“İnce’nin Cumhurbaşkanlığı’nda, güçlü parlamento”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hafta sonu 24 Haziran Genel Seçimler kapsamında bir dizi ziyarette bulunmak üzere Çanakkale’ye geldi.

7677
“İnce’nin Cumhurbaşkanlığı’nda, güçlü parlamento”

“Türkiye’nin değişime ve dönüşüme ihtiyacı var"
Seçimler kapsamında vaatlerini açıklayan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “24 Haziran'da sandığa gidecek ve vicdanının sesini dinleyecek herkese sesleniyorum. Türkiye'nin büyük bir değişime ve dönüşüme ihtiyacı var" dedi. Vaatlerin gerçekçi olduğunu ve kaynak sorunu olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bütün bunları yaparken kaynak nerde diyorlar? Para da var, kaynak da var. İşsiz kendini yakar, sanayici intihar eder, esnaf perişan. Hiç rantiyecinin şikâyet ettiğini duydunuz mu? 2002’den bu yana harcanan 2 Trilyon 94 Milyar Dolar ile ne yaptınız? Diktaya verilen her oy, harama verilen oydur. Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı, CHP’nin parlamentoda çoğunlukta olduğu bir süreçte eğitim sistemini de tepeden tırnağa değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz hafta sonu, 24 Haziran Genel Seçimler kapsamında bir dizi ziyarette bulunmak üzere Çanakkale’ye geldi. İlk olarak İÇDAŞ Kongre Merkezi’nde sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Kepez ve Çanakkale Belediyeleri’ne ziyarette bulundu.
Çimenlik Kalesi’ne de giden Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Barbaros Mahallesi’nde düzenlenen sokak iftarına da katıldıktan sonra Özgürlük Parkı’na geçti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, , Pazar günü saat 11.30’da Çanakkale Havaalanına iniş yaptı ve 12.00’de İÇDAŞ Kongre Merkezi’nde kentte bulunan sivil toplum kuruluşlarına seslendi.
 Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun STK toplantısına, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan, Biga Belediye Başkanı İsmail Işık,  CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık, İYİ Parti İl Başkanı Eşref Bener Varol, İYİ Parti ilk sıra Milletvekili Adayı Rıdvan Uz, Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Saçıkara, ÇASİAD Başkanı Semih Başaran, Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı S. Kaya Üzen, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu, MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Ali Osman Yıldız, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Ünal Özcan ile çok sayıda partili, belediye başkanı, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşları katıldı.
24 Haziran Genel Seçimleri kapsamında vaatlerini açıklayan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “Diktaya verilen her oy, harama verilen oydur” dedi. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun konuşması sık sık alkışlarla kesildi.
İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının tam metni:
“UFKU DAR OLANLAR TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YÖNETEMEZ”
“24 Haziran hepimiz için önemli bir tarihtir. Biz sandığa eski alışkanlıklarımızla değil, düşünerek gitmek zorundayız. Önümüzdeki tarihi tabloyu birlikte şekillendirmek zorundayız. Çanakkale’deyim. Bu toprakların ne kadar değerli olduğunu siz benden daha iyi bilirsiniz. Bu topraklarda verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu, bu topraklar için kan döken insanların verdikleri mücadelenin bir demokrasi ve insanlık mücadelesi olduğunu siz benden daha iyi bilirsiniz. Ben sizlere demokrasi dersi vermeyeceğim. Ben sizlere nelerin yapılması gerektiğini anlatacağım. Ayrılık gayrılık yaratmadan kendi ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyorum. Bu anlatacaklarım bir mitingde anlatılacak olaylar değildir. Sizlerle sohbet edeceğim ve samimi düşüncelerimi anlatacağım. Bu ülke, bu bayrak hepimizin. Ben sorumluluğumun farkındayım. Ama sadece ben değil hepimiz sorumluyuz. Muhtar da çiftçi de sivil toplum kuruluşlarının da. Bu ülkede beş temel sorunun çözümü üzerinde sorumluluklarımız var. Bir ülkede demokrasi yoksa o ülkenin gelişmesi mümkün değildir. Bunun tarihte örneği de yoktur. Hangi ülkede medya özgürlüğü, ifade özgürlüğü varsa o ülke gelişir.  