olan topraktan yapılmış bir kadınlar orkestrası heykelciği var. Bu eserler Helenistik döneme ait.  Çanakkale Arkeoloji Müzesinde sergileniyordu. Ben Çanakkale için de ciddi bir araştırmaya başlayacağım. Burada da arkeolojik müzik alanında çalışacağım. Yetkililer ile randevu alıp görüşmeyi planlıyorum. Müzik üzerine güzel bir eser ortaya koymak istiyorum. Çanakkale sadece kurtuluş savaşı ile değil arkeolojik tarihi ile de çok zengin bir coğrafya. Toprağın altını kazdığınız zaman altından tarih çıkıyor.
“İKİNCİ CİLTTE TROYA’DA MÜZİK KONUSUNA YER VERECEĞİM”
“Ülkemizde bize dayatılan özellikle müzik ve arkeoloji konusunda dayatılan yanlış bilgiler var. Mesela Helenistik dönem aslında Yunanistan’da değil Ege coğrafyasında başlıyor. Burada o kadar çok enstrüman buldum ki. İkinci ciltte Troya Savaşını özet olarak anlatacağım ve geniş bir yer ayıracağım. Savaşçı bir topluluk ama müzik konusunda çok gelişmişler.  Bu cildin çoğu kısmı bitti. Sonbaharda tamamlamayı planlıyorum. Hristiyan dünyası tüm gelişmişliği kendisinde imiş gibi gösteriyor ama Mezopotamya ve Anadolu çok daha zengindir. Heredot İzmirli, Apollon Tapınağı bizde, mitolojik kahramanlar bizde. Ben size ve gazetenize çok teşekkür ediyorum bana bunları söyleme fırsatı verdiniz. Eğer biz kendi tarihimize sahip çıkmazsak, başkaları bizim tarihimize sahip çıkar. Yunanistan’da yer alan bir müzik müzesindeki eserler bizim ülkemizden kaçırıldı.”
“HERŞEY KADINLA BAŞLAR KADINLA BİTER”
 “1960’lı yıllarda babamın teşviki ile bugünlere geldim. O yıllar Türkiye çok modern bir ülke idi. Kadınlar kabullenmeyi tercih ediyor, kolay yola kaçıyor. Ben beyin ameliyatı dâhil 18 ameliyat geçirdim ama yılmadım. Ben yılarsam herkes yılar. Kadınlarımız önce tembellikten kurtulacak. Evinden çıkmadan da üretebilirsin. Yeter ki üret. Ve unutmayalım ki her şey kadında başlar, kadın da biter. Erkekleri yetiştiren de biziz. Yeter ki uygun kanalı bulalım, gücümüzün farkına varalım.”
Özel Haber: Dilek Akşen
 
 


Etiketler; #YAZAR #MERAL
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.