İki Kadın Ortak Çalışmada Buluştu

Sıkı dost olan İç Mimar Şebnem Mızrak ve Ebru Kaya eşzamanlı olarak çıkardığı şiir kitabıyla bir ilke imza attı. Şebnem Mızrak ‘Aşk Gider mi?’ ve Ebru Kaya ‘Biraz Yol Biraz Zaman’ isimli şiir kitaplarını aynı yayınevinden, aynı baskıyla ve bütünleyici kitap kapaklarıyla çıkardılar.

1175 0
İki Kadın Ortak Çalışmada Buluştu

 Sıkı dost olan İç Mimar Şebnem Mızrak ve Ebru Kaya eşzamanlı olarak çıkardığı şiir kitabıyla bir ilke imza attı. Şebnem Mızrak ‘Aşk Gider mi?’ ve Ebru Kaya ‘Biraz Yol Biraz Zaman’ isimli şiir kitaplarını aynı yayınevinden, aynı baskıyla ve bütünleyici kitap kapaklarıyla çıkardılar. Birbirlerine destek veren ve ortak projeye imza atan ikiliden Şebnem Mızrak gazetemize özel olarak yaptığı açıklamalarda, “Ben de Ebru da bu işe para kazanalım diye girmedik. Biz hayata küçük bir hediye bırakmak istedik. İkimiz beraber bir kitap tasarladık. Kapaklarını birleştirdik. Bir bütün olduk. Niyetimiz bizi çok coşturdu. İyi bir sebep için çalışmamız lazım. Gideceğimiz yol için heyecanlanmamız lazım. Bizim amacımız mesajımızı düzgün iletebilmek. İnsanlar birbirine destek olsun, birlikte üretsin istiyoruz. İnsanlar keyif alsın, vazgeçmesin istiyoruz. Hepimizin birlikte güçlenmeye ihtiyacı var” şeklinde konuştu.
 “İNSANLARA GÜZEL BİR ŞEY SUNMAK İSTEDİK”
Bize kendinizden bahsedebilir misiniz?
Doğma büyüme Bakırköylüm. Eskişehir Güzel Sanatlar İç Mimarlık Bölümünü bitirdim. Arkasından California’da, San Francisco ve San Diego’da kendi mesleğimle ilgili işler yaptım. Ardından İstanbul çok kalabalık ve yoğun geldi. Döndükten sonra Bodrum’a yerleştim. 10 yıl kadar orada yaşadım. Bodrumdan sonra mesleğimiz gereği, işimin inşaat olmasından ötürü Çanakkale’ye yöneldim. Neler yapabileceğimize baktım. Polisevi, lobi, restoran, dubleks ev gibi yapıları gerçekleştirdim. En son Çikolata Rüyası var. Orasının açılışını yaptık. Bu süreçte de Çanakkale’de yaşamaya karar verdim. Şu an Kepez’de oturuyorum. Bu süreç içerisinde Antalya’da Ebru Kaya diye bir arkadaşım var. O da şair. Birer şiir kitabı çıkartalım dedik. Bu kitapları da aynı yayınevinden aynı sayfa sayısıyla çıkartalım dedik. Aynı gün aynı tarihte lansmanını beraber yapıp kapaklarını birlikte tasarlayarak bir ağacı oluşturduk. Onun kitabında ağacın bir kısmı benim kitabımda ağacın bir kısmı vardı. Birlikte bir yıllık bir çalışma yaptık. Yakın bir tarihte bayramın hemen arkasında kitaplarımız çıktı. Şimdi de onların tatlı telaşesini yaşıyoruz. İnsanlara güzel bir şey sunmak istedik. Bir yolumuz daha var, o yolda da insanlar birbirine destek olsun, rakip olmasın dedik. Hepsini bu şekilde tasarlamaya çalıştık. Umarım beğenilir.
“KİTAPLARIMIZIN KAPAKLARI ORTAK”
Bir ağaç fotoğrafının yarısı sizin kitabınızda, yarısı arkadaşınızın kitabında. Bu neyi ifade ediyor?
Böyle bir çalışma ilk defa yapılıyor. Kapaklarımız ortak. Ebru ile sekiz yıldır arkadaşız. Kadın dayanışmasını gösteriyoruz. Tek başına başarının da bir anlamı yok. Ben bunu kendi kendime nasıl paylaşayım? Geri dönüşümleri aldıkça dostlarımız aradıkça çok çok memnun oluyoruz. Ebru ile ikinci kitaplarımızın da ortak şiirini yazıyoruz. Bunu da buradan müjdeleyebiliriz.
Şiir yazmaya nasıl başladınız?