Farklı düşünceler zenginliktir. Farklı düşünen insanın düşüncesine saygı göstermek zorundayım. Farklı düşünceler bir toplumun iç dinamiklerini gösterir. Bunda eğitimin önemi yoktur.  Bazen eğitimi düşük olan insanlar da gerçekleri görür ve toplumu aydınlatır. Bizim görmediğimiz farklı düşünen insanlar görür ve toplumu aydınlatır.  Hayatın gerçeklerini bazen bizim hiç düşünmediğimiz bir insan söyleyebilir, demokrasisi gelişmiş ülkelerde baskı, şiddet yoktur. Demokrasi bu kadar değerlidir. Eğer düşüncesini benimsemediniz diye, 1000’e yakın öğretim üyesini KHK ile kapıya koyarsanız sizin darbecilerden farkınız yoktur. Şu anda Türkiye 20 Temmuz darbe sürecini yaşıyor. Geleceğimiz inşa eden bilim insanlarını kapının önüne koyarsanız kendi geleceğinizi yok edersiniz. 24 Haziran’da sandığa gidecek ve vicdanının sesini dinleyecek insanlara sesleniyorum. Türkiye’nin büyük bir değişime ve dönüşüme ihtiyacı var. Ufku dar olanlar Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetemez. Geleceği planlamak kadar önemli bir şey yok.”
“MEDYADA SENDİKA ZORUNLU OLACAK”
“Medyanın görevi nedir? İktidar borazanı medya, medya değildir. Medyanın görevi gücü denetlemektir. Peki, neyi düşünüyoruz? Allah’ın izniyle, Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olduğunda ve CHP parlamentoda çoğunluğu aldığında,  ilk yapacağımız işlerden biri medya özgürlüğünü sonuna kadar sağlamaktır. Hiçbir medya patronunun başka işi olmayacak. Kardeşim, sadece gazetecilik yapacaksın. Devletle iş yaparsan, bir süre sonra iktidarın kontrolüne giriyorsun. Buna izin vermeyeceğiz. Her gazeteci yazdığı haberin arkasında dursun diye,  medyada sendikayı zorunlu hale getireceğiz.”
“YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAĞLAYACAĞIZ”
“Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur şu anda. Özellikle iş dünyasına sesleniyorum.  Bir KHK çıkarırlar bütün mal varlığınıza el koyarlar. Bir de gizlilik kararı alırlar sizin avukatınız bile neden olduğunu bilemez. Yatırım yurt dışına kaçıyor, sermaye yurt dışına çıkıyor, neden gitmesin. Yapacağımız işlerden biri de herkesin can ve mal güvenliğini sağlamak. Nasıl? Yargı bağımsızlığını sağlamak. Savcı ve avukat aynı seviyede olacak. Savcıyı yukarı taşımanın bir anlamı yok. Karşısında avukat olacak. Haksızlığa uğrayanın hakkını savunacak.”
“MUHTARLAR BELEDİYE MECLİSLERİNE KATILACAK”
Bizim ülkemizi gelecekte gördüğümüz manzara çağdaş olacak. Eğer bunu yapabilirsek, herkes bu ülkede rahatlıkla düşüncelerini ifade edecektir. İnsanoğlunun binlerce yıldır yaptığı demokrasi mücadelesi önemlidir. O da sürekli gelişir. Katılımcı demokrasi bağlamında muhtarın mahallesi ile ilgili olarak belediye meclislerinde o mahalle ile ilgili bir karar alınacaksa, muhtar belediyede söz sahibi olacak, karar yanlıştır ya da doğrudur diye konuşacak. Hayatın her alanında çalışacağız. Muhtarlar demokrasinin en temel kurumudur. Bu topraklarda yapılan ilk seçim Kastamonu’da muhtarlık seçimi. Muhtarlar için özel kanun olacak. Sabit bir mekâna sahip olacaklar. Bütçeleri olacak, denetlenecek. Muhtarın oturduğu mahallede ödenen emlak vergisinden pay alınacak. Bütün sosyal yardımlar muhtarlar aracılığı ile yapılacak.”
