Eski Rum Evi cennete dönüştü

Gökçeada Zeytinliköy’ün yeşille harmanlanmış en huzurlu mekanlarından Yeşil Ev Otel &Cafe, adeta gizli bir cennet olarak ada sakinlerini ve misafirlerini ağırlıyor.

343 0
Eski Rum Evi cennete dönüştü

 
Yeşil Ev Otel &Cafe’nin işletmecisi Sema Usta, gazetemize özel olarak yaptığı açıklamalarda doğayı içlerine çekmek, en organik, en doğal yiyecekleri yemek, kendilerini yenilemek ve dostça sohbetler etmek isteyenleri bir Rum evi olarak alınıp içini sıfırdan dekore ettikleri kafelerine beklediklerini anlattı.
Usta, “Almış olduğumuz ev bir Rum Evi. Dışını hiç ellemedik. Ancak içini sıfırdan yeniden yaptık. Üst kafemizin altında da bizim sebzelerimizi ektiğimiz alanımız var. Misafirlerimizin yediği salataların malzemelerinin hepsi bahçemizden ve organik. Bozcaada’da her şeye el değmiş, ancak burası köyle kasaba arası kalmış. Doğası bakir kalmış. Entel ya da aydın kesim diyebileceğimiz kitlenin ya da fikir üretenlerin çok sevdiği bir yer burası. Eliyle bir şey yapıp üreten insanlar daha ziyade burayı severler. Burada hem bir inzivaya çekilme durumu var, hem de denizin, havanın, doğanın tadını çıkartma durumu var. İnsanlar doğayla terapi buluyorlar. Ayrıca doğanın kirlenmemesi de çok önemli bir faktör” ifadelerini kullandı.
“12 AY BOYUNCA HİZMET VERİYORUZ”
Yeşil Ev Otel &Cafe ne zamandan beri Çanakkale halkına hizmet veriyor?
3 Temmuz 2016 yılında Yeşil Ev Otel Cafe’yi açtık. 15 Temmuz 2016’da darbe oldu. Kötü bir sezon geçirdik. 12 ay boyunca hizmet veriyoruz. Yaz-kış açığız. Üst katta 3 tane butik otel odamız var. Alt katta da kafe restoran hizmeti veriyoruz. İşletmemizi açalı daha henüz iki yılımız dolmadı. Ben matematik öğretmeniydim. Emekli oldum. Hep kendi kendime şunu söylerdim. Kendime bir iş kuracağım. O işi kurduktan sonra emekli olacağım. Burayı kurdum. Artık öğretmenlikte motivasyonum sıfırlandı. Dedim ki tamam bu iş buraya kadardı. Ben yeni bir sektöre geçiyorum. Turizm sektörüne adım attım.
“İŞİMİN YORGUNLUĞU TATLI”
Burada bir kafe açarak yatırım yapma kararınız hayatınıza nasıl yansıdı?
Biz yazlık yaptırırken o yaz bitmemesi üzerine yakın yerlere tura çıkmak istedik. Gökçeada’ya da bu vesileyle geldik. Daha önce hiç burayı keşfetmemiştik. 2000li yıllarda buraya geldik. 2001 yılında geldik. Ben burayı açtığımızdan beri elbette yorgun uykusuz günler de geçiriyorum. Ama işimi o kadar seviyorum ki o tatlı bir yorgunluk geliyor bana. İş yapmaktan, çalışmaktan çok hoşlanıyorum. Bir de bu yorgunluğun en güzel tarafı da güzel ve kaliteli insanlarla tanışmak oluyor.
“RUM EVİNİ ALDIK, SIFIRDAN YAPTIRDIK”
Yemyeşil bir atmosferde huzurun sesini dinliyor gibisiniz. Bu müthiş dekorasyon kimin eseri?