Ortaokul yıllarından beri yazı yazdığımı söyleyebilirim. Tabi o zaman şiir sandığımız şeylerdi. Sonra büyüdük şiir oldu. Şimdi onları bir kitap altında topladık. Şu anda annemlerin elinde sakladığı ilkokul beşinci sınıftan şiirlerim var. Arzu etmişim, heves etmişim, bir şeyler karalamışım. O zamanlar hevesliydim.
“Aşk Gider Mi?” için yaşadığınız duyguların bir dökümü diyebilir miyiz?
Hayatın içinde yaşadığın bütün duyguların inişleri, çıkışları, yükseltiler, aşağı vuruşlar bütün bu duyguları ister istemez hepimiz yaşıyoruz. Ben sadece o duyguları kendi duygularım olmamak kaydıyla diğer hayatın içinde hissettiğim negatifleri ya da pozitifleri de birleştirerek tanımlamaya çalışıyorum. Bunu da şiir yoluyla becerebiliyorum. Ne yapıyorum? Bir yerde birinin bir seslenişi var. Belki bir haykırışı var. Belki bir çığlığı var. Onu insan olarak hissediyorsun, duyuyorsun. O kişiye üzülüyorsun ve yardımcı olmak istiyorsun. Ben onları mısralara döküyorum, onlar şiirlere dönüşüyor. Benim yaptığım iş bu. Sadece kendi duygularım değil, etrafımda yaşanan olaylarda beni derinden etkiyebiliyor. Onları hissettiğin zaman içinden onları kaleme dökmekle ilgili bir arzu oluşuyor. Karalıyorsun, ondan sonra yavaş yavaş bir şeyler olgunlaşıyor.
“YARATMAK BENİM MESLEĞİMDE DE VAR”
Kendi mesleğiniz olan iç mimarlık ve şiir yazmak arasında nasıl benzerlikler var?
Üretmek çok güzel bir şey. Ben sonuçta bir tasarımcıyım. Yaratmak benim mesleğimde de var. Oluşturduğum yeni bir kimlik var. Şiirlerin de öyle. Yazdığım şiirleri de kişilerin yüreğine dokunsun, mutlu etsin, hoşluk olsun amaçlı yazıyorum. Kendi işimde de aynı şey oluyor. Aslında bence bu işler iç içe birbirlerinden çok fazla ayrılmıyorlar.
“AMACIMIZ MESAJIMIZI DÜZGÜN İLETEBİLMEK”
Birbirine destek olan iki kadın olarak örnek bir çalışmaya imza attınız..
Baygenç yayıncılıkla yolumuza başladık. Bizim amacımız mesajımızı düzgün iletebilmek. İnsanlar birbirine destek olsun, birlikte üretsin istiyoruz. İnsanlar keyif alsın, vazgeçmesin istiyoruz. Hepimizin birlikte güçlenmeye ihtiyacı var. Birlikte olmalıyız. Hepimiz birbirimizin DNA ve RNA’ları ile bir bütünüz aslında. Artık iyi şeyler yapalım. Örgü isteyen örgü, nakış yapan nakış, şarkı söyleyen şarkı..Birileri bir şeylerin en iyisini yapsın istiyorum. İçimize dönmekle olmaz.
“ÇANAKKALE HALKINI DUYARLI BULUYORUM”
Çanakkale halkının sanata ilgisini nasıl buluyorsunuz?
Çanakkale halkını gayet duyarlı buluyorum. Bu kıymetli şehre bu kıymetli insanlar sahip çıkmış. Sanata da değer veriyorlar.
Etkilendiğiniz şairler var mı?
Sanata gönül vermiş kıymetli üstatlarımıza da çok saygı duyuyorum. Ne birine benzemek niyetim, ne de bir akımın içinde olma arzum var. Şiirlerimizi okuduğunuzda siz de o sıcaklığı hissedeceksiniz. Bu hayatta her şeyin bir sebebi olduğuna inanıyorum.
“İŞİN PEŞİNDEN AŞKLA KOŞARSAN GERİ DÖNÜŞÜ OLUYOR”
Bundan sonraki projeleriniz nelerdir?
Bir işin peşinden duyguyla, aşkla koştuğun zaman da o sana mutlaka bir geri dönüşü oluyor. Ben de Ebru da bu işe para kazanalım diye girmedik. Biz hayata küçük bir hediye bırakmak istedik. İkimiz beraber bir kitap tasarladık. Kapaklarını birleştirdik. Bir bütün olduk. Niyetimiz bizi çok coşturdu. İyi bir sebep için çalışmamız lazım. Gideceğimiz yol için heyecanlanmamız lazım.
Özel Haber: Seda Atan
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.