“MADEM SOSYAL DEVLET OLACAĞIZ, EĞİTİME DE EL ATACAĞIZ”
“Biz güçlü bir sosyal devleti inşa etmek zorundayız. Bütün demokratik kuralları getirebilirsiniz, toplumun yarısı açsa, milyonlarca işsiz varsa huzuru sağlayamazsınız. Her evde akşam tencere kaynayacak, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Çocuk sabah okula gidecek, babanın cebinde para yok çocuğa harçlık versin.  Madem sosyal devlet diyoruz, eğitime de el atacağız. Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı, CHP’nin parlamentoda çoğunlukta olduğu bir süreçte eğitim sistemini tepeden tırnağa değiştireceğiz. Çocuk, sabahleyin okula kahvaltı yapmadan gidecek, kahvaltıyı okulda arkadaşlarıyla yapacak. Öğle yemeğini arkadaşları ve öğretmenleri ile yiyecek.  Aileden beş kuruş istenmeyecek. Eğitim tam zamanlı olacak. Taşımalı eğitime son vereceğiz. Nerede öğrenci varsa öğretmen orada olacak.  İlk 1 yıl içerisinde 180 bin öğretmenin atamasını yapacağız. 5 yıl içinde atama bekleyen öğretmen kavramı olmayacak. Öğretmenleri devlet memurları kanunu kapsamının dışına çıkaracağız.  Yargı mensupları kanunu gibi, Öğretmenler için ayrı, öğretmenler meslek kanunu olacak. Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almayacak. Tüm öğretmenler geçim sıkıntısı çekmeden tüm zamanını çocuklarımıza verecek. Öğretmeni bu toplumun en saygıdeğer kişisi yapmak zorundayız, yapacağız. Sayın İnce bir öğretmendir, toplumun duyarlılıklarını bilmektedir. Bir partinin genel başkanı gibi değil, tüm toplumun cumhurbaşkanı olacaktır. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ediyorsa adalet vardır diyebilir miyiz? Eğitimde ezberci sistem, sabahçı öğlenci uygulaması kalkacak. Yoksul semtlerden başlamak üzere tüm mahallelere kreş yapacağız. Çocuklarımız o sınavdan bu sınava koşmayacak. Çocukluklarını yaşayacak. Dünyayı sorgulamayı öğrenecekler. En büyük payı eğitime ayıracağız.”
“ASGARİ ÜCRET NET 2.200 TL VE VERGİSİZ OLACAK”
 Sosyal devlet eğitimle başlar ama sosyal devlet herkesin karnının doyduğu devlettir.  1 Ocak 2019. İnşallah, asgari ücret net 2200 lira olacak. Bu rakamın yüksek olmadığını biliyorum ama hayatın gerçeği var. Asgari ücretten vergi alınmayacak. Başka bir çarpıklığı anlatayım. Bütün Türkiye’nin hemen hemen bütün bölgelerinde, ayda 200, 300, 500, 1000, 1500 lira alan emekli var. 1 Milyon 644 Bin emekli 1500 TL’nin altında aylık alıyor.  Sayın Muharrem Bey’in cumhurbaşkanı, CHP’nin parlamentoda çoğunlukta olduğu demokratik bir rejimde, hiçbir emeklinin aylığı 1.500 liranın altında olmayacak. 400 TL emekli aylığını kaldırıyoruz. Biz insana insan olarak bakıyoruz. İnsan yoksulsa,  yoksulluğu kaldırmak devletin görevidir.”