Buranın dekorasyonu, fikirleri bize ait olsa da bir tane mimarımız var. Almış olduğumuz ev bir Rum Evi. Dışını hiç ellemedik. Ancak içini sıfırdan yeniden yaptık. Çok güzel dizaynettik. Sonradan bu bahçeyi aldık geçen sene. Buraya çalıştık. Burası bu bahçe aslında çok dik bir yokuş gibi. Ancak bunu yola paralel bir platform yaptık. Aşağıda yine bir oturma grubu var. Oradakileri gruplara yönelik olarak açtık. Bazı konuklarımız da aşağıda oturmayı tercih ediyor. Oraya gidiyor. Ben mesela yol altında kalan kısmımızın tanınması için birkaç tane yerel ressamımıza gelin burada sergi açın dedim. Ben ücret falan istemiyorum dedim. El sanatları ile uğraşanlara söyledim. Gelin burada çalışmalarınızı gerçekleştirin dedim. Bu bizi çok daha fazla canlandıracaktır.
“MALZEMELERİMİZİN HEPSİ BAHÇEMİZDEN”
Aşağıda yer alan bölümünüzde meyve-sebze ekimi mi yapıyorsunuz?
Üst kafemizin altında da bizim sebzelerimizi ektiğimiz alanımız var. Misafirlerimizin yediği salataların malzemelerinin hepsi bahçemizden ve organik. Biz bazen yoldan geçenlere de ürünlerimizi veriyoruz. Birine hayrı geçmesi bile benim için önemlidir. Benim yapımda yardımseverlik var. Birçok öğrenciye iş bulurum, burs veririm. Birilerine ulaşıp hastaysa tedavi ettirmeyi denerim. Yaz mevsiminde de yanımda öğrenci çalıştırmayı seviyorum. Onlara katkıda bulunmak hoşuma gidiyor. Yoruluyorum ama çok mutlu oluyorum.
“SAMİMİYET VE DOĞANIN GÜZELLİĞİ BİRLEŞİYOR”
Yeşil Ev, Zeytinliköy’ün en popüler mekanlarından biri olarak görünüyor? Buraya gelenlerin ilk tercihi olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Bizim buraya televizyoncular geliyor. Gazeteciler, yazarlar geliyor. Kafa dinlemek isteyen yoğun çalışan kesimler geliyor. Onların da ilgisini çekiyoruz. Spor, sanat, siyaset dünyasından birçok ünlü, uzman geliyor. Onları ağırlamaktan da onur duyuyoruz. Geldiklerinde memnuniyetlerini dile getirdiklerinde çok seviniyoruz. Bence bizim samimiyetimiz ve doğanın güzelliği birleşince bu sonuç ortaya çıkıyor.
“BURASI FİKİR ÜRETEN İNSANLARIN EN SEVDİĞİ YER”
Gökçeada Türkiye’nin en güzel adalarından bir tanesi. Sizce Gökçeada hak ettiği değeri görüyor mu?
Bu adaya gelen insanlarda hiç orta karar bir düşünce olmuyor. Ya bu adayı çok seviyorlar. Ya da bu adadan nefret ediyorlar. Bir daha hiç gelmeyeceğiz diyorlar. Bozcaada biraz daha hareketli ve düz kaldığı için tercih edilebiliyor. Ancak burası oldukça büyük ve geniş. Şöyle söyleyebilirim ki Bozcaada’da her şeye el değmiş, ancak burası köyle kasaba arası kalmış. Doğası bakir kalmış. Entel ya da aydın kesim diyebileceğimiz kitlenin ya da fikir üretenlerin çok sevdiği bir yer burası. Eliyle bir şey yapıp üreten insanlar daha ziyade burayı severler. Burada hem bir inzivaya çekilme durumu var, hem de denizin, havanın, doğanın tadını çıkartma durumu var. İnsanlar doğayla terapi buluyorlar. Ayrıca doğanın kirlenmemesi de çok önemli bir faktör.
Son olarak buradan Çanakkale halkına neler söylemek istersiniz?
Dünyalar güzeli bir doğayı içlerine çekmek, en organik, en doğal yiyecekleri yemek, kendilerini yenilemek ve dostça sohbetler etmek istiyorlarsa mekanımıza bekliyoruz.
Özel Haber: Seda Atan
 
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.