“ASGARİ ÜCRETLİ BUGÜN EMEKLİ OLSA MAAŞ: 718 TL 69 KURUŞ”
“Aile sigortasını uygulayacağız. Onların yaptığı gibi yapmayacağız. Hiç kimsenin yoksulluğunu teşhir etmeyeceğiz. Yoksul ailenin banka hesaplarına paralarını yatıracağız. Gidip paralarını çekecekler. Sosyal politikada attığımız adımlar demokrasi ve insan onuruna uygun projelerdir. İnsanın yoksulluğunu siyasete meze yapmadık. 17 Milyon yoksulumuz var bunu bitireceğiz. Bugün hayatı boyunca asgari ücret üzerinden prim yatıran bir kişi emekli olmak için başvuru yapsa alacağı maaş 718 Lira 69 Kuruş. 2008’de emekli olan 1.822 TL olacaktı. Reform dedikleri bu. Bir de sıkılmadan bir sürü laf ediyorlar. Bir çiftçi en düşük prim yatsa 621 lira aylık alacak. 2008’de emekli olacak olsaydı 1.260 TL alacaktı. Gerçekleri bilmek zorundayız.”
“TÜRKİYE’DE PARA VAR DA, NAMUSLU SİYASET YOK”
“Biz bütün bunları yaparken kaynak nerde diyorlar. Para da var kaynak da var. İşsiz kendini yakar, sanayici intihar eder, esnaf perişan. Hiç rantiyecinin şikâyet ettiğini duydunuz mu? Açık ve net söylüyorum. Son 16 yılda hükümetlerin tamamı rantiye sınıflarına çalıştı.  Mart 2018’de, rantiye sınıfına, yani faiz lobisine, içerde,  687 Milyar 124 Milyon faiz ödendi. Eski para ile katrilyon. Rantiyeciye para var, emekliye yok, işçiye yok. Dışarı ödenen faiz var. Dolar yükseliyor diyor. Doların yükseldiği yok. Türk Lirasının değeri düşüyor. Siz köprüyü dolarla yaptınız. Geçiş dolarla. İhaleyi dolarla yapıyorsunuz.  Avm’de kira dolarla. Hayatın her alanı dolarla. TL’yi neredeyse sileceksiniz. Dışarıdan gidip yalvarıyorlar borç dolar. Veririm diyor şartla. Faizi yükselt. Sonra da dış güçlerin oyunu. Bir oyun varsa bu senin oyunun. Bu milletin parasını faize veriyorsunuz. 151 Milyar 34 Milyon dolar faiz verildi. Bu paranın yatırıma gittiğini düşünün. Yatırım yapacak karış yerimiz kalmazdı. Türkiye’de para yok. Bu parayı cebinizden mi ödediniz. Para var, ne eksik! Namuslu siyaset eksik.
“BETON EKONOMİSİNDEN ÜRETİM EKONOMİSİNE”
“Beton ekonomisi değil, üretim ekonomisine geçiyoruz. Katma değeri olan ürünler üreteceğiz. Nasıl yapacağız. Vergisini ve sigorta primini zamanında öder ve borcu olmazsa ödediği kadar bir yıl süre ile sıfır faizli kredi vereceğiz. Bu mümkün.”
“2 TRİLYON 94 MİLYAR DOLAR İLE NE YAPTINIZ?”
“Sosyal yardımlar yapılıyor. CHP iktidara gelirse, kesilecek diyorlar. Hayır, iki katına çıkacak. Çiftçinin borcunun faizini sileceğiz.  Paramız var pulumuz var.  1923-2002 arası, 79 yılda bütün hükümetler, İnönü’den tutun Demirel’e kadar Özal’dan tutun Başbakanlara kadar, 713 Milyar Dolar para harcamıştır. Bu paralarla Karakaya Barajı, ETİ Bank, Sümerbank kurulmuştur. Depremler, kaybedilenler, onarılanlar, Kıbrıs Harekâtı, Amerikan ambargosu yaşandı, 1940 uçak fabrikası,  bütün bunlar için 713 milyar dolar harcanmıştır. 2 trilyon 94 Milyar Dolar para da 2002 yılından bu yana kadar harcanan paradır. Bana sorar mısınız yeni bir şeker fabrikası mı kurdular, baraj mı yaptılar?  Fabrikalar satıldı. Nereye gitti 2 trilyon dolar? Bunların bilinmesi lazım, sandığa böle gidilmesi lazım. Dikta yönetimine verilen her oy, harama verilen oy demektir. Her kuruşun hesabını Muharrem İnce de verecektir, Kılıçdaroğlu da verecektir. AK Partili vatandaşlarıma saygılıyım, herkesin siyasi görüşüne saygılıyım. Siyaset siyasetçinin cebini doldurduğu alan değil halka hizmettir. 713 Milyar Dolar ile Türkiye inşa edildi. 2 Trilyon 94 Milyar Dolar ile ne yaptınız? Dolarları bozdurun diyor milletin cebinde Türk Lirası yok.”
“ORTADOĞU BARIŞ VE İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATINI KURACAĞIZ”
“Bütün komşularla kavgalıyız. Bütün komşularımızla barışacağız. Ortadoğu’da kan akıyor. Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatını, İran, Irak ve Suriye ile kuracağız. 4 bağımsız devlet sorunlarımızı çözeceğiz. Ortadoğu’da barış olacak ve kaynaklar halk için kullanılacak.”
GENEL BAŞKAN BELEDİYELERİ ZİYARET ETTİ
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,  STK’lar ile düzenlediği toplantının ardından,  Kepez Belediyesi ve Çanakkale Belediyesi’ne ziyarette bulundu. Kılıçdaroğlu’nu Belediye önünde vatandaşlar karşıladı. Kepez’in ardından Çanakkale Belediyesi’ne gelen Kılıçdaroğlu, başkanlık makamında partililerle bir süre sohbet etti. Sohbetin sonunda toplu fotoğraf çekimleri gerçekleştirilirken, Başkan Ülgür Gökhan, Kılıçdaroğlu’na Troia Yılı’na özel seramikten yapılmış bir miğfer hediye etti. Kılıçdaroğlu, Çanakkale Belediyesi’nin anı defterine, hatıra yazısı yazdı. Belediyeden ayrıldıktan sonra Çimenlik Kalesi’ni ziyaret etti ve akşam Çanakkaleli vatandaşlarla iftarda buluştu.
“HER EVDE TENCERE KAYNASIN İSTİYORUZ”
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Barbaros Mahalle’sinde düzenlenen sokak iftarına katılarak vatandaşla bir arada iftar yaptı.  İftar programında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Güzel bir aydayız. Bereketli bir aydayız. Manevi duygularımızın yoğunlaştığı bir aydayız. Sevginin, hoşgörünün egemen olması gereken bir aydayız. Ramazan sofralarında bir araya geliyoruz. Gönül ister ki, bütün günlerimiz böyle güzel olsun. Bir arada olalım. Kimliklerimiz farklı olabilir. Düşüncelerimiz farklı olabilir. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Dünya’ya farklı gözlüklerle bakabiliriz. Ama aynı ülkede aynı bayrağın altında bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Huzurlu yaşamak kadar güzel bir şey yoktur. İsteriz ki her evde bereket olsun. İsteriz ki her evde tencere kaynasın. İsteriz ki her evde huzur olsun” dedi.
Programın ardından vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılaşan Kılıçdaroğlu sık sık fotoğraf çektirdi, vatandaşla sohbet etti. Ayrıca Ali Koç’un Fenerbahçe kulüp başkanlığına gelmesi münasebeti ile Fenerbahçeli vatandaşlar Kılıçdaroğlu ile hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.
İftar yemeğinin ardından Kılıçdaroğlu, Esenler Mahallesi Özgürlük Parkında vatandaşlarla bir araya geldi.
Dilek Akşen
